Örnek Soruyu Değiştir

 SÖYIENEBjılR-CfKAR11ABİdİR SORU TARZI HIZLANMA TESTİ dakjk3 Eski toplumlarda inşan, ürettiği kadarmı tüketiyordu. Kişi, daha fazla tüketmesini gerektrecek tarzda görsellere maruz kalmıyor; yeni çıkan ürünlerin ihtiyacı olduğu izlenimini taşmıyordu. Zihni gereksiz birçok nesne ile kirlenmediği için ederi kadarını tüketiyordu. Günümüzde teknoloğnin yol kat etmesi bu durumu nerdeyse tamamen değiştirdi. Sürekli önümüze sunulan ve çeşitli görsel algıya oynanan yanılgı sebebiyle kişi, gördüğüne sahip olma arzusu içinde oluyor. İhtiyaç dış olsa dahi o ürüne ulaşmak için, içinde çevresel faktörlerin de etkisiyle uyanan gözlem gücüne engel olamıyor ve neticede İhtiyaç dşı alım gerçekleşmiş oluyor. Sonuç ise o ürüne kavuştuktan sonra başka bir ürüne duyulan güçlü dürtüdür. Bu sorw gelmeyen ist* erin başlangıcı Olarak kendini gösterir ve bu tüketimin sonu gelmez, Her gün yeni bir ürün çıkar ve kişinin yeni olan bu ürüne ulaşrna isteği 0 ürüne sahip Olana dek sürer, Ulaştığında İse yerine başka bir ürüne sahip olma İsteği İle Karşı karşıya kalır. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? 2. Türklerde yeni doğan çocuğa babasının veya Ölen kardeşinin adının verilmesi geleneği gibi yerleşim yerinin değişmesiyle yeni yurt edinilen yerde genellikle eski adların tekrarlandığı bilinen bir gerçektir. Bu türden ad vermeler sadece şehir veya kasabaya topluluğun adını verme şeklinde değildir. Köy ve kasabadan şehre gelindiğinde gelinen yerin adının mahalle ve semte verilmesi şeklinde da görülmektedir. Örneğin İstanbul'da Aksaray, Maçka, Karaman gibi semtlerle sur dışında Yenibosna bunlar arasındadır, Bir başka ad verme şekti de Osmanlı Devleti'nin toprak kaybına uğramasyla gelen göçmenlerin yerleştirilmesinde görülür. Sultan II. Abdülhamit devrinde göçmenlerin yerleştirilmesi İçin kurulan köylerin birçoğuna "Hamidiye" adı verilmiştir. Bu parçada söz edilen İşim verme İle İlgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? A) Türklerin, gittikleri yerlere Ğim vermeleri çok eskiden günümüze kadar ulaşan bir gelenektir, B) II. Abdülhamit döneminde yaşanan toprak kaybı, yerleşimciler İçin yerleşim yerlerinin kurulmasını gerektirmiştir, C) Göçmen Türkler, gittikleri yerlerde kendilerini yabancı hissetmemek için tandık yerlerin isimlerini vermiştir. D) İstanbu 'daki bazı yerler Avrupa ve Anadolu yerlileri tarafından verilen isimlerle bilinmektedir. E) Türkler, yeni doğan çocuklarına ve yerleştikleri yerlere, bu İsimleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla eski isimler vermişlerdir. KÖpek balıkları denizdeki en yırtıcı balıklardır. Genellikle et ve omurgasızlarla beslenirler ancak teknelerden atılan nesneleri yedikleri de görülmüştür. Yakalanan bazı köpek balıklarının midelerinde teneke kutular, cam parçaları, gazete ve tahta parçalan gibi nesneler bulunmuştur. Buradan da görebileceğiniz gibi gıda maddeleri arasında ayrım yapmıyorlar, Genellikle tüm zamanlarını yiyecek arayarak geçirirler ve kendilerinden daha büyük canlıları bile yiyebilirler, "Köpek balığı- kelimesi dilimizde bu hayvanların kafalarının yapısından dolayı verilen bir isimdir. Köpek baliğenın üst çenesi ve burnu önde, alt çenesi ise başın hemen altında yer alır. Genel olarak bu tür bir ağız yapısı balıklarda bulunmaz Başın ön tarafrnda bulunan burun, özel alıcılara sahiptir. 3u alıcılar sayesinde kokuların yanı sıra elektrik dalgalarını ve su sıcaklığındaki değişiklikleri algılamada da başarılıdırlar. Bu Mi parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir? 3. 4. 27 A) B) C) D) E) Tüketim alışkanlığının en önemli özelliği, yeni ürünle temas başladığında eskisinin değersizleşmesidir, İnsanlar herhangi bir ürünle ilk defa karşılaştıklarında o ürüne karşı bir merak duygusu güderler. Yeni olanl alma isteği, eskisinin artık görevini yerine getirememesiyle İlgilidir, Bireyin yeni Olan bir ürünü İstemesi, bilinçaltında önceden Var olan tüketim eğiliminden kaynaklanmaktadır. jik defa karşılaşılan bir ürünü talep etme, daha çok tüketim toplumlarında görübür, Yeni tanıştığımız bir kişiyl uzun süre gözlemleyip bir kanaat oluşturmayız; bunun yerine onu görür görmez hemen bir teşhis koyanz. Araştırmalar, yeni tanıştığımız bir kişiyi değerIendirmemizin sadece 2 saniye sürdüğünü gösteriyor, Yani beyin, karar vermek Çin beş duyuyu sonsuz hız ve alanla kontrol eder. Bunlann ötesinde, genlerimize işlemiş bir sezgi alanı da vardır, Bu açıklanamaz sistem gerektiğinde devreye girer ve birinin dost mu, düşman mı olduğuna kısa sürede karar vermemizi sağlar. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? A) 3) C) D) E) A) B) C) D) E) Aynı Olguyu farklı yönleriyle değerlendirip ele almaktadırlar. İki faddl konuya dişkin ortak bir görüş Olduğunu vurgulamaktadırlar. Farklı görüşlerin aslında birbirini desteklediğini göstermektedirler, Aynı düşünceyi pekiştirmeye yönelik farklı örnekler sunmaktadırlar, Farklı üsluplar kullansalar da konuyu benzer nedenlerle açıklamaktadırlar, İnsanlar hakkındaki yargılar, beynin hızıyla doğru orantılıdır. Beynin karmaşk yapısı, insanlar hakkında yargıda bulunmak için iyi gözlem becerileri gerektirir. Genetik farklılıklar beyindeki sezgisel yargı sürecini uzatır ya da kısaltır. Sezgisel bölge, ilk kez tanıştığımız insanları iyi ya da kötü olarak değerlendirmemizi sağlar. Bir kişinin iyi ya da kötü olduğunun değerlendirilmesi, sezgisel alanın gelişim derecesine bağlıdır, O'DAN PARAGRAF