Siyaset Felsefesi
2. Toplumun saygın ve demokratik olarak gördüğü
kurumlardaki bozulmalar, kamuoyunu böyle
görülmeyen kurumlardaki bozulmalardan daha
çok rahatsız eder.
Bu durumun temelinde yatan düşünce aşağı-
dakilerden hangisidir?
A) Kötü Olmazsa iyinin değeri bilinmez.
B) Saygınlık göreceli bir kavramdır.
C) En iyinin bozulması en kötüdür.
D) İyi, zamanla değişen bir kavramdır.
E) Kurumlar toplumun güvencesidir.
(2004-ösş)
3. Hukuk kurumunun var olmasının benim yararıma
Olduğunu biliyorum. Ayrıca bu kurumun, insanla-
rın genel olarak ona saygı duyması sayesinde
Var Olabildiğini de görüyorum. Bu durumda,
benim bu kuruma saygı gösterip göstermeme-
min pek de önemli Olmadığı düşünülebilir. Ancak,
özçıkar gerektiğinde, herkes benim gibi düşünür
ve bu kuruma saygı duymayarak onu zedelerse,
yararımıza olan bu kurum yıkılır. Ben bu zedelen-
meyi, dolayısıyla kurumun yıkılmasını istemem.
Bu parçaya göre, hukuk kurumunun varlığını
sürdürmesi aşağıdakilerden hangisine bağlı-
dır?
A) Toplumsal denetim mekanizmalarının varlığı-
na
B) Evrensel hukuk kurallarının geçerliliğine
C) İnsanların bu kurumun gereğine inanıp onu
korumalarına
D) Özçıkarların bu kurumun isteklerinden farklı
olmasına
E) Devletin güvence vermeşine
(2003-ösş)
86
4.
5.
Bölüm g
Brian Redhead'e göre, siyasal düşünce tarihi,
belli bir soruyu yanıtlama çabalarının tarihidir.
Soru aynen durmakta yalnızca yanıtlar değiş-
mektedir. Verilen yanıtların başlıcaları şunlardır
— Çünkü, varlığım devletin varlığına bağlıdır.
— Çünkü, devlet Tanrı'nın iradesidir.
— Çünkü, devlet ve ben bir anlaşma yaptık.
— Çünkü, devlet ahlaki düşüncenin gerçekleş-
mesidir.
Buna göre, siyasal düşünce tarihi aşağıdaki-
terden hangisinin sorgulanmasına dayanır?
A) Bürokrasinin gereğinin
B) Devlet-ekonomi ilişkisinin
C) Devlete itaat nedeninin
D) İdeal düzenin olabilirliğinin
E) Bireyin devlet için vazgeçilmezliğinin
(2003-ösş)
Geometri kuralları belirlenirken nasıl-nokta, çiz-
gi, uzay gibi temel kavramlardan yola çıkılıyorsa
hukuk kuralları da hak, adalet, etik gibi temel
kavramlara dayandırılır; yasalar bu kavramlardan
türetilin Tarih boyunca ister teokrasiyle, İster
Otokrasiyle, ister demokrasiyle yönetilsin, tüm
devletler hukuka gereksinim duymuşlardır, Bir
devletin hukuk sistemi, 0 devletin yapısının
biçimlenmesinde etkilidir. Devletlerin hukuk sis-
temleri arasındaki farkı belirleyen de yasa yapar-
ken gerekli temel kavramları hangi ilkelerden
aldıkları ve o kavramları nasıl kullandıklarıdır.
Bu parçada, hukukun hangi yönünden
A) Belirli kavramları temel aldığından
B) Her tür devlet düzeni için gerekli Olduğundan
C) Devlet düzeni üzerinde etkili Olduğundan
D) Yapısının, dayandığı temel kavramlara göre
değiştiğinden
E) Bilimsel kurallarla uyumlu olması gerektiğin-
den
(2002-ösş)
Bölüm 9
6.
7.
Doktorlar, ateşli hastalıkları, başlangıcında iyileş-
tirmenin hiç de güç bir iş olmadığını, asıl güçlü-
ğün herhangi bir hastalığı saptama konusunda
yaşandığını söylüyor ar. Arna zaman geçip de
eğer hastalığın ayırdına varılıp gerekenler yapıl-
mazsa, iyileştirilmesi çok güç oluyor. Aynı şey
"devlet" için de söz konusudur. Çünkü, herhangi
bir yönetimde ortaya çıkma olasılığı bulunan
aksaklık ve huzursuzluklar önceden saptandı-
ğında, bu tehlikeyi önlemek daha kolaydır.
Ancak, bu aksaklıkların herkes tarafından görü-
lecek ölçüde filizlenip büyümesine izin verilecek
olursa, olayları kontrol altına almak İçin etkili
çareler bulmakta zorlanılacaktır.
Bu parçada devletin sorumluluklarının hangi-
sinden söz edilmektedir?
