SARMAL VEST - 7
ısı
2.
z
Heidegger'in dediği gibi; "Dil, varlığın meskenidir." yani var-
lık dilde gizlenir, Onun üstünü örten perdeleri kaldırmak,
ona nüfuz etmek ancak dil aracılığıyla mümkün Olur. Çünkü
dil, "var olan şeyleri adlandırarak, onların niteliklerinin bilin-
meşini sağlayarak" kendisi ile diğer varlık alanları arasında-
ki ilişkileri kurar.
Bu parçada sözü edilen dil ve varlık ilişkileri üzerine
yoğunlaşan 20. yy felsefesi aşağıdakilerden hangisidir?
A) Hermeneutik
3) Mantıksal pozitivizm
C) Diyalektik idealizm
D) Yeni ontoloji
E) Diyalektik materyalizm
"Anlamak, insanın var oluşunun en büyük kabiliyetidir." Bu
düşünceden hareketle Özellikle 20. yüzyılda, bir İnşanın di-
ğer inşanı sonunda da kendini anlaması önem kazanmıştır.
Bu doğrultuda ortaya çıkan felsefi sisteme göre, insanın söz
ve davranışlarının Oluşturduğu bütünlüğün anlamlandırıl-
maşıyla, dünya anlaşılır hâle gelecektir. Önceleri tek tan-
rıh dinlerde özellikle kutsal metinlerin yorumlanması veya
peygamberin söz ve davranışlarının anlaşılması şeklinde
ortaya çıkan etkinlik, zamanla tüm metinlerde uygulanır Ol-
muştur.
Bu parçada bilgisi verilen felsefi akım ve temsilcisi aşa-
ğldakilerden hangisidir?
3.
4.
Comte'un temel argümanı toplumu, bilim yoluyla yeni baş-
tan düzenlemek istemesidir, Bu doğrultuda varlıkların insan
tarafından gözlenemeyen özlerini bulma çabasından vaz-
geçerek, sadece olgular araştırılmalıdır. O hâlde bilimin en
önemli amacı da; olgular arasındaki değişmez ya da doğal
yasaları ortaya çıkarmaktır. Ancak bunu da deney ve göz-
lemle sağlayabiliriz. Toplumun yeniden düzenlenip kurul-
maşında etkin bir şekilde kullanılacak bilgi ise olgulara ve
gözleme dayanan bilgi olmalıdır.
Comte'un bu görüşlerinde dile getirdiği yaklaşım aşağı-
dakilerden hangisidir?
A) Pozitivizm
B) Diyalektik idealizm
C) Hermeneutik
D) Varoluşçuluk
E) Entüişyonizm
İnsan toplumunun tüm tarihsel gelişim seyri, yaşamın maddi
açıdan yeniden üretimine ve dolayısıyla üretim, güç ve iliş-
kilerine göre biçimlenir. İnşan maddi açıdan nasıl yaşıyorsa
öyle düşünecek ve eyleyecektir. Bir çoban çoban gibi dü-
şünduğü için çoban değildir, tersine bir çoban gibi yaşadığı
için bir çoban gibi düşünür. İnşanlar kendi yaşamlarını hangi
üretim güç ve ilişkileri içinde sürdürüyorlarsa öyle düşünür
ve davranırlar.
Bu parçada anlatılanlar aşağıdaki yaklaşımlardan han-
gisiyle paralellik gösterir?
A)
3)
C)
D)
E)
Fenomenoloji — Huşserl
Mantıkçı pozitivizm — Carnap
Hermeneutik — Dilthey
Varoluşçuluk — Sartre
Yeni Ontoloji — Hartmann
A)
B)
C)
D)
E)
Hermeneutik
Materyalizm
Nihilizm
Düalizm
İdealizm
182