Örnek Soruyu Değiştir

SONUÇ TESTİ 7 uyuşmgmgk!gğg•? SÖZCÜKTE, SÖZ ÖBEKLERİNDE VE CÜMLEDE ANLAM ırıun 19. 20. III. IV. V. Sen dili, kişiyi yıpratarak sindirme ve korkutmayla sorunu çözme - çözmeme yolundadır. Örnek: Sen çok tembelsin ve sınıfını geçemeyeceksin. Ben dili, kişiyi çok önemseyerek kişiliği zedelemeden daha çok davranış ve soruna odaklanarak sorunu çözmek ister. Örnek: Ben senin biraz daha çalışarak sınıfını geçebileceğine İnanıyorum. Sen dili, suçlayıcıdır. Ornek: Bütün bu olaylarda bir numaralı suçlu sensin. Ben dili, empati yapar. Örnek: Bir sorun çıkmaması için ne yapabiliriz? Sen dili ile genellemeler yapılabilir. Örnek: Dünyada çocuklar hep mutlu, yaşlılar ise hep mutsuzdur. 21. 22. () Türk edebiyatında modern öykü, 1950 sonrasında ürünlerini vermeye başlar. (l) Bu yıllarda Öykü, romana geçişte bir ara tür olarak algılanmaktan çok müstakil bir tür olma özelliğini taşır. (III) 1950 sonrasında kadın yazarlar başta olmak üzere, sadece öykü kaleme alan yazarların sayısında bir artış görülür. (IV) Farklı türlerde eser veren yazarlardan bir kısmı ise daha çok öykücülükleriyle ön plana çıkar. (V) 1950 sonrasında öyküleriyle adından söz ettiren yazarlardan biri de Leyla Erbil'dir. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez? "Sen dili" ile "ben dili"ne ilişkin yukarıda yapılan A) B) C) D) E) hanğşi verilen Örnekle C) III l. cümlede, çağdaş öykü örneklerinin 1950'den itibaren Türk edebiyatında görüldüğü belirtilmiştir. II. cümlede, öykü ile ilgili farklı iki durumdan söz edilmiştir. III. cümlede, öykü yazarlarının çoğalmasından söz edilmiştir. IV. cümlede, kimi yazarların öykü yazmadaki tutumundan söz edilmiştir. V. cümlede, öyküleriyle ün kazanmış bir kadın yazara yer verilmiştir. B) II z Aşağıdakilerin hangisinde anlatılanlar ayraç İçinde verilenlerle m k ir? "Üzerinde yaşadığı dünyanın, çevresinin gelişmelerini, olaylarını görmeyen bir yazarın hemen hemen yazacak hiçbir şeyi yoktur." cümlesinde vurgulanmak İstenen düşünceyle aşağıdakilerden hangisi ğqğğqşmgg? A) Kentte, kasabada ya da bir kulübede; nerede olursa olsun inşan değişmez. Ben sadece yakın çevremden yola çıkmam gerektiğinin doğru olduğunu düşünüyorum. B) Çocukluğum köylerde geçti. Köy insanını folkloruyla, inançlarıyla, diliyle, özdeyişleriyle, yaşamsal ögeleriyle anlatmayı görev sayıyorum. C) Dünyanın her yerinde yazarlar için değişmeyen kural şudur: Her yazar gelişen olayların, yanlışların, doğruların sözcüsü olmalıdır. D) Bir yazar düşündükleri, yaşadıkları kadar yazardır. Düşlemimden yola çıkarak insanları mutlu edecek yapıtlar kaleme alıyorum. E) Toplum meselelerinden kilometrelerce uzak, hayattan, insandan kopuk yapıtlar kaleme almak, yapıtlarıma damgasını vurmaya çalıştığım geçmişime ihanet etmişim gibi bir hiş uyandırır bende. A) B) C) D) E) Acaba Nasıl?'da okuru İstediği yerde durmaya, inisiyatif almaya, kendi metnini oluşturmaya, yazarla kendini eş değer görmeye davet eder. (okuru etkin kılma) Ağaçların, yıldızların, çocukların, kadınların, erkeklerin, kedilerin, köpeklerin, her şeyin insanın canında gezen, daha doğrusu duran kör bir tekrara dönmesi. (sayp dökmeler) Öğretilmiş kimliklerin klişe duyarlıkların tuzağına düşmeden, her İnşanın yegâne ve apayrı bir hikâye olduğunu unutmadan, hem öykü kişilerine hem oradaki duygulara net bir şekilde, iyi ayarlanmış mesafelerle yaklaşmanın derdindeyim. (nesnel ve dengeli bir tavır takınma) Modern heykeltıraşlar ışığı heykele taşıyarak algımızı nasıl değiştiriyorsa eleştirmenler de kalemin ışığı ile yazarları ve kitaplan yeni yorumlara taşıyorlar. (benzetme) Okuduğu yazarın sadece ele aldığı kitabını değil, hemen hemen tüm yapıtlarını birlikte değerlendiriyor ve bu çok yönlü okumalarının geniş açılı merceğinden yorum yapıyor. (anlatımsal nitelikleri İnceleme)