A) Eğitim seviyesi yüksek yurttaşlar yetiştirmek
için politikalar geliştirme
B) İşleyişiyle ilgili olarak yurttaşlarını bilgilendir-
C) Varlığını sürdürmek için yurttaşlık bilincini
güçlendirme
D) Kendi yapısını sorgulama ve çıkabilecek
sorunlara karşı önlem alma
E) Kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili uluslararası
sözleşmelere bağlı kalma
(2001 -ÖSS)
Aristoteles, yönetim biçimlerini anlatırken şöyle
demektedir: "Devlet birçok kişi tarafından yöne-
tilirse bu ona, tıpkı giderleri toplulukça karşıla-
nan bir şölenin tek kişinin hazırlayacağı bir
şölenden daha üstün olması gibi bir üstünlük
sağlar. Onun içindir ki çoğunluk, birçok durum-
da, her kim olursa olsun tek bir kişiden daha iyi
bir yargıçtır. Ayrıca çokluk daha güç bozulur ya
da kıstırılır. Kötü bir anında Olan ya da konuya
ilişkin çok güçlü duygulan bulunan bir kişinin
yargısı ister istemez çarpık olacaktır. Öte yan-
dan, bir kitlenin yargıda bulunması durumunda,
kitleyi oluşturan her kişinin aynı anda aynı duy-
gulara kapılmasını ve yargısını çarpıtmasını ayar-
lamak güçtür."
Aristoteles, bu sözleriyle aşağıdakilerden
hangisini vurgulamaktadır?
A) Yönetim yetkisinin birçok kişiye dağıtılması-
nın iktidar kavgasını önleyeceğini
B) Devlet işlerinde işbölümünün, halk arasında-
ki dayanışmayı artıracağını
C) Yönetim sorumluluğunun bir gruba paylaştı-
rılması gerektiğini
D) Kişilerin grup içinde, yalnız başlarına oldu-
ğundan daha duygulu davrandıklarını
E) İnsanın, mutluluğa ancak topluluk içindeyken
erişebileceğini
(2000-öSS)
8.
9.
YGS - LYS • FELSEFE - PSİKOLOJİ - SOSYOLOJİ - MANTIK
YGS - LYS FELSEFE - PSİKOLOJİ - SOSYOLOJİ - MANTIK
Siyaset Felsefesi
— Hobbes'a göre, insan bencildir ve onun
bütün eylemleri bu bencil doğasının arzuları-
nı tatmin etmeye yöneliktir. Bu durum, çıkar
çatışması yüzünden insanların birbiriyle
sürekli savaş halinde olmasına yol açar.
İnsanları bir arada tutabilmek için, devlet tek
bir gücün egemenliğine dayanmalıdır.
— Locke insanların, doğaları gereği iyi olduğu-
nu; bunun sonucu olarak, ilişkilerinin iyi
niyet, yardımlaşma ve işbirliğine dayandığını
ileri sürer, insanlar arasındaki iyi ilişkilerin
sürdürülebilmesi, tek bir gücün değil, çoğun-
luğun egemen olduğu bir devlet düzeniyle
mümkündür.
Bu bilgilere göre, Hobbes ve Locke'un devlet
anlayışlarındaki fark, aşağıdakilerden hangi-
sinin farklı oluşundan kaynaklanmaktadır?
A) İnsanlığın geleceğiyle ilgili beklentilerinin
B) İnsanın psikolojik yapışı ve özelliklerine ilişkin
görüşlerinin
C) Yaşadıkları çağa egemen olan siyasi görüşle-
rin
D) Toplumsal düzenlemelerin gerekli olup Olma-
dığl konusundaki inançlarının
E) Çevrelerindeki insanlarla karşılıklı ilişkilerinin
(1999-ösş)
0 Anarşizm, insan doğasının devlet ve toplumsal
kurumlar tarafından bozulduğunu; insanların
devlet düzeni olmadan da adil ve uyumlu bir
biçimde yaşayabileceğini ileri sürer.
Sofistler, insanın her yerde ve her zaman bağla-
nabileceği yasaların doğa tarafından konulmuş
olduğunu; insan eliyle kurulmuş düzenlerin güçlü-
ye ve egemen olana yaradığını, doğal durumda var
Olan güç dengesini bozduğunu savunmuşlardır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi anarşizm
ve sofizmin Ortak özelliğidir*
A) İnsan doğası ile uyum içinde olan bir devlet
biçimi önermeleri
B) Toplumsal kural ve düzenlerin insanın özüne
aykırı olduğu görüşünü benimsemeleri
C) Devletin görevinin bireylere hizmet etmek
olduğunu öne sürmeleri
D) İnsanlar için her yerdö ve her zaman geçerli
olan temel toplumsal kuralları araştırmaları
E) İnsan uygarlığının her türlü ürününü değersiz
bularak reddetmeleri
(1999-ÖSS İPTAL)
87