Örnek Soruyu Değiştir

15. Renk körü olan pek çok kişi aslında renkleri görebiliyor. Sade- ce bazı renkleri birbirinden ayırt etmekte zorluk çekiyor. Koni hücrelerde bulunan ve renkli görmeyi sağlayan kırmızı, yeşil ve mavi pigmentlerden biri ya da ikisi olmadığında ya da olması gerekenden az olduğunda renk körlüğü ortaya çıkıyor. Renk körlüğü doğuştan olabileceği gibi geçirilen hastalıklar sonucun- da sonradan da oluşabiliyor. Göz hastalıkları, bazı tedaviler ve yaşlanma gibi nedenlerle de gelişebilen renk körlüğünde ise mavi ve sarı renklerin algılanmasında sorun yaşanıyor. Bu du- rum, kadınlarda 961 oranında görülürken erkeklerde 968 oranında görülüyor. En sık rastlanan renk körlüğünde genellikle kırmızı ve yeşil tonlar ayırt edilemiyor. Gözlüklerde kullanılan özel filtreler ya da kontak lenslerin kullanımı, renk körlüğü sorunu yaşayan kişilere yardımcı olsa da renk körlüğü tedavi edilemiyor. Bu parçadan renk körlüğüyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) Mavi ve sarı renklerin algılanmasından kaynaklı olanlarının daha çok erkeklerde görüldüğüne B) Geçici çözümler sunulsa da tedavisinin şu an için mümkün olmadığına C) Çoğunlukla kişilerin sosyal yaşamını olumsuz yönde etkilediğine D) Kırmızı ve yeşil tonların ayırt edilememesinin daha sık görüldüğüne E) Koni hücrelerde kimi renk pigmentlerinin eksikliğinden ortaya çıktığına 16. Bir kış gecesiydi. Uyanıktım. Bir böceğin kandile çıkmak için çabaladığını gördüm. Çırpınıp uğraşıyor ama bir türlü başara- mıyor, her defasında kayarak düşüyordu. Ama böcek öylesine kararlıydı ki hiç yılgınlık göstermedi. Tek tek saydım. Yedi yüz civarında çıkış denemesi yaptı. Sabah oluyordu. Biraz dışarı çıkıp dolaştım. Döndüğümde gözlerim fal taşı gibi açık kaldı. Böcek; tırmanmayı başarmış, kandilin kenarında keyifle duruyordu. Bu parça ile aşağıdaki sözlerin hangisi arasında bir bağ kurulamaz? A) Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir. (Latin atasözü) B) Durmadan devam ettiğin sürece, ne kadar yavaş gittiğinin bir önemi yoktur. (Konfüçyüs) C) İnsanın gerçek gücü sıçrayışta değil, sarsılmaz bir şekilde sürekli yürüyüşündedir. (Tolstoy) D) Çabaların meyvesi ancak kişi vazgeçmediğinde ortaya çıkar. (Napoleon Hill) E) Peşinden gidecek cesaretin varsa bütün hayaller gerçek olabilir. (Che Guevara) İZ "Nasıl ve neden inşa edildi?" Belki de bugün eski Mısır'ın kud- retine ve başarılanna hayranlık uyandıran, bir övgü olarak dimdik duran Mısır'daki Giza Piramitleri; bu soruyla en çok muhatap olan yapıların arasındadır. Antik dünyanın son kalan harikalan, yaklaşık 4 bin yıl boyunca olağanüstü şekil, kusursuz geometri ve baş döndüren boyutlarıyla yanına her yaklaşana bu soruyu sordurdu. Yüzlerce araştırma bu sorulara kısmi cevaplar verir- ken kesin olan, bu yapıların firavunların emirleri üzerine masif mezarlar olarak on binlerce işçiden oluşan ekipler tarafından inşa edildiği. Mısır'ın en büyüğü ve Giza'daki en eski piramit olan Keops Piramidi, aslında Firavun Khufu anısına inşa edilmiş bir anıt mezar. Keops Piramidi, MÖ 2570 yılında tamamlandı- ğında 146 metre yüksekliğe ulaşmıştı. İnşa edildiği yıllardan yaklaşık 4 bin yıl sonraya kadar dünyanın en yüksek yapısı rekorunu kimselere kaptırmadı. Yüzyıllar ve hava koşulları ise yüksekliğinin dokuz metre azalmasına neden oldu. Bu parçadan Mısır Piramitleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz? A) B) C) D) E) Firavunlar tarafından Mısır'ın büyüklüğünü gelecek kuşaklara göstermek için yaptırılmıştır. Piramitlerden biri yaklaşık kırk asır boyunca dünyanın en yüksek yapısı unvanını korumuştur. Yapımında oldukça fazla sayıda insanın iş gücünden yararlanılmıştır. Piramitlerle ilgili bilinen tek şey, firavunların bu yapıları mezar olarak inşa ettirmesidir. Piramitlerden en yüksek olanının boyu zaman içerisinde çeşitli nedenlerle kısalmıştır. 18. Bir zehrin etkisini önleyen veya yok eden maddeye panzehir denir. Panzehirler, ağız yoluyla zehirlenmelerde emilimi azalt- mak amacıyla kullanılanlar ve kan dolaşımına çeşitli yollarla karışmış olan zehre karşı kullanılanlar olmak üzere iki grupta toplanır. Mide yıkamalarında son yıkama suyuna karıştırılarak kullanılan bölgesel panzehirlerden en yaygın olanı aktif kömür olan Carbon Vegetale'dir. Karbonmonoksit zehirlenmesinde oksijen, antifiriz zehirlenmesinde etil alkol, heparine karşı prota- min sülfat sayılabilecek diğer panzehirlerdir. Desferrioksamin, demir bağlayan şelat yapıcı bir maddedir. Hem ağızdan verilir hem de şırınga edilir. Bu parçada panzehirler ile ilgili aşağıdakilerin hangisine ulaşılmaz? A) B) C) D) E) Zehirlerin etkisini azaltmada etkilidir. Her zehirlenmede aynı panzehir kullanılmaz. Dahili olarak kullanılan panzehirler de olabilir. En yaygın panzehir aktif kömürdür. Bazı panzehirler haricen de enjekte edilir. 181