Örnek Soruyu Değiştir

23—24. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Doğuştan kazandığımız reflekslerden olan solunum, sağlıklı kişiler tarafından üzerinde durulacak bir olay gibi görülmez. Nasıl nefes aldığımızı, dakikada kaç kez soluk alıp verdiğimizi düşünmeyiz bile. İnsan yaşamı için en önemli gereksinimlerden biri olan hava ve dolayısıyla solunum, aslında bir dili doğru ve güzel konuşabilmenin de ön koşuludur. Soluk alamazsak konuşamayız da. Çünkü ses, akciğerlerden gelen havanın ses yolunda meydana getirdiği titreşimler sonucu oluşur. Bu nok- tada akıllara hemen dillere pelesenk olmuş şu söz gelir: "Nasıl olsa soluk alıp verebiliyoruz, dolayısıyla da ses çıkarabiliyoruz, o hâlde konuşma sırasında bu konu neden çok önemli?" Yanıt, doğru solunum sözcüğünde gizlidir. Doğru soluk alıp vermeyi bilmeyen kişiler doğru ve güzel konuşamazlar. Soluksuz kalırlar, sesleri yerinden çıkaramadıkları için de konuşmaları anlaşılmaz olur. Hırıltılı, soluk soluğa ve öksürükle kesilen bir konuşmanın kulağa hoş geleceğini kimse savunamaz. 23, Bu parçada "dillere pelesenk olmuş" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerin hangisidir? A) B) C) D) E) Önemsiz görülmeye başlayan Söylenmesi oldukça kolay olan Sürekli söylendiği için sıradan hâle gelen Herkes tarafından sıkça söylenen ve bilinen Zaman içinde değerinden bir şeyler kaybetmeyen 25—26. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız. Televizyonun seyir dünyamızda etkinliğini artırmasıyla birlikte dizi kültürü de insanların hayatlarına yerleşmeye başlamıştır. Özellikle son yıllarda, dizi sektörüne olan talebin artmasıyla birçok dizi yayımlanmaya başlamıştır. İzlenme oranının yoğun olduğu eylül-haziran sezonu için uzun ömürlü olması planlanan diziler, tatilin etkisiyle televizyon izleme oranının daha düşük olduğu yaz dönemi için ise kısa hikâyelerden oluşan diziler ya- pılmaktadır. Tüm diziler, yüksek bir izleyici kitlesine sahip olup uzun bölümler ekranda kalmayı hedeflemektedir. Kimi diziler bu hedeflerini yakalarken izleyiciyi kendine çekemeyen bazı diziler de 3-4 bölümün ardından yayından kaldırılmakta ya da erken finale zorlanmaktadır. Bu yüzden yapımcılar ve senarist- ler, izleyicinin ilgisini çekebilecek farklı ve sürükleyici hikâyeler aramakta; bu noktada edebiyat, sıklıkla başvurulan bir alan ol- maktadır. Romanlardan hikâyelere, masallardan tiyatro oyun- larına kadar birçok edebiyat verimi televizyona uyarlanmıştır. Bu uyarlamalar arasında romanların diğer türlere oranla daha geniş bir yeri vardır. 25. Bu parçadan hareketle, l. Dizi izlenme oranlarının mevsimlere göre değişkenlik gösterdiğine II. Edebiyatın dizi sektörüne kaynaklık ettiğine III. Bütün dizilerin hedefinin uzun süre izlenmek olduğuna ifadelerinden hangilerine ulaşılabilir? A) Yalnız I D) II ve III B) Yalnız II C) ive II E) ı, II ve ili 24. Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz? A) Güzel ve etkili konuşmanın ön koşulu doğru soluk almaktır. B) Solunum, sağlıklı kişiler tarafından dikkate alınmayan bir durum hâline gelmiştir. C) Konuşmanın doğru anlaşılması doğru nefes hareketine bağlıdır. D) Konuşma sırasında çıkan istenmeyen seslerin soluk alıp vermeyle doğrudan ilişkisi vardır. E) Etkili konuşmak isteyen biri, ses tonunu çok iyi ayarlamak zorundadır. 20 26. Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur? A) B) C) D) E) Dizi sektörünün yaşadığı konu bulma sıkıntısının sebepleri nelerdir? Edebî türler arasında televizyona en çok hangi tür uyarlanmaktadır? İnsanlar en çok hangi aylarda dizi izler? Televizyon ekranlarında bu kadar dizi olmasını neye bağlıyorsunuz? Edebiyatla dizi sektörü arasında nasıl bir ilişki vardır?