Saat beşe doğru Bükreş Garı'na girdik, Bundan yetmiş
sene Önce yine bu saatte aynı şehre giden Fransız şey-
yahı diyor ki:
— Kurumuş deve dikenlerinden müteşekkil bir çit önünde
durduk. Çitin ortasında manivela ile hareket eden bir sırık
kalktı: Burası Bükreş'in kapısı idi. Ulahlar elli sene bu vi-
rane üstünde küçük bir Viyana kurdular. Bükreş, Viyana
gibi şık, Viyana'dan ziyade şen ve şuhtur; küçüklüğü
gençliğine bağışlanabilir.
Bu parça Servetifünun Dönemi eserlerinden hangi-
sinden alınmış olabilir?
A) Kırk Yıl— Halit Ziya
B) Kavgalarım — Hüseyin Cahit
C) Halas— Mehmet Rauf
D) Gizli Figanlar— Süleyman Nazif
E) Avrupa Mektupları — Cenap Şahabettin
Nesnel ve bilimsel eleştirinin edebiyatımızdaki ilk temsil-
cilerindendir. Bu bakımdan deneme türüyle eleştiri türü-
nün birbirinden tamamen ayrılması gerektiğini savunur,
Oldukça üretken olan yazar, eleştiri dışında derleme, çe-
viri gibi alanlarda da ürünler verir. Orhan Veli'den Nazım
Hikmet'e birçok şairin toplu kaynakçası onun çalışkanlı-
ğıyla gün Işığına çıkmıştır.
Bu parçada tanıtılan yazar aşağıdakilerden hangisi-
diF?
3.
4.
II.
III.
IV.
V.
Test
Namık Kemal'i ve Ziya Paşa'yı anlattığı "İki Dost" bi-
yografi türündedir. (Süleyman Nazif)
Cenap Şahabettin, yurt dışı gezilerini mektup biçi-
minde anlatmıştır. (Avrupa Mektupları)
Servetifünun'un kapanmasına gerekçe oluşturan bir
makaledir. (Kara Bir Gün)
Kavgalarım adlı tenkitlerinde kendilerine saldıran
Ahmet Mithat'a aynı şiddetle cevap vermiştir. (Hüse-
yin Cahit Yalçın)
Ahmet Şuayb, bu eserinde Batl edebiyatını tanıtma-
ya ve bilimsel eleştiriler yapmaya yönelmiştir. (Hayat
ve Kitaplar)
Yukarıdaki numaralanmış açıklamalardan hangisi
ayraç İçinde verilen yazar veya eserle İlişkilendirile-
mez?
C) III
Aşağıdaki yargılardan hangisi Nurullah Ataç için yan-
2.
o
A)
B)
C)
D)
E)
Orhan Asena
Turan Oflazoğlu
Aşım Bezirci
Muhsin Ertuğrul
Falih Rıfkı Atay
A)
B)
C)
D)
E)
Cumhuriyet Dönemi'nin önemli bir deneme ve eleştiri
yazarıdır.
Sanat yaşamının büyük bir bölümünde çevirmenlik
yapmış; Yunan, Latin, Fransız ve Rus klasiklerinin
çoğunu dilimize kazandırmıştır.
Kendine Özgü, söyleşi havasında, daha çok devrik
cümleye dayalı yeni bir dil ve anlatım biçimi Oluştur-
muştur.
Dilde, Millî Edebiyatçıların izlediği çizgiyi benimsemiş,
halkın kullandığı yabancı kökenli kelimelerin dilde ka-
labileceğini söylemiştir,
Genç yazar ve şairlerin edebiyatımıza kazandırılma-
sında yol gösterici olmuştur.
(17