Örnek Soruyu Değiştir

SONUÇ TESTİ 7 KARMA SORULAR 29. Edebiyatçılar; çalkantılı dönemlerden, savaşlardan, çatışmalardan, toplumsal felaketlerin yol açtığı insanlık dramlarından derinden etkilenir. İçinde yaşadığımız ortamın trajedisi yazarın yüreğini ve bilincini kuşatır. Ama yazarın bu kuşatmaya cevabı hele de yapıtına yansıtması kişiliğine göre şekillenir. Aynı dönemde, aynı ortamda, aynı toplumsal çalkantılar içinde ürün vermiş iki yazardan birinin anlatısı tam da o ortamı yansıtırken, anlatmak istediğini o koşullarda yaşayan insanlar ve duygular üzerinden anlatırken, diğeri de toplumsalın can acıtan şiddetinden kaçarak hikâyesini farklı bir noktada derinleştirir. Edebiyatını toplumsalın şiddetinden korumayı yeğler. Edebiyatçı, belgeselci değildir. Toplumsal olan; edebiyatçının yapıtını bir birikim, bir ruh hâli, bir dönüşüm olarak çoğu zaman bilinçaltından etkiler. Bu etkilenme de yazarın kişiliğine, objektifini nereye odakladığına bağlıdır. Toplumsal, siyasal ağırlıklı bir yazar olan Victor Hugo'nun yapıtında 1848 Devrimi vardır ama 1871 Paris Komünü neredeyse yoktur. James Joyce' un Ulysses'i ve diğer yapıtları şiddetli siyasal toplumsal çalkantılar içindeki İrlanda'ya yerleşir ama zamandaşı Yeats'dan farklı olarak bu çalkantılar Joyce' un yapıtına yansımaz. Yahya Kemal'in Endülüs'te Raks şiiri İspanya İç Savaşı'nın ortasında yazılmıştır ama savaşın hiçbir izine rastlanmaz mısralarında. Yine de bu yazarların ve yapıtların edebiyat tarihindeki yeri bellidir. Bu parçalarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur? A) I. parçada edebiyatçıların toplumsal olaylardan etkilenmesinin doğal olduğu savunulurken II. parçada edebiyatçı kimliğine sahip sanatçıların bu tarz olaylardan etkilenmelerinin eserlerine olumsuz biçimde yansıyacağı anlatılmıştır. B) l. parçada edebiyatçıların çevrelerinde yaşananlara duyarlı olmaları istenirken II. parçada toplumsal felaketlerin sanatçılar için içerik zenginliği sağladığı dile getirilmiştir. C) I. parçada yazarların eserlerini toplumsal şiddetten koruması gerektiği, II. parçada toplumsal olaylardan etkilenen sanatçılann değersizleştiği anlatılmıştır. D) l. parçada ele alınan sanatçıların toplumsal olaylardan farklı etkilenebileceği düşüncesi II. parçada örneklendirilerek pekiştirilmiştir. E) l. parçada toplumsal olaylann edebiyatçıları derinden etkilese bile bunu eserlerine yansıtmayacakları, II. parçada ise I. parçada anlatılanların doğru olmadığı, kanıtlanma yoluna gidilmiştir. 30. I Okuyarak olayların ve gelişmelerin iç yüzünü öğrenen bir kişi, öncelikle kendine Olan güvenini artırır. Bu ise kişinin aynı zamanda düşünce ufkunu geliştirip geniş bir görüş açısı sağlayarak ona olayları inceleme yeteneği kazandırır. Ayrıca okuyan kişiler çok okumanın beraberinde getirdiği zengin kelime dağarcığına sahip oldukları için, hikmetli ve etkileyici konuşarak hitap ettikleri kişilerde etki de uyandırırlar. Bu etki ise insanlarla ilişkileri güçlendirmekte, kişiye daha sosyal bir karakter kazandırmaktadır. Dahası, geniş kelime dağarcığı, insanın daha fazla kavramla düşünebilmesini de sağlar. Okuma gaye değil, araçtır. Okumanın sonunda bilgi edinmeli, faydalı şeyler öğrenmelidir. Okuduğumuz metin tarihle ilgiliyse günümüze ışık tutmalıdır; ahlak kitabı okuyorsak davranışlarımız düzelmelidir. Okuduğumuz bilgilerden faydalanmalıyız ve onları hayata tatbik etmeliyiz, aksi hâlde marangozluk kitabı okuduğu hâlde hiçbir şey yapamayan adama benzeriz. Bu parçalar şırasıyla hangi sorulara cevap olarak verilmiştir? Niçin okumalıyız? Nasıl okumalıyız? B) I. Okumanın faydaları nelerdir? Hangi kitaplan okumalıyız? Okumak bize neler kazandırır? Okumada amaç ne olmalıdır? D) I. Yeterince okuyor muyuz? Yararlı bir okuma nasıl olmalıdır? Her yaşta her kitap okunabilir mi? Okumak sosyal yaşantımızı etkiler mi? E) II. II. II. II.