Örnek Soruyu Değiştir

Ritim Denemeleri - 12 9 ve 20. soruları a daki C ARI öre ceva la ın 17. (3) 18. 278 Havuzda yüzmekle tuzlu suda yüzmek arasında fark olduğunu bilirsiniz. Denizde yüzerken ayaklarınızın kolay kolay dibe bat- madlğını hissedersiniz. Peki bu durum nasıl oluyor? Arşimet, bir cismin batıp batmayacağının, kendi ağırlığını taşıyabilmesi için yeterli miktarda su taşırıp taşırmadığı ile ilgili olduğunu söyler. Eğer katı bir madde, taşırdığı sudan daha yoğunsa batacaktır. Şöyle ki belli bir miktar suya tuz ilave ettiğinizde suyun yoğun- luğunu artırmış olursunuz. Bu da tatlı suda batan bir cismin tuz- lu su içinde kolayca yüzebileceğini gösterir. Örneğin Tuz Gölü, denize göre 9 kat daha tuzlu olduğundan bu göle giren herkes yüzme bilmese dahi suyun üzerinde kolayca durabilir. Bu parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir? A) Tatlı su ile tuzlu su arasında yoğunluk farkı bulunduğuna B) Su üzerinde durabilmede yoğunluğun önemli bir etken ol- duğuna C) Arşimet'e göre, cismin taşırdığı su miktarıyla yoğunluk ara- sında bağlantı olduğuna D) Tuz Gölü'nün, ülkemizdeki en yoğun suya sahip göl olduğu- na E) Suyun yoğunluğunu artırmanın basit bir deneyle gösterile- bileceğine q Hubble Uzay Teleskobu, ismini Edwin Hubble'dan alan ve Dün- ya yörüngesinde dolanan bir teleskoptur. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından ortak bir çalışma ile fırlatılmıştır. Teles- kop gözümüzle görebildiğimiz görünür bölgenin tümünden Işık alabildiği gibi yakın kızılötesi ve yakın morötesi bölgesinde de gözlem yapabilmektedir. Bu özellikleri ve teleskobun uzayda ol- ması nedeniyle gökyüzünün fotoğraflanmasında yeni bir döne- mi başlatmıştır. Bu sayede farklı türden çeşitli gök cisimlerinin yapısı daha iyi ortaya konabilmiştir. Öyle ki Hubble teleskopu ta- rafından alınan Ultra Deep Field (Ultra Derin Alan) adlı fotoğraf, bugüne kadarki en uzak mesafeden alınmış detaylı görüntüdür q Bu parçada Hubble Uzay Teleskobu ile ilgili olarak aşağıdaki- lerden hangisine değinilmemiştir? Sistematik felsefenin gelişmesine katkıları olan Takiyettin Men- güşoğlu, insanın ne olduğu sorunuyla yakından ilgilenir ve inşa- nı açıklamada onun tek özelliğinden yola çıkmanın hatalı olaca- ğını belirterek insanın tüm yapısı ve eylemleriyle ele alınması gerektiği üzerinde durur. Ona göre insanın günlük hayatında ger- çekleştirdiği her şey ahlak konusu içinde ele alınır, bunlar bir bü- tün hâlinde incelenirse ahlakın ne olduğu anlaşılır ve dolayısıy- la inşan da anlaşılmış olur. İnşan, değer üreten bir varlıktır ve ona yaklaşırken bu değerler göz ardı edilmemelidir. Tüm alan- larda üretken olan insana bütünlükçü yaklaşılması, doğru bir ta- vırdır. İnsanın ahlaki bir varlık olabilmesinin koşulu, kendini ve başkasını tanımasına bağlıdır. Bu parçaya göre Takiyettin Mengüşoğlu ile ilgili aşağıdakiler- den hangisi söylenemez? 19. 20. A) B) C) D) E) İnşan sorunsalı ile yakından ilgili olduğu Bireyin niteliği konusunda uyarıda bulunduğu Disiplinlerden hareketle tanımlama yaptığı Etikle insan edimleri arasında ilişki kurduğu Görüşlerinin yerel yaşamdan izler taşıdığı Takiyettin Mengüşoğlu'na göre aşağıdakilerden hangisi ahla- kın belirgin göstergelerinden biri olamaz? A) B) C) D) E) Adını nereden aldığına Kimler tarafından uzaya fırlatıldığına Uzayda ne kadar süre kaldığına Işık alabilme kabiliyetine Derinlikli fotoğraf çekebilme özelliğine A) B) C) D) E) Kendini tanıma İnsani davranış Bütüncül bakış Ayrıştırıcı anlayış Konuksever olma