SEVİYE BELİRLEME SINAVI
q
14.
15.
Yüksek bölgelerde ulaşılan düşük sıcaklıklar, ağaç hücrelerinin
zarar görmesine neden olabilir. Ağaçların büyümesinde temel
etken fotosentez sonucu karbon depolayabilmeleridir. Ancak
düşük sıcaklıkların hüküm sürdüğü, dönemin uzun olduğu yük-
sek bölgelerde ağaçların büyüme dönemi çok kısadır. Bu durum
ağaçların yaşamlarını devam ettirebilmesini engeller. Düşük sı-
cakllk ayrıca yeni hücrelerin oluşumunu da yavaşlatır. Filizlen-
me, yeni ağaçların ve ağaç kolonilerinin oluşmasında en önem-
li etkendir. Ortalama sıcaklığın düşük olduğu yüksek bölgelerde
tohumların olgunlaşması ve yeni filizlerin oluşumu yavaşlar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Ağaç hücrelerinin aşırı sıcaklarda yeterince fotosentez ve
karbon depolayamadıkları
B) Ağaçların zarar görmemesi için ormanların bol yağış alan
bölgelere kurulması gerektiği
C) Ağaç yetişme sınırının üzerindeki iklim koşullarının ağaçla-
rın yaşamları için uygun olmadığı
D) Ağaçlardan verim alınmasının, filizlenme dönemindeki ba-
kımına bağlı olduğu
E) Ağaçların, yüksek bölgelerde fotosentez ve karbonu daha iyi
depoladığı
Joker fflminin gösterime girmesinin ardından, tüm dünyada mil-
yonlarca inşan, "Batman'in meşhur kâbusu"nun hikâyesini öğ-
renmek için sinema salonlarına akın etti. Filmi izleyenlerin pek
çoğunun ortak görüşü; filmin bir psikopatın portresine dair bir
ders kitabı niteliğinde olduğu yönündeydi. Ancak asıl soru bel-
ki de şöyle olabilirdi: Filmi yorumlayanlar arasında Joker karak-
terine benzer karakteristik özelliklere sahip ne kadar inşan bu-
lunuyor olabilir? Evet, sizin de psikopati karakteristiklerine sa-
hip olmanız son derece olasıdır. Hare ölçeği sayesinde, uzman-
larp bir bireyin psikopati kriterlerini sergileyip sergilemediğini
test edebiliyorlar. Hatta nüfusun %1 ila 964'ü arasında değişen
bir toplamın psikopatik ölçekte bir yerlere denk düştüğü tahmin
ediliyor. Bu oranın, hapishane nüfusunda (%25) ve şirket yöne-
ticileri (%21) arasında daha da yüksek olduğu düşünülüyor.
Bu parçadan;
16.
•
Yemekten kalkalı belki bir saat olmuştu. Karı koca, kahvele-
rini -her zamanki gibi- yalının balkonunda içtiler. İçindeki
şeyler silinmiş, süpürülmüş de sonra havaya mıhlanmış (çi-
vilenmiş) gümüş bir tepsiye benzeyen ay, her tarafı aydınla-
tıyor, dargın denize uzun ve yaldızlı yansımasını bırakıyor;
yorgun dağları, ışıksız yalıları, bülbülsüz koruları mor ve se-
rin sisle örtüyordu. Sadi Bey, otuz yaşına gelmeden altmışı-
nı tamamlamış görüntüsü veren sıska bir gençti. Gözlerini
uzaklara, pek uzaklara dikmişti.
Karışı Cevriye Hanım -kocasına inat- gürbüz, şişman, canlı
kanlı, genç ve dinçti. Yirmi beş yaşında vardı. Ama o kadar
genç görünüyordu ki... Tanıyanlar hep; "Ancak on dördün-
de..." yargısını verirlerdi. Hem de şairdi. Kafiye (uyak) ve millî
vezin ona, hayat büyüsü gibi etki ediyor, yeni şiirler oldukça
şişiyor, bu yazın dayanılmaz sıcağında Tokatlıyan'ın "fram-
buazlı" dondurmasını yemiş gibi ferahlıyor, iştahı açılıyor,
günde on iki defa karnı acıkıyordu.
Bu iki parçanın anlatımları için aşağıdakilerden hangisini söy-
lemek ygnJ!ş olur?
A)
B)
C)
D)
E)
II.
III.
Hare ölçeği füm oyuncuları arasında psikopatik bireylerin
çıkma Olasılığını gerçeğe yakın oranda bilmeye yardımcı ol-
maktadır.
Film eleştirmenleri arasında psikopatik bireylerin çıkma ola-
Siliği genel halkın oranından daha fazladır.
Şirket yöneticileri arasında psikopatik bireylerin çıkma ola-
Siliği genel halkın arasından çıkma oranından beş kattan da-
ha fazladır.
yargılarından hangileri çıkarılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D) ive III
C) Yalnız III
E) II ve III
Ara söze yer verilmiştir.
Abartma yapılmıştır.
İkileme kullanılmıştır.
Anlamı ayraç içinde verilen bir sözcük vardır.
Görüntünün zihinde canlandırılması amaçlanmıştır.
327