—pow«_ 2
Nitelik bakımından zayıf olan bir varlığı nite- Modern heykeller gibi özenle yontulmuş-
ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
Kavram
Deyimlere başvurarak anlatımı
güçlendirme
Söz sanatlarına başvurma
İkilemelere yer verme
Nicel verilerden yararlanma
Karşılaştırmadan yararlanma
Varlıkların ayırt edici özellikleri-
ne yer verme
Benzetmeye başvurma
Kişileştirmeye başvurma
İmgelerden yararlanma
Mecaz anlamlı sözcüklere yer
Açıklama
Deyim özelliği taşıyan söz öbeklerini kullan-
maktır.
Benzetme (teşbih), kişileştirme (teşhis),
abartma (mübalağa) gibi söz sanatlarını kul-
lanmaktır.
İkilemeler cümlede anlamı pekiştirmek için
kullanılan söz gruplarıdır.
Sayısal ifadelerden, istatistik verilerden ya-
rarlanmaktır.
İki varlığın, kavramın benzer veya farklı
yönlerini ortaya koymaktır.
Varlıkların birbirinden farklı yönleri niteleme
sıfatları ile belirtilir. Bu nitelikler şekil, renk
ve durum Özellikleridir.
lik olarak güçlü olan bir varlığa benzetmek-
tir. Genellikle gibi benzetme edatıyla yapılır.
inşan dışı varlıklara inşan özelliği vermeye
"kişileştirme" adı verilir. Edebiyatta teşhis
olarak adlandırırlır.
Varlıkları ve olayları örtülü sözlerle ve ifade-
lerle, sanatlı söyleyişlerle aktararak okuyu-
cunun zihninde farklı çağrışımlar uyandır-
maktır. imge, söz sanatlarından yararlanıla-
rak oluşturulur.
Sözcüklerin gerçek anlamının dışında kulla-
nılmasına "mecaz anlamlı sözcük" denir.
Ornek
Solan çiçekler, bir sonraki gün ağacın al-
tındaki toprağa kızılımsı bir ölüm damgası
vururdu. Bu hızlı değişim, beni hüzünlen-
dirir, icimi karartırdı.
Ölümün, kapsını çalmadığı, gelecek zama-
mn olmadığı, geçmiş zamamn şimdiki za-
man içinde yaşandığı bir kent.
Ana sokakları bayır, ara sokaklan çıkmaz.
Bu nedenledir ki adımlar hafif hafif, ağır ağır
atılır burada.
Kusursuz işleyen bu sistem; toplam 15 mil-
yon kilometrekare tutan bir devleti yaşatı-
yor, içinde 12 eyalet banndırıyordu.
Gümüş renkli kabuklarla kaplanmış, orma-
mn bütün ağaçlarından çok daha uzun boy-
lu bir ağaç.
İleride çamurlar içinde yatan Kocaöküz'ün
başucuna iki kartal kanat şapırtılarıyla kon-
du. Hafif hafif esen Ilık rüzgâr leş kokusu-
nu baba ve oğulun burnuna kadar getirdi.
tur peribacaları ve damlarında duman tü-
ten taş evler.
Adı "kaya” anlamına gelen "ur' ile "çok'
anlamına gelen "köp sözcüklerinin birleş-
rneşİnden oluşan Ürgüp, önce peribacala-
n demekse, sonra taşn güneşle arkadaş-
lığı, rüzgârla dansı demek.
Şiirlerimde bir dereden söz etmişsem şırıl-
dayan sularda kar kokusu duyumsansın is-
temişimdir. Kaleiçi'ni anlatmşsam kırlan-
gıçlann seslerine yansımış bahar sevinci
duyumsansın istemişimdir.
Yüzümü usulca göğe yasladım. Gözlerim-
de kanat çırpıyor martılar. Bulut bulut par-
çalanmış gökyüzünü seyrediyorum.
KRONOMETRE PARAGRAF SORU BANKASI