9.
Platon'a göre görünüşler alemi biz Ölümlülerin İçerisinde ya-
şadlğl sürekli bir değişim hâlinde bulunan, gölge alem de
diyebileceğimiz bır alemdir. Oysa ki gerçek alem öncesiz ve
sonsuz olan, değişmeyen, İdeal varlıkların alemidir. İdealar,
görünüşler (ya da Oluş) alemindeki tüm varlıkların öncesiz,
sonrasız örnekleridir. Görünüşler alemindeki her "cins"in,
İdealar aleminde bir "İdea"sı vardır, Ve her cins kendi İdea-
sından pay aldıkça varlığa gelmektedir.
Platon'un bu görüşleri Orta Çağ felsefesindeki hangi
yaklaşımın ortaya çıkmasına olanak sağlamıştır?
A)
3)
C)
D)
E)
Nihilizm
Nominalizm
Konseptüalizm
Empirizm
Kavram realizmi
10. Nominalizm; genel kavramları gerçek saymayıp birer addan
ibaret bulan öğretidir, Nominalizme göre genel kavramlar
(tümeller) birtakım şeşlerden başka bir Şey değildirler ve
bunlar insanların düşünce biçimlerine yakıştırdıkları birer
addır, bunların hiçbir gerçeklikleri yoktur,
Bu parçaya dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılabilir?
z
o
A)
B)
C)
D)
E)
Kavramların kendi başına gerçekliği yoktur.
Nesnelerin