RÜ TÜ
dakika
İspanyol yazar Antonio Muöoz Molina'nın kaleme aldığı Gölgenin
Rüzgârı isimli eseri, 194011 yılların Granada şehrini ve İspanya'nın o
dönemki sosyal yapısını merkez alarak yazılmış bir tarihsel roman.
Yazar, kendi yaşantıların ve gözlemlerini eserde lirik bir dille sunuyor.
Molina, detaylara inen betimlemeleriyle âdeta bir ressamın tuvaline
döktüğü renklerle bir tabloyu okurun göleri önüne seriyor, Kitapta
yer alan olaylar ve karakterlerin derinlemesine analizleri, eserin en
dikkat çekici yönleri arasında yer alıyor,
Bu parçaya göre Molina'mn eseri okuru;
I. toplumsal hadiseler
II. estetik anlatım
III. karakter psikolojisi
konularmdan hangileriyle buluşturur?
SÜRPRİZ SORU
TARZLARI
3-4. sorulan aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) l, II ve III
2.
D) III
Her gün bir yerden göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
3.
4.
İnsanın varo uş arnac üzerine düşündüğümüzde, kozmosun bu
uçsuz bucaksız boşluğunda, İnsanın evrende neden yer aldığı
sorusu har zaman cevapsız kalmıştır. İnşanın evrenle kurduğu
dişkiyi belirleyen içsel anlamlar, onun evrenle kurduğu ilişkiyi
belirler ancak bu anlamların evrensel bir gerçekliği yoktur. Bunun
yerine, bireyin kendi deneyimleri ve İçgörüleri doğrultusunda
oluşturduğu öznel anlamlar bulunmaktadır. Her birey, kendi
gerçekliğini kendi deneyimleriyle şekillendirir; bu da varoluşsal
anlamda her bireyin özgün bir varlık olduğunu Ortaya koyar.
Bu parçada belirtilen "insanın evrenle kurduğu ilişkiyi belirleyen
içsel anlamlar" ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) İnsanın kozmosta var oluş amacını bulmak için sürekli bir çaba
içerisinde olduğu, bu çabanın ise bireysel deneyimlerle
belirlendiği
B) İnsanların evrende var olma nedenlerini tam olarak
bilemeyeceği, bu nedenle kendi içlerinde oluşturdukları
anlamlara sığınarak yaşadıkları
C) Evrenin karmaşıklığı karşısında insanın kendine bir yer edinme
ihtiyacı hissettiği ve bu ihtiyacı kendi deneyimlerini
yorumlayarak giderdiği
D) İnsanın, evrenle kurduğu ilişkiyi kendi öznel deneyimleriyle
belirlediği, bu yüzden bu ilişkinin evrensel bir gerçekliğinin
olmadığı
E) İnsanın, kozmostaki yerini anlamaya çalışırken kendi
deneyimleri ve içgörüleriyle öznel bir gerçeklik oluşturduğu
Bu parçada, "varoluşsal anlamda her bireyin özgün bir varlık
olduğunu" ifadesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden
hangisidir?
Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti cancağızım,
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Bu dizelerden hareketle aşağıdaki çıkarımlardan hangisi
A)
B)
C)
D)
E)
Hayatın sürekli bir hareket içinde olduğu
Geçmişte kalanlann yani başlangıçlara engel oluşturduğu
Yeni deneyimlere açık olmanın önemi
Her gün yeni bir şeyler söylemenin gerekliliği
Yaşamın durmadan akıp gittiği
A)
B)
C)
D)
E)
Her bireyin evrende kendi özgün deneyimleriyle şekillenen bir
varlık olduğu ve bu deneyimlerin her birey için farklılıklar
gösterdiği
İnsanın varoluşsal sorgulamalar sonucunda kendi özgünlüğünü
fark ettiği ve bu özgünlüğün her bireyde farklı bir şekilde
tezahür ettiği
Varoluşun, bireyin kendi deneyimleriyle anlam kazandığı ve bu
yüzden her insanın evrende benzersiz bir yere sahip olduğu
Bireyin kendi içsel anlamlannı ve deneyimlerini oluştururken
evrendeki varlığının özgünlüğünü kavradığı ve bu özgünlüğün
evrende tekrar edilemez bir varlık olduğu
Her bireyin kendi varoluşsal arayışları içerisinde özgün bir
yolculuk yaşadığı, bu yolculuğun sonucunda herkesin kendi
içinde farklı sonuçlara vardığ
O'DAN PARAGRAF
212