Sosyal Bilimler
13.
14.
Bilim ve felsefe, farklı olana hoşgörü gösterebilen ve
özgür düşünceye izin veren toplumlarda gelişebilir. Bu
nedenle Orta Çağ Avrupası'nda neredeyse bin yıl bo-
yunca ciddi bir bilimsel gelişme ortaya çıkmamıştır.
Rönesans'la başlayan özgürlük ortamı, bilimsel geliş-
melerin önünü açmıştır. Ancak bilimsel bilgiye, mutlak
doğru bilgi olarak bakılmamalıdır. Eğer bilimin kendisi,
dinî dogmalar gibi mutlak kabul edilirse gelişme ya da
ilerlemeden söz etmek mümkün olmaz.
Bu parçada modern bilim anlayışının hangi özelliği
vurgulanmıştır?
A) Birikimli ilerleme
B) Evrensel olma
C) Olgusal olma
D) Eleştirel olma
E) Nesnel olma
Sanat kuramcıları arasında, her sanat eserinin, kendin-
den önceki sanat eserlerini içinde taşıdığını savunanlar
vardır. Ömeğin bugün yazılan bir roman, Sümer destanı
GılgamıŞtan Homeros'un İlyadâsına, Cervantes'in Don
Kişot'undan Tolstoy'un Anna Kareninâsına kadar geç-
mişte yazılmış tüm anlatıların izlerini taşır. Sanatçı ya da
alımlayıcı, bunun farkında olmasa da insanlığın yarattığı
her eser; tarihimizde, günlük yaşantımızda ve dilin geli-
şiminde rol oynamıştır.
Bu parçadan hareketle sanat için aşağıdakilerden
hangisi söylenebilir?
A) Sanatçının öznel algısının dışa vurumudur.
B) Ortaya çıktığı dönemin koşullarını yansıtır.
C) İnsanlığın ortak kültürel birikimidir.
D) Değeri, inşan tarafından belirlenen bir etkinliktir.
E) İnsanların duygularını harekete geçiren araçtır.
15.
Plotinos'un geliştirdiği "Yeni Platonculuk" görüşü, telse-
fedeki ilk tek tanrılı din görüşlerinden biri sayılır. Ploti-
nos'a göre insan ruhu günahkâr olduğu için saf iyi olan
Tanrı'dan kopmuş ve bu maddi dünyaya hapsolmuştur.
Bu nedenle acı çekmektedir. İnşan ancak günahların
dan arınıp Tanrı'yla tekrar bütünleştiğinde huzura ere-
cektir. Hristiyan inancına göre de inşan, kendi seçimiyle
günah işlemiş ve cennetten kovulmuştur. Ancak Tanrı,
saf iyiliğin temsilcisidir ve insana merhamet göstermiştir.
İnsanı hemen cezalandırmak yerine bu dünyaya bir sı-
nav için göndermiştir. Bu dünyadaki seçimleri ve davra-
nışları, insanın öte dünyadaki yaşamını belirleyecektir.
Bu görüşlerin ortak noktası aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A)
B)
C)
D)
E)
TYTU451-2
18
Evrendeki iyiliğin ve kötülüğün Tanrı'dan geldiğini
kabul etmeleri
Bir insanın doğuştan ya iyi ya da kötü olduğunu sa-
vunmaları
insanın Tanrı karşısında özgürce seçim yapamaya-
cağını iddia etmeleri
İnsan aklının iyilik ile kötülüğü anlamada yetersiz kal-
dığını savunmaları
Kötülüğün kaynağı olarak Tanrı'yı değil, insanı gör-
meleri
Diğer sayfaya geçiniz