Örnek Soruyu Değiştir

SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ (1947-1991) 1967 Brüksel Antlaşması ile üç örgüt Avrupa Topluluğu (AT) adı alünda birleştirildi. 1992 Maastricht (Mastrikt) Antlaşması ile örgütün adı Avrupa Birliği (AB) olarak değiştirildi. Avrupa Birliği'nin genişleme politikaları Kuruluş Fransa, Almanya, İtalya ve Benelüks ülkeleri (Belçika, Hollanda, Lüksemburg) Birinci Genişleme (İngiltere, İrlanda, Danimarka -1973) İkinci Genişleme (Yunanistan -1981) Üçüncü Genişleme (İspanya, Portekiz -1986) Dördüncü Genişleme (Avusturya, Finlandiya, İsveç -1995) ARİ DERS OT ö Beşinci Genişleme (Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya, Slovenya, Letonya, Litvanya, Estonya, Mal- ta, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi - 2004) (Romanya, Bulgaristan - 2007) Altıncı Genişleme: (Hırvatistan- 2013) İngiltere'nin (Birleşik Krallık) 31 Ocak 2020 tarihinde üyelikten resmen çekilmesiyle AB bugün, 27 üyesi olan bir Birlik durumundadır. Türkiye'nin AB süreci Türkiye AB'ye 1959'da üyelik için resmen başvurdu. 1963 Ankara Antlaşrnası•m ve 1973 Katma Protokolü'nü imzaladı. 1987'de tam üyelik başvurusunda bulundu. 1996'da da Gümrük Birliğine dâhil oldu. 2005 tam üyelik müzakereleri başladı. DOĞU BLOKUNUN KURULUŞU Rus Emperyalizminin Canlanması "Avrupa'da Sovyet Üstünlüğü” ö İkinci Dünya Savaş sonunda Birleşik Amerika ile Sovyet Rusya'nın iki büyük kuvvet olarak ortaya çıkmalarında, uluslararası politika arenasında meydana gelmiş olan boşluklar şüphesiz en büyük rolü oynamıştır. Ğ Sovyetler savaşın son Villan olan 1944-45'te, Alman işgalinden kurtarmak bahanesi ile askerlerini soktukları PO- lonya, Çekoslovakya, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan'da komünist rejimlerin kurulması için faaliyetlerine hız verirken, Uzak Doğu'da da, Kuomintag'ın milliyetçilerine karşı Mao Tse-tung'un komünistlerine yardımlarını arttırmak Çin'i komünizmin kontrolü alüna almak için harekete geçmişlerdi. Bütün bunlar olurken, İran, Türkiye ve Yunanistan üzerinde de çeşitli baskılara ve oyunlara girişerek, Basra Körfezi ve Hind Okyanusuna ve öte yandan Doğu Akdeniz'e inmek için çaba harcamaya başlamışlardı. Türkiye Üzerinde Sovyet Tehdidi ö Daha Potsdam Konferansı sırasında Türkiye üzerinde bir Sovyet tehdidi açık olarak ortaya çıkmıştı. Bu tehdit, bu devletin, Boğazlarda üs istemesi ve Kars ve Ardahan bölgelerinin Rusya'ya terkini ileri sürmesi ile ağır bir nitelik kazanmıştı. Fakat 1946 yılında, Türkiye üzerindeki bu tehdidin ağırlığı daha da artmıştır. Potsdam kararlanna göre, her üç devletin Boğazlar hakkındaki görüşlerini Türk hükümetine bildirmeleri ge- rekiyordu. Bu karara ilk uyan Amerika oldu ve 2 Kasım 1945 de Türk hükümetine verdiği notada bu konudaki görüşlerini açıkladı. Birleşik Amerika Boğazlarda, ticaret gemileri için tam serbesti, Karadenizle kıyıdar devlet- terin savaş gemilerinin geçişi için geniş serbesti ve Karadeniz'e kıyı olmayan devletlerin savaş gemilerinin ise, Karadeniz devletlerinin izni ile geçiş hakkına sahip olmasını istiyordu. Seba, YALÇIN www.dİzgİkİtap.com 393