1.
2.
SÖZCÜKTE ANLAM
Beyin görüntüleme çalışmaları; yalan söylemenin, ekseriyetle (ge-
nellikle) gerçeği söylemekten daha fazla çaba gerektirdiğini ve
prefrontal korteksin işin içinde olduğunu gösteriyor. 2001 'de
yetişkin psikiyatristi Prof. Dr. Sean Spence, bu fikri hayli (olduk-
ça) basit bir deney yaparak test etti. Deneye katılanların bey-
ni, işlevsel manyetik rezonans görüntüleme yöntemiyle (fMRI)
tarandı; bu sırada katılımcılar günlük rutin (alışılagelmiş) işleri
hakkındaki soruları ekranda "evet" veya "hayır" düğmesine
basarak cevapladılar. Sonuçlar, katılımcıların yalan bir cevap
vermek için kayda değer bir zamana ihtiyaçları (gereksinimleri)
olduğunu gösterdi. Sonrasında yapılan başka çalışmalar da
prefrontal kodeksin yalan söylemedeki rolünü doğruladı. Ancak
yalan söylerken beynin spesifik (karmaşık) bir bölgesinin aktif
olduğunu söylemek, o bölgede olup biteni tam olarak
açıklamaya yetmiyor.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin
anlamı, ayraç içinde verilenle uyuşmamaktadır?
3.
4.
Kızıl Ölümün Maskesinde kendilerini glüt (seçkin) gören bir grup
insanın, bulundukları toplumdan ayrılarak tehlikeli ya da nahoş
bir durumdan, sefalet ve hastalıktan kendilerini tecrit etme (so-
yutlama) öyküleri anlatılır. Bunlar kurmaca öykülerdir. Ancak
insan yaşamında kurmaca ve gerçekliğin hangisinin nerede
başlayıp bittiğine karar vermek gün geçtikçe daha çetrefilli
(karmaşık) bir hâle geldi. Günümüze damga vuran (iz bırakan)
ıv
salgın hastalıklar, doğal olarak insana pek çok şey hayal ettir-
di. Söz gelimi salgın endişesiyle (tehdidiyle) İngiltere Kraliçesi
ile doksan sekiz yaşındaki Dük kocasının, adamlarıyla birlikte
Windsor Kalesi'ne karantinaya girdiğini düşündürdü.
Bu parçada numaralanmış sözlerin hangisinin anlamı,
ayraç içinde verilenle uyuşmamaktadır?
C) III
D) ıv
C) III
D) ıv
Sanat yaşamım boyunca, önemli (popüler) kavramlar arasında
olan "bilim" ve "umut” beni yakından ilgilendirdi. Şiirlerimi bu
kavramlar etrafında örgülemeye (kurmaya) çalıştım. Atatürk'ün
gelişmenin olmazsa olmaz (vazgeçilmez) ilkelerinden biri say-
dığı bilimsel düşünce, kaynağını bu kavramlardan alıyordu.
Dolayısıyla toplumsal gelişmede kılavuzumuz (yol göstericimiz)
olan bilimsel düşünce umutla da beslenince (desteklenince)
ortaya bu şiirlerim çıktı.
Bu parçadaki numaralanmış sözlerden hangisinin yerine
ayraç içindeki söz getirilirse cümlenin anlamında değişme
olur?
B) II
C) III
D) ıv
Gülsoy'un metni bölümlere ayırarak yazma biçimi, ilk etapta
(aşamada) okuru zorlayacak gibi görünse de çok geçmeden
okur metnin büyüsüne (ilgi alanına) kapılacak ve bu parçalı W-
lubu (biçemi) büyük bir resmin fırça darbeleri olarak görecektir.
Oyle ki Gülsoy'un, "Dükkânda, Motelde, Parkta, Hastanede ve
Yıkımda" başlıkları altında kaleme aldığı romanda, başlıklar ayrı
ayrı ve birbirini takip ederek okunduğunda münferit (tek, ayrı,
ıv
kendi başına olan) hikâyelere bile dönüşüyor diyebiliriz. Özellikle
"Yıkımda" bölümünde bahsi geçen Şekercizade Apartmanı'nın
yıkılma hikâyesi, aslında metinde farklı sebeplerden de olsa
sürekli psikolojik birer yıkım içerisinde olan karakterlerin so-
mutlamış bir resmini (göstergesini) sunuyor âdeta.
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı,
ayraç içinde verilenle uyuşmamaktadır?
C) III
D) ıv
10