SONUÇ TESTİ 7
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNCE
ırıun
16.
17.
Köpek balıkları insan olsaydı, denizin dibinde küçük
balıklar için sağlam sandıklar yaptırır; sandıkların içine
bitkisel olsun hayvansal olsun, her çeşit yiyecek
koyarlardı. Sandıklarda her zaman taze su bulunmasına
dikkat ederler, her türlü sağlık tedbirlerini alırlardı.
Ömeğin bir balığın kanadı yaralansa, balığın vaktinden
önce köpek balıklarının elinden çıkmaması için onun
yarasını hemen sararlardı. Küçük balıkların üzülmemesi
için ara sıra büyük su eğlenceleri düzenlerlerdi. Çünkü
neşeli balıkların eti, üzüntülü balıkların etine göre daha
tatlı olur. Büyük sandıkların içinde okullar da bulunurdu
elbet. Küçük balıklar bu okullarda, köpek balıklarının
boğazından nasıl geçileceğini öğrenirlerdi. Örneğin, bir
kenarda tembel tembel yatan köpek balıklarının nerede
bulunduğunu öğrenmek için coğrafya dersine
ihtiyaçları olacaktı. Şüphesiz en önemli konu, küçük
balıkların ahlak yönünden eğitilmesi sayılırdı.
Bu parçadaki düşünceyi en İyi açıklayan atasözü
aşağıdakilerden hangisidir?
18. Anton Çehov, duyguların abartılmadan nesnel olarak
öyküye yansıtılmasını önerirken bu acılar karşısındaki
tavrımızı örnek gösterir! "Öyküleriniz için ağlayıp
sızlayabilir, kahramanlarınızla birlikte acı çekebilirsiniz
ama kanımca inşan bunu, okuyucunun ayrımına
varamayacağı bir biçimde yapmalıdır. Etki ne denli
nesnel olursa o denli güçlü olur. insanların çok büyük
çoğunluğu sinirlidir, çoğu acı çeker, küçük bir bölümü
de keskin acı çeker; insanların sokaklarda, evlerde
üstlerini başlarını yırttıklarını, saçlarını başlarını
yolduklarını gördünüz mü hiç? Acı, yaşamda dile
getirildiği gibi dile getirilmelidir; yani kollarla bacaklarla
değil, sesin tonu ve anlatımla, el kol devinimleriyle
değil, incelikle."
Bu parçada anlatılmak İstenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Mermer iyi taştan, iyilik iki baştan olur.
İyilik eden, iyilik bulur.
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.
İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bçak olmazdı.
İyilik yap, denize at; balık bilmezse Halik bilir.
A)
B)
C)
D)
E)
Öykü, okuyucunun duygularını etkileyecek bir
anlatıma sahip olmalıdır.
Öyküle-de duygudan arındınlmş bir tutum
sergilenmelidir.
Duyguların daha etkili olabilmesi için duygular
gerçekçi biçimde metne aktarılmalıdır.
Okuyucusuyla duygusal bir bağ kuramayan
öykünün başarılı olması mümkün değildir.
Öykü yazarı, vermek istediği mesajları olayla birlikte
yoğurmalıdır.
"Şiir olmayan bir Şey edebiyata niçin girsin?" diyen
Virginia Woolf, bunun düzyazıda ancak doygunluk,
fazlalıkları atma, seçicilik tutumlarıyla mümkün
olabileceğini düşünür: "Bütün fazlalıkları, ölü parçalan,
lüzumsuzlukları elemek istiyorum; bunu yaparken anı
tümüyle vermek istiyorum içinde ne varsa. Edebiyata
şiir olmayan bir Şey neden sokulsun, yani doygun
olmayan? Romancılara bu yüzden kızmıyor muyum,
hiçbir şeyi seçmedikleri için? Şairler arındırmak yoluyla
başarıya ulaşmıyorlar mı? Şiirde hemen hemen her Şey
dışarıda bırakılıyor. Ben hemen her şeyi kapsayan şiir
yazmak istiyorum."
Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden
hangisidir?
19. Durmadan biriktirmek istiyoruz. Yiyemeyeceğimiz
kadar erzak, giyemeyeceğimiz kadar kıyafet,
kullanamayacağımız kadar eşya, oturamayacağımız
kadar ev... Gözlerimiz midelerimizden, arzularımız
ihtiyaçlarımızdan daha büyük... Bazen inşan,
ömründen daha çok borç biriktirir. Bazen de elinde
olan ama fark etmediği nimetleri hoyratça harcar durur.
Sofraya koyabildiğimiz bir bardak çayın; zeytine,
ekmeğe ulaşabilmenin bir zenginlik olduğunu ne
zaman fark edeceğiz?
Bu parçada vurgulanan aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Edebî eserlerin şiirsel bir dil ile yazılması gerektiği
Edebiyattaki diğer türlerin bir şekilde şiirle ilişkili
olduğu
Yazınsal türlerin özlü bir anlatıma sahip olması
gerektiği
Edebî eserlerin yaşanılan ana odaklanması gerektiği
Edebiyatta en yaygın türün şiir olduğu
A)
B)
C)
D)
Yetersizlik
Kanaatsizlik
Acımasızlık
Hırslılık
pişmanlık