SONUÇ TESTİ 7
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE
20.
21.
Ünlü yazar Rasim Özdenören diyor ki: "Yıllar
öncesinde, bir arkadaşım, bana üniversitede kalmamı
ve akademik çalışmalara kendimi vermemi öğütlemişti.
Sonradan kendisi başarılı bir öğretim üyesi olan bu
arkadaşıma, o zaman biraz ukalaca görünmüş olsa da
şunu söylemiştim: Senin dediğin işi herkes yapabilir
ama benim tasarladığım çalışmayı benden başka
yapabilecek kimse yoktur!”
Bu parçadaki sözlerle yazarın anlatmak İstediği
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Akademisyenliğin giderek sıradanlaştığı
B) Özünde yazarlık olan kişinin başka iş yapamayacağı
C) Yazarlığın hayalindeki meslek olduğu
D) Hedefleri İçin her şeyden vazgeçebileceği
E) Yazarlık yeteneğinin herkeste olamayacağı
"Mesele" bir yazarın yazma gerekçesidir. Eğer bir
meselesi yoksa bir yazar niye bir metin üretir ki? Asıl
mesele ise ancak onun hak ettiği bir dil ve zihniyetle
dile getirilebilir. Öykü, dile yaslı bir sanat. Dolayısıyla dil
başarısı ile öyküde pek çok şey yapılabilir. Zaten dil
aracılığıyla düşüncedeki, ruhtaki çile, huzur, yangın,
coşku dışa vurulduğuna göre, eğer bir yazar bunu
yapamazsa ortaya çıkan şeyden önce kendi emin
olmaz. Elbette öyküde dil çok önemlidir. Çünkü öykü,
düzyazı olmasına rağmen onun sınırlarını zorlayan bir
türdür. Bu da ancak dil başarısının yakalanması ile
mümkündür. Bu anlamda dil barajını aşamamış
öykünün başarı şansı azdır.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Bir öyküde önce iyi bir konu belirlenmeli ve konuya
uygun bir kurgu oluşturulmalıdır.
B) Bir yapıtta asıl önemli olan konuyu hakkıyla
ayrıntılarıyla yansıtmaktır.
C) Bir öykünün başarılı olabilmesi için dilinin yazınsal
bir niteliğe sahip olması gerekir.
D) Büyük edebiyatçıların en önemli özellikleri, dili
yetkin bir biçimde kullanabilmeleridir.
E) iyi bir metin, konu ile anlatımın uyumlu olmasıyla
ortaya çıkar.
z
22.
23.
Orhan Kemal, gerçekçilik akımının takipçisi olmasına
karşın öykülerini tümüyle bir ideolojinin doğrularına
teslim etmez. Bir bozukluğu, bir düzensizliği tespit
etmekle birlikte öyküde insani olanı öne çıkarmaya
çalışır. Ona göre, sanatçı sosyal endişelerini sanat
yoluyla belirten insandır. Ama eserin estetik değeri
yoksa toplumsal konuyu işliyor diye eser değerlenmez.
Eğer gerçekten sanat eseriyse Özü kadar biçim estetiği
de göz önünde tutulmuş demektir.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçadaki düşünce ile
çelişir?
A)
B)
C)
D)
E)
Gerçek bir sanat eseri, sadece ele aldığı
düşünceyle var olmaya çalışmaz.
Sanat eseri bir düşünceden kopuk değildir ancak
bir düşünce yapısının nesnesi de değildir.
Sanat, estetik hiçbir ölçüt getirmeden dile
getirdiklerine göre değerlendirilemez.
Sanat eserinde biçimden ziyade öz önemlidir, her
eserin anlatacak bir şeyi olmalı.
Sanatçı toplumsal kaygılarını sanatın değerleri
içinde ele alır.
Liderlik, bir organizasyonun varlığını sürdürebilmesi için
bulunması gereken zorunlu bir fonksiyondur. OnŞüZ bir
organizasyon, dümensiz bir gemi gibidir. Yöneticilerin
ve liderlerin amaçlara yönelik tavır ve davranışları
birbirinden farklıdır. Yöneticilerin amaçlara yönelik
tavırları, daha şahsi ve çekingendir; liderler ise daha
dinamik ve yeni fikirleri uygulamaktan çok yeni fikirler
ortaya çıkarırlar. Lider, imaj yeteneği sayesinde,
kişilerin düşüncelerini önemli ölçüde değiştirir. Lider ile
yönetici arasındaki fark basitçe; yöneticiler dikkatlerini
"İşlerin nasıl yapılacağı" konuşunda yoğunlaştırırken
liderler hangi yetenek ve değişim için ne tür kararların
verilip hangi hedeflerin gerçekleştirileceği üzerinde yani
"sonuçlar” üzerinde yoğunlaşmaktadırlar.
Bu parçaya göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde
yönetici ile lider arasındaki fark yanlış
açıklanmıştır?
A)
B)
C)
D)
E)
Yönetici bir kopyadır, lider ise orijinaldir.
Yönetici muhafazakârdır, lider ise yenilikçidir.
Yönetici güven ilham eder, lider ise kontrole
güvenir.
Yönetici dar görüşlüdür, liderin geniş bir perspektifi
vardır.
Yönetici işi doğru yapar, lider ise doğru işler yapar.