5.
Sanat ve zanaat sözcükleri söyleniş bakı-
mından birbirine benzese de ifade ettik-
leri anlam birbirlerinden farklıdır. Zanaat,
kişinin el işlerini, el becerilerini sergilediği
ve bu yoldan para kazandığı bir alandır.
Ayakkabı yapmak, yorgan dikmek, bakır-
cılık, kuyumculuk bunlar hep bir zanaat
dalıdır. Zanaatta kişi, usta - çırak yolu ile
elde ettiği becerilerinl kullanarak üretime
geçer ve ürettiğini halka satarak geçimini
sağlar. Zanaatta da bir estetik yön olma-
sı nedeni ile sanat vardır. Ancak sanat
yönü sadece o işin estetik yönüdür, Esas
sanat eseri İse kültür birikimi, görgü biri-
kimi, bilgi birikimi, yetenek ve yaratıcılık
sonucu ortaya konan eserdir. Bir anlam-
da, üretilen eserler sanatkârın ve onun
bulunduğu ortamın ruh hâlini ve ileriye
dönük bütünleşmesini simgeler. Böyle
bir eşer yaratırken sanatkâr, ilk aşamada
para kazanmayı düşünmez. Onun için
sanat, iç dünyasının yansımasıdır. İçinde
kıpırdanan duyguları açığa vurmasıdır.
Dış dünyadan edindiği bilgi eri, sezgileri
ve duyguları tekrar dış dünyaya yani
topluma aktarır,
Bu parçadan hareketle zanaat ve
sanat hakkında aşağıdakilerden han-
glsi söylenemez?
A) Sanatkâr, sosyalleşme sonucu edin-
dlği birikimleri üretip topluma ayna
olur.
B) Zanaat, kol gücüne dayanan, maha-
ret gerektiren bir alandır,
C) Sanat eserindeki yaratıcılık, sanatkâ-
rın iç dünyasının bir yansımasıdır.
D) Zanaatta estetik, zanaatkârın üretti-
ğinin özündedir.
E) Zanaat, üretimin yanında Öğreticiliği
de barındırır.
2
6.
Vardu-net "üşünce
Bilim ve din, toplum yaşamının İki önemli
olgusudur. Din, insanlığın düşünce tarihi-
nin bilinen geçmişi boyunca inşan yaşa-
mını önemli şekilde etkilemiş ve şekillen-
dirmiştir. Bilim ise Antik Yunan'da baş-
lamıştır. Fransız düşünürü Ferdinand
Buisson'a göre, dinin bir cismi bir de
manevi yanı vardır, Dinin cismiyle mane-
vi yönü arasındaki farkın daima göze-
tilmesini önerir. Dinin cismi tezahürleri;
kurumları, aşamaları, dogmalar ve din
binasının toplumsal yapısıdır. Devleti
dinle yönetme yandaşları, dinin cismine
ait kurumları daima dünya işlerini düzen-
lame ve halkı boyun eğmeye sevk için
kullandıklarından en büyük önemi bu
kısma vermişlerdir, Dinin manevi yönü
ise doğaüstü şeylerin, en yüksek değer-
lerin sezgi ile bilinmesinden ibarettir,
Bilim; gözlem yoluyla ve bu gözlem
üzerine kurulmuş akıl yürütme ile önce
dünya ile ilgili belirli olguları, sonra da
bu olguları birbirine bağlayan yasaları
bulgulama ve geleceğin önceden kesti.
rilmesini olanaklı kılma girişimidir. Bilimin
bu kuramsal görünümünün yanı sıra,
rahatlık ve lüksü sağlayan bilimsel teknik
de vardır. Bilimi toplum için önemli kılan
bilimin bu teknik yanıdır.
Bu parçadan hareketle bilim ve din
ile ilgili aşağıdakilerden hangisi şğy:
'enemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Dinin, toplumların yaşamına yön
verme gibi bir özelliği vardır.
Bilimin açıklayamadığı fizikötesi olgu
ve olayların açıklanmasında dine
başvurulur.
Dinin maddi görünümleri, devlet
yönetiminde toplumsal otorite sağla-
ma gibi bir özelliğe sahiptir.
Bilim, rasyonalist yöntemlerle yarını
tahmin etmeye çalışır.
Bilimsel tekniğin, hayatı daha yaşa-
nabİlİr hâle getiren bir yönü vardır.