Soğuk Savaş Dönemi'nde Türkiye'nin Dış Siyaseti
1. Truman Doktrini ve Türkiye-ABD Yakınlaşması
II.Dünya Savaşı sonrası Avrupa'da komünizmin yayılması, SSCB'nin
Yunanistan'da komünistlere yardım etmesi ve Türkiye'den toprak
talebinde bulunması ABD'nin özellikle Türkiye'ye karşı politikasın
değiştirmesine yol açmıştır.
Yunanistan'ın komşusu olan Türkiye'nin de
ABD'nin ilgisine ihtiyacı vardır. Bağımsız ve ikti-
sadi açıdan istikrarlı bir devlet olarak Türkiye'nin
geleceği dünyanın özgürlüksever halkları için
önem taşımaktadır... "
Harry Truman
Harry Truman
ABD Truman Doktrini'nin kabulünden sonra 12 Temmuz 1947'de
rkiye ile bir vardım anlaşması imzalamıştır. Truman Doktrini ile
rkiye Cumhuriyeti'nde ekonomi, sanat, yaşam tarzı ve siyaset
ibi birçok alanda değişimler olmuştur. Bundan sonra Türk top-
lumunda özellikle iç ve dış tehdit algılamalarında önemli deği-
•mler yaşanmıştır.
a. ç Tehdit Algılamaların a i Bazı De şimler
İsmet İnönü'nün demokrasi yönündeki demeçleri yoğunlaşmış
ve muhalefet bir iç tehdit olmaktan çıkmıştır.
1947'de liberal görüşlere sahip Haşan Saka Hükûmeti kurul-
muştur.
Türk toplumunda ABD sempatizanlığı ve Batı tarzı demokrasi
b. Dış Tehdit Algılamalarındaki Bazı Değişimler
Türkiye, İç ve diş siyasetinde ABD eksenli bir politika İzlemiştir,
-Türkiye, AB[Ynin İçinde bulunduğu veya AB[Ynİn istediği kuru-
tuşlara dâhil olurken, ABD karşıtı kuruluşlardan ve devletlerden
uzak durmuştur.
'ABD ile müttefik olmanın sağladığı güven ile hızlı bir dışa açı-
hm sürecine girilmiştir.
İthalatm yönü ABD olmuş, "Amerikan malıdır." yazısı kalitenin
göstergesi sayılmıştır.
Marshall yardımlarından 400 milyon dolara yakın para alınmış
ve bu parayla Türk ordusu modernize edilmiştir. Ancak yedek
parça ve bakım masrafı Türkiye'yi zora sokmuştur. Bütün bun-
lar Türkiye'yi ABD'ye bağımlı hâle getirmiştir.
Türkiye 1949'da toplanan Asya Devletler Kongresi'ne katılma-
yarak kendisini bir Avrupa devleti olarak görmüştür.
2. Türkiye'nin Avrupa Konseyine Üye Olması
Türkiye 8 Ağustos 1949'da Avrupa Konseyi Ba-
kanlar Komitesinin davetiyle beraber, Yunanistan
ve İzlanda İle birlikte konseye katılmıştır.
3. Türkiye'nin NATO'ya Üye Olması
Türkiye'nin BM'nin oluşturduğu güçlerin arasına
Kore Savaşı'na asker göndermesi, savaşta Türk aş-
kerlerinin üstün cesareti, Türkiye'nin stratejik ko-
numu, NATO'nun SSCB'ye yakın olan Türkiye'de üs
kurma düşüncesi sonucunda 15 Eylül 1951'de NA-
TO, Türkiye ve Yunanistan'ın NATO'ya girmesine
karar vermiş ve TBMM de 18 Şubat 1952 tarihinde
NATCYya girişi onaylamıştır.
ABD bu süreçte Türkiye'ye yardımlarını artırmıştır. Bu dunk
anlayışı gelişmiştir.
mun başlıca sebepleri ise şunlardır:
İç tehdidin en önemlisi olarak görülen irtica yerini komüniz-
me bırakmıştır.
Ülke anayasasında komünizmden esinlenerek yapılan madde-
ler değiştirilmiştir.
Artica olarak görülen bazı dinî hassasiyetler toplumsal yaşamda
Ön plana çıkarılmıştır.
Demokratik Parti ve Cumhuriyet Halk Fırkası birbirlerini ko-
,pünizmle mücadele etmemekle suçlamışlardır,
1
2
3
4
SSCB saldırılarına karş duracak tampon bir ülkeyi destekle-
mek istemesi
Türkiye'nin Bağlantısızlar Hareketi'ne katılmasının engellen-
mek istenmesi
Türkiye'de kurulan ABD üslerinin devamlılığının ve korun-
maşının sağlanmak istenmesi
ABD'nin yürüttüğü çevreleme politikasında Türkiye'ye ihti-
yaç duyması
190
4. Balkan Paktının Kurulması (1953)
NATO'nun yanında Balkanlar'da aktif politika izlemenin ge-
rektiğine inanan Türkiye, Yugosiauva
arasında
Yunanistan
28 Şubat 1953'te "Dostluk ve İş Birliği Antlaşması" imzalana-
rak Balkan Paktı kurulmuştur.
Paktın amacı üye ülkeler arasında ekonomik ve kültürel iş bir-
liğini geliştirmek, sorunları barışçıl yollarla çözmek, ortak sa-
vunma konusunda iş birliği yapmaktır.
Stalin'in ölümünden sonra 1954'ten itibaren Yugoslawa'nın
SSCB ile tekrar yakınlaşması ve Türk-Yunan ilişkilerinin Kıbrıs
Meselesi'nden dolayı bozulmasıyla pakt, gücünü kaybetmeye
başlamıştır.
Balkan Paktı, 1960 yılında dağılmıştır.
S-
5. Bağdat Paktının Kurulması (1955)
Türkiye, NATO'ya girişinin ardından hem Balkanlar'da hem de
Orta Doğu'da savunma sistemi arayışına girmiştir. Bu tarihlerde
Arap-İsrail gerginliği, İngiliz-Mısır anlaşmazlığı Orta Doğu'da
gergin bir hava oluşturmuş, bu ortamda savunma ve güvenlik
amaçlı Bağdat Paktı kurulmuştur.
Paktın temeli 24 Şubat 1955'te Türkiye-lrak arasında imzala-
nan antlaşmayla atılmış, bu pakta daha sonra İngiltere, İran ve
Pakistan da katılmıştır. Arap Birliğini kurmak isteyen Arap ül-
keleri ile bu ülkeleri yanına çekmek isteyen SSCB de bu pakta
tepki göstermiştir.
1958'de Irak'ta bir darbe sonucunda krallık rejiminin yıkılma-
Sl İle Irak pakttan ayrılmıştır. Irak'ın ayrılmasıyla paktın merke-
zi Ankara'ya taşınmış, 18 Ağustos 1959'da İse paktın adı "Mer-
kezÎ Antlaşma Örgütü" (CENTO) olarak değiştirilmiştir.
20 yıl devam eden bu örgütten İran ve Pakistan'ın ayrılması so-
nuçu pakt fiilen sona ermiştir.
instagram.com/copysinav