Ritim Denemeleri
- 10
7.
8.
3)
Burası Kral Koyu. Gazipaşa'ya 24 km, Alanya'ya 68 km uzaklıktz
kalıyor. Güneyköy'ün Nohut Yeri mevkiindeki kalenin sol tara-
fından ulaşılıyor. Koyların üst tarafına belirli mesafeye kadar ara-
anızla gidebiliyorsunuz, yolları çok bozuk değil. Fakat kıyıya tam
inmek için biraz yürümeniz gerekiyor, patikadan gideceksiniz
ama inanın buna değiyor. İnanılmaz bir renge sahip, ne turkuaz
ne mavi, bir acayip renk, mavinin pudra tonunda. Çevresi ina-
nılmaz derecede sık yeşil alana sahip. İnsanoğlunun görebilece-
ği en güzel yerlerden birisi. Hayatınızdaki en çılgın fotoğrafları
burada çekebilirsiniz. Yanınızda su götürmeyi unutmayın, böl-
gede içme suyu yok. Gün batımını burada yaşayın. Az bilinen do-
ğa harikası bir yer görmek istiyorsanız burası tam da size göre.
Bu parçadan hareketle "Kral Koyu" ile ilgili olarak aşağıdakiler-
den hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Çevresinin sık bir bitki örtüsüyle kaplı olduğu
Kıyıya ulaşmak için patikayı kullanmak gerektiği
İçme suyu bulmanın mümkün olmadığı
Konaklamak için ideal bir yer olduğu
Araç yolunun gidilebilecek kadar düzgün olduğu
9.
3)
10.
C ARI
İzlediğim, okuduğum pek çok filmi, kitabı, oyunu "Şu ilk/son/or-
tadaki kısım hiç olmasaymış daha iyi olabilirmiş." hissiyle bitiri-
yorum. Tepemizdeki Gölge'de ise bu hiç olmadı hatta kitap be-
ni neden böyle bir beklentimiz olduğunu daha çok sorgulama-
ya itti. Bu bilimkurgu anlatısı, türün somut unsurlarını gündelik
hayatın gidişatına kademe kademe yediriyor; hikâyenin yarısın-
dan itibaren yani anlatılan dünyanın kuralları netleştikten son-
ra işlerin rengi değişmeye başlıyor. Yine filmler için kullanılan
"hissedilen süre" kavramını buraya uyarlayarak "hissedilen say-
fa"sının 50'den fazla olmadığını söyleyebilirim. Bu, elbette yaz-
manın eksiltmeyle olan bağını göz ardı etmeye dönük bir çağrı
değil ancak doğru kullanıldığı takdirde uzunluğun eserleri başlı
başına kuvvetlendirebilecek biçimsel bir araca dönüşebileceği-
ne dair iyi bir örnek.
Bu parçadan "Tepemizdeki Gölge" ile ilgili olarak
I. Olay örgüsü yönüyle sinemaya uyarlanabilecek özellikler ba-
rındırır.
II. Parçanın yazarında gereksizlik duygusu bırakmayan bölüm-
lere sahiptir.
III. Daha az sayfadan oluşuyor izlenimi verecek kadar okuru içine
çeker.
bilgilerinden hangilerine ulaşılabilir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
D) ı ve III
C) Yalnız III
E) II ve III
q
Şiir, deneme ve öykü yazan Celal Sılay'ı salondaki izleyicilere anı
latırken onun yakın arkadaşı olması dolayısıyla o günleri tekrar
yaşıyor gibiydi ve şunları sıralamıştı:
Dinlemesini değil, dinletmesini bilirdi. Gerçekten de Celal
Sılay konuştuğunda herkesin kulağı merakla ona yönelirdi.
Yaşadığı aşk serüvenleri ve bazı hayat hikâyeleri efsaneye
dönüşmüştü ama kendisi bunları anlatmak istemezdi, giz-
lerdi.
Kitaplarını kendisi bastırırdı. Evinde yiyeceği olmadığı gün-
leri çoktu. Çoğu defa böyle maddi sıkıntılar yaşadı.
Yine bir gün, yeni kitabı için son düzeltileri yaptı, matbaaya
gönderdi. Ama basılı hâlini göremedi çünkü o gece ölmüş-
tü.
Geride, genç sanatçılara kılavuzluk yapan eserleri kaldı.
Bu parçada konuşmacının salondaki izleyicilere anlattığına gö-
re, Celal Sılay'ın özellikleri arasında aşağıdakilerin hangisi Y95-
(I) Gençlerin son dönemde serbest şiire yönelmeleri, duyguları
yansıtmada kolaylık sağlayan bu tarz şiirleri kendilerine yakın
bulmalarındandır. (II) Serbest şiir ölçü ve uyak zorunluluğu taşı-
madiği için hem yazana hem de okuyana pek çok kolaylık sağla-
maktadır. (III) Eskiden gençler serbest şiirden çok, hece ölçülü
şiire ilgi duyar, o şiirleri dilinden düşürmezdi. (IV) Gerçekten de
hece ölçüsüyle, yalın ve açık bir üslupla söylenmiş halk şiirleri
okuyana apayrı bir haz verir, âdeta insanın bam teline dokunur.
(V) Örneğin bir Yunus Emre'nin, bir Karacaoğlan'ın ya da bir Âşk
Veysel'in o dupduru anlatımlarıyla insanın gönlüne akmaması
mümkün mü?
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili olarak aşağıdaki-
lerden hangisi söylenemez?
tur?
A) Yol göstermek
C) Geçim sıkıntısı çekmek
B) Kendisini dinletmek
D) Araştırmacı olmak
A)
B)
C)
D)
E)
E) Yaşam öyküsünü paylaşmamak
I. cümle "Sizce son dönemde gençler niçin serbest şiire da-
ha çok ilgi duyuyorlar?" sorusuna yanıt olarak söylenmiştir.
II. cümle paragrafta düşüncenin akışını bozmaktadır.
III. cümle başka bir paragrafin giriş cümlesi olabilir.
IV. cümleyi söyleyen bir sanatçının " Şiir eğer herkes tarafın-
dan anlaşılabilecek kadar sade olursa o şiir bir süre sonra
okuru sıkmaya başlar." düşüncesini savunması beklenemez.
V. cümleden sonra "Dolayısıyla divan şairlerinin sanatlı ve
estetik şiirleri gençlere daha çok tanıtılmalıdır." cümlesi ge-
tirilebilir.
266