91
q)
5.
6.
(I) Bazu•t Yalın edebiyat' üye bir söz çalınır kulağınıza Q.
(II) Yazarın kelime oyununa, süse, Süslenmeye başvurrna•
dan yazdığı anlatılmak istenir. (III) Biraz daha zorlanarak
yazarın kaümalerden Oyunlarından al-
madiği ileri şûrûlûr. (IV) Yazar, diyeceklerini okuyucusuna
eğip sözü dolandırmadan söyleme marifetine
sahip sayıldığı Çin başarılı görülür. (V) Çünkü her edebiyat
oyunu, kötü ve sahte değldir ve edebiyatı ödûrmez. aksi-
ne ona can verir.
Bu parçadaki numaralanmış hangisine 'Oysa
yalın yazan herkes başarılı, edebiyat oyunlarına başvuran
herkes de başarısız dağidir." cümlesinin getirilmesi uy-
C) III.
(l) Cansever'in "Bafi Ruhi Bey Nâğllırn• adım taş q
yan şiiri. İstanbul'da Sahneye taşınıyormuş. (II) Hatırladl•
ğım kadarıyla o şiirde Ruhi Bey, çiçek sergicisi, meyhane
garsonu, meyhane patronu, kürk tamircisi Yorgo, cenaze
kaldırıcısı gibi çok farklı ki*in bakış açısından anlatılır.
(III) Her ne kadar ortada bir hikâye varmış gibi görünse de
Ortada olan, bence hikâye edilmiş bir şiir vardır. (IV) Bana
kalırsa söylenenwz çünkü bir şiir sahnaye aktarılınca
nedeki şiir" artık bizim bildiğimiz şiir olmaktan çıkar,
başka bir şeye dönüşûr. (V) Çünkü şiir, İçeriği ve yapısıyla
parçalanamaz bir bütünlüktür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hanqlsInWt
sonra 'Sorun bura& değil. sorun, bir şiirin sahne diliyle ve
şlİdİğlnl koruyarak Söylenip Söylenemey6C9ğlndÜ
ptlrillrse dil ve anlam bütünlüğü sağlanmış olur?
B) İL C)lll. E) v.
116
7.
8.
(l) Yazarlığın çıkış noktası, yaşanılan dünyadan memnun
olmama hâlidr. (II) Yazar, cesurca ve çakarsızca hâr tür-
lû riski göze alıp eleştirir yanlışları. (III) Har tûrlü elaştiriye
maruz kalsa eleştirilecek şeyleri dile getirmekten vaz-
(IV) Çoğu zaman kucağında yaşadığı toplun•ıun
üvey evladı Olur. (V) Yazann doğasında vardır yanlışı gör-
ve göstertmek.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelarden hangisinin
yerim "Yazar, genellikle İçinde doğup büyüdüğü sosyal
yapı tarafından dışlanır_• cümlesi getirilirse parçanın dil
anlam akışın& hahangl bir eksilme veya bozulma
C) III.
(O Borges'in görme yeteneği thğuştan zayıftı ama yaşı
ilerledikçe durumu kötüleşti ve nihayetinde tümüyle kör
Oldu. (II) Ne ilginçür ki eleştirmenler, ondaki görme kay-
bıntn hayal atrne yetan*lni daha da artırdığına inandılar.
(III) Bu gerçek dünyayı göremedikçe hayali dünyayı daha
iyi seyreyledi Borges_ (IV) Belki de bu yüzden bu yazılan
hep gerçekûstû olaylar, karaktotler ve varlıklarla dolu Oldu.
(V) Biz körler kadar varduşun sorgulayabaır
ki diye sordu bir yazışır".
Bu parçadaki numaralanrmş yerlerden hanglslrw 'Son
dönem ürünleri, hep üçüncü gözüyle seyreylediği bu düş-
dünyanın iz uy-
gundur7
C) III.