Ritim Denemeleri
9.
10.
3)
262
Nihilizme göre varlık yoktur. Nihilizm; sadece varlıkla ilgili bil
karşı çıkış değil aynı zamanda etik, politik ve bilgi kuramıyla ilgi-
li bir tutumdur. Yani nihilizme göre ne doğru bilgiyi gösteren sağ-
lam bir delil ne insanın ahlaki olarak izleyeceği doğru bir ahlaki
tutum ne de hangi siyasi düzenin daha iyi olduğunu gösteren bir
kanıt vardır. İnşan, ne bir şey bilebilir ne varlığını ispatlayabilir
ne de herhangi ahlaki ve politik bir tutum izleyebilir.
Bu parçadan hareketle nihilizm ile ilgili olarak
l. İçinde etik barındıran ve karşı duruş sergileyen bir disiplindir.
II. Sorunların çözümünde insanı belirleyici odak olarak göster-
mektedir.
III. Bireyin bir hiç olduğu görüşünü temel alan bir yaklaşımı vardır.
yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
C ARI
II. Bu nedenle anlatılan hikâyeler dünyayı her daim aynı gözler-
le gören bir öykü anlatıcısının ürünü gibidir. Sürekli bir biçimde
tekdüze, standartlaşmış bir hayat kurgusu aşılar konvansiyonel
sinema. Marcuse'ün Tek Boyutlu İnşan adlı eserinde dikkat çek-
tiği gibi, mücadele kudretini yitirmiş, tüketmekten başka bir dün-
yası kalmamış insanı ortaya çıkarmayı amaçlar. Her şeyin birbi-
rine benzediği bir dünyada da hâliyle itirazlar, muhalif düşünce-
ler ve farklı renkler kendilerine yer bulamaz; bulsalar dahi bir
şekilde onların da giderek sistemin diğer renklerine nasıl ben-
zedikleri gösterilmeye çalışılır. Kuşkusuz bu tutum, bir tür yanlı
anlatım yolu ve farklılıkları görmezden gelme biçimi olarak de-
ğerlendirilmelidir.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) II ve III
A)
B)
C)
D)
E)
Ana akım sinema, toplumu oluşturan bireylerin yaşamı ay-
nı şekilde algılamalarını talep eder
Düşüncelerin farklı kılıflarla tekrarını önemseyen sanatçı, bir
iletinin kaygısını taşımaktadır
Sinemanın toplumsal bakışa katkısı, onun temel prensiple-
rinden biri olarak görülür
Öykü yazarıyla yönetmen arasında biraz benzerlik, biraz ay-
rışım vardır
Klasikleşmiş romanların temelinde dehanın düşünsel sancı-
larını görmek mümkündür
Bilim felsefecisi Thomas Kuhn'a göre bilimsel etkinliğin iki deği-
şik düzeyi vardır: paradigma (değerler dizisi) öncesi ve paradig-
ma sonrası. Herhangi bir bilim dalı, paradigma oluşturmadan
önce dağınık bir dizi faaliyete sahip olabilir. Bu etkinlikler, para-
digma sayesinde düzenli ve kendi içinde tutarlı hâle getirilir. Pa-
radigma; sadece çalışma tekniklerini, disiplinin temel varsayım
q
lanm değil bunların yanında söz konusu varsayım ve yönteml
rin doğruluğuna ilişkin bilim insanları topluluğunun ortak inanç-
larını da içerir.
Bu parçada paradigrna ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi-
ne değinilmiştir?
A) Varsayımlarla felsefe bilimini yakın bir dönemde uzlaştırma-
yı amaçladığına
B) Bir dönem, bilimi bir araya getirici hedefsiz bir dizi etkinlik
olarak yansıttığına
C) Farklı disiplinleri ayrışmış ve çelişkili yönleriyle bölüm bö-
lüm ortaya koyduğuna
D) Tek bir eksende belirlenen seviyesinin dönemden döneme
değişme ayrıntılarına
E) Bilim insanlarını ortak bir noktada birleştirmeyi konu edin-
diğine
12.
Ona mabet ağacı diyen de var, yaşayan fosil diyen de... Çünkü
dinozorları bile görmüş bir ağaçtır ginkgo ağacı. O kadar eski dö-
nemlerden beri hayatta. Ayrıca çam ağaçlarıyla akraba olması-
na rağmen yaprakları iğne şeklinde değil. Kalp veya yelpaze bi-
çimli. Bu yaprak şekli ona müthiş bir karizma katıyor. Çünkü yi-
ne sonbahar geldiğinde çamlardan farklı olarak bu yapraklar sa-
rarıp dökülüyor. Dökülen kalp biçimli yapraklar yerde harika bir
görüntü oluşturuyor. Erkek ve dişi ağaç diye ayrılır. Birbirlerine
yakın değillerse hiçbiri meyve ve tohum oluşturamaz.
Bu parçadan ginko ağacı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Çok uzun süre varlığını sürdürebildiği
İnsanların dilek tutmak için aradığı bir ağaç olduğu
Farklı tarihî devirlere şahitlik ettiği
Ürün verebilmesinin belli başlı şartları olduğu
Çam ağaçlarına yakınlığı olsa da onlardan farkı olduğu