Ritim Denemeleri
- 16
8.
9.
302
(I) Bazı insanların otobüsü, metrobüsü, metroyu, treni sürekl
kaçırmasına ve işe ya da arkadaşlarıyla buluşmalara geç kalma-
sına neden olan nedir? (II) Bunun nedeni kadar önemli bir soru
daha var: Bunu düzeltmek neden bu kadar zordur? (III) Bilimsel
verilere göre, insanların geç kalmalarına neden olan en yaygın
ve basit sebeplerden birisi planlama hatası olarak bilinen, bir
işin ne kadar süreceğini tahmin edememek. (IV) Üçüncü önem-
li neden ise sürekli geç kalan kişilerin genellikle aynı anda bir-
çok işi yapan insanlar olması. (V) Bunun sebebi, çoklu görev ya-
pabilen insanlar için ne yaptığına dair üstbiliş ve farkındalığa sa-
hip olmanın güçlüğü.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra, dü-
şüncenin akışına göre, "Yine araştırmacıların elde ettiği verile-
re göre genellikle insanların bir işin tamamlanabileceği
süreyi hafife alıyor." cümlesi getirilmelidir?
10.
3,)
II.
C ARI
Volkanik patlamalar sonucunda ortaya çıkan toz ve küller, at-
mosferin üst kısımlarına ulaştıklarında güneş Işınlarının bir kıs-
mının yer yüzeyine düşmesini engeller. Bu durumun küresel ik-
lime kısa süreli ancak büyük etkileri olabilir. 1815'te Endonez-
ya'da Tambora Dağı'ndaki volkanik patlama sonucunda ortaya
çıkan toz ve kül bulutları, Avrupa ile Kuzey Amerika'ya kadar
ulaşmış ve bu bölgelerde bir yıl sonra çok soğuk bir yaz mevsi-
mi yaşanmıştı. Bu nedenle 1816 yılı, yaz mevsimi olmayan yıl
olarak adlandırılmıştır. Bilim insanlarına göre Tambora Dağı'n-
daki bu patlama, son 200 yılın en büyük patlamasıdır.
Bu parçada volkanik patlamalarla ilgili olarak aşağıdakilerin
hangisi hakkında bilgi verilmemiştir?
C) III
D) ıv
A)
B)
C)
D)
E)
Küresel iklim üzerinde etkili olduğu
Güneş ışınlarının ulaşmasını engellediği
Dünyanın farklı bölgelerine ulaştığı
Hangi zaman aralıklarında meydana geldiği
Etkilediği bölgelerde hava sıcaklığını değiştirdiği
Öteki bilimlerin durduğu, soru sormayı bırakıp varsayımları ka-
bul ettiği yerde, felsefeci soru sormaya başlar. Bilimler, bilgi or-
taya koyar; felsefeci, bilinenin ne olduğunu sorar. Bilimler, yasa, q
lar ortaya koyar; filozof, yasanın ne olduğu sorusunu ortaya atar.
Sokaktaki insan ya da politikacı, hazdan veya yarardan söz eder;
filozof ise haz ile yarardan gerçekte ne anlaşılması gerektiğini
sorar. Demek ki felsefe, köklere gitmesi bakımından aynı zaman-
da bir kök bilimidir. Öteki bilimlerin yeterli gördükleri yerde so-
ru sormaya ve araştırmaya devam etmek istemesi bakımından
da ötekilerden daha derindir.
Bu parçadan hareketle
II.
III.
Bireylerdeki haz olgusu ve faydacı yaklaşımlar, felsefenin ko-
nusunu oluşturur.
Felsefe, araştırma sürekliliği yönünden diğer disiplinlerden
ayrılır.
Filozofun sorgulayıcı tutumu, kendine özgü nitelik taşır.
Öz güven, kişinin diğer insanlarla olan deneyimleri ve aktivite-
leri sonucunda oluşturduğu kendi imajının yansıması olarak ge-
lişir. Kişinin çocukluk dönemi boyunca yaşadığı deneyimler öz
güvenin şekillenmesinde en önemli paya sahiptir. Büyüme sıra-
sında elde edilen başarılar, başarısızlıklar ve ailenin, öğretmen-
lerin, ekip arkadaşlarının ve önem verilen etraftaki tüm kişilerin
kişiye davranış şekli öz güveni şekillendirir. Öz güvenin niteliği-
ni ve düzeyini daha çok çocukluk dönemi belirler. Öz güvenimiz
olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden emin olamayız.
Gerekli beceriye ve deneyime sahip olduğumuzu bildiğimiz hâl-
de daha önce hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişe-
leniriz. Birçok durumda, özellikle karar vermemiz, inisiyatif kul-
lanmamız veya yeni insanları işin içine katmamız gereken du-
rumlarda, rahatsız ve huzursuz oluruz.
Bu parçada öz güvenle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden
söz edilmektedir?
yargılarından hangileri doğrudur?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D) II ve III
C) ı ve III
E) ı, II ve III
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanlar için genellikle çocukken gerekli olmasından
Nasıl gelişip şekillendiğinden ve insanın kişiliğine etkisinden
Olumsuz durumlar sonucunda şekillenmesinden
Sadece yetenekli insanlarda gelişim göstermesinden
Huzursuzluğu gidermede tek etken olmasından