SÖZCÜKTE ANLAM
Ali Rıza Bey, sinirli bir zamanında yazdığı bu mektuba sonradan
yerindi fakat ne çare ki iş işten geçmişti. O gün bugündür ne
Fikret babasını arayıp soruyor ne de Ali Rıza Bey ona mektup
yazmayı nefsine yediriyordu.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Kadın; üzüldüğünü belli etmeden odadan çıktı, bir süre kori-
dorda yürüdükten sonra gözyaşını tutamayarak ağlamaya
başladı.
B) Selahattin Yusuf, gündeme siyasetin egemen olduğu bir
dönemde yeni romanı Umudun Göğe Yükselişi ile çıkageldi
ve gelişiyle hanemize ferahlık getirdi.
C) Charles Latimer, bir İngiliz üniversitesinde politik ekonomi
dersleri verirken monotonlaşan hayatına biraz renk katmak
için ilk polisiye romanını yazdı.
D) Yeni öğretmen; kendisini pürdikkat dinleyen öğrencileri gö-
rünce utandı, bir süre konuşmadan öylece bekledi, sonra
utangaç bir tavırla söze başladı.
E) Genç kız; o gün mağazada beğendiği elbiseyi almadığına
çok pişman oluyor, üzüntüsünü belli etmemek için kendini
zor tutuyordu.
1972 yapımı polisiye ve dram türünün kült filmlerinden olan
The Godfather üç Oscar kazanmış, ayrıca sekiz ayrı dalda daha
Oscar adayı olup beş Altın Küre, bir Grammy Ödülü'ne layık
görülmüş ve birçok festivalden ödülle ayrılmıştır. Bu popüler
film, 1990'da Kongre Kütüphanesi tarafından kültürel, tarihî ve
estetik olarak önemli filmler arasına seçilerek filmin ABD Ulusal
Film Arşivi'nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A) Saf şiirin Cumhuriyet'teki güçlü isimlerinden olan Cahit Sıtkı
neredeyse tüm şiirlerinde yaşama sevincini dile getirmiştir.
B) Öykülerini modernist bir anlayışla kaleme alan Bilge Karasu,
anlattıklarıyla ve biçeminin gücü ile pek çok ödüle layık
görüldü.
C) Özellikle de Sessiz Gemi şiiriyle tüm dikkatleri üzerine çek-
meyi başaran Yahya Kemal, büyük bir ses mimarıdır.
D) Tanzimat Dönemi'nde Ahmet Mithat Efendi'nin aşırı ilgi gören
romanlarını günümüzde ne yazık ki okuyan yok.
E) Akşamı, geceyi Türk edebiyatında Ahmet Haşim'den daha
güzel, daha estetik anlatabilecek başka bir şair yoktur.
3.
4,
Halit Bey, binanın on altıncı katındaki şirketin penceresinden
Boğaz'a bakıyordu. Yanına şirketin muhasebe işlerine bakan
Selçuk Bey geldi.
Selçuk Bey:
— Onaylamadan önce şu evraklara bakar mısınız?
Halit Bey, dosyalara tek tek göz attı; çok rahatladı. Şirket iyi
durumdaydı. "Kolay değil!" dedi içinden. Şirkette, elli
kişi çalışıyor ve bu kişiler ailesine bakıyor.
Selçuk Bey:
— Şirketin tüm işleri size bakıyor, gerçekten yükünüz ağır.
Halit Bey:
— (Tebessüm ederek) Biz işimize bakalım, her şey
yolunda, dedi.
Bu parçada "bakmak" sözcüğü aşağıdaki anlamlardan
hangisine karşılık gelecek şekilde kullanılmamıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Bakışı bir şey üzerine çevirmek
Bir işi yapmakla görevli olmak
Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak
Uğraşmak, meşgul olmak
Beslemek, geçindirmek
Sekiz sayı çıkan Hüsün ve Şiir dergisinin ismi, dokuzuncu sayıdan
itibaren ivedi olarak değiştirilmiş; dergi hemen Genç Kalemler
adıyla yayın hayatına girmiştir. Dergi, millî bir edebiyat oluştur-
mak için dilde sadeleşmenin gerektiğini savunarak Yeni Lisan
hareketini başlatmıştır.
Bu parçada altı çizili sözcüğü anlamca karşılayabilecek bir
kullanım aşağıdakilerin hangisinde vardır?
A)
B)
C)
D)
E)
Tüm şiir kitapları okunduğunda şairin, bedensel ögeleri kul-
lanarak acısını dile getirdiği şiirlerin sayısı çok fazladır.
Biz insanlar, varoluşsal anlamda birer hikâyeciyiz hem kendi-
mize hem de birbirimize sürekli hikâyeler anlatıp duruyoruz.
Yapıtlarının ön sözlerini başkalarına acelece yazdıran sözde
sanatçıların ne kendilerine ne de yazdıklarına güveni vardır.
Her yazar, hayalî bir okuyucu düşler ve ona yönelik düşünür,
kurgular eserini; okuyucu da aynı yazar için farklı ortam-
larda kimlik değiştirebilir.
İlk şiirlerinde halk şiirinin geleneksel kalıplarını kullanan,
pek çok şiirini dörtlükler üzerine kuran şair; kendine has
üslubuyla okurları etkilemiştir.
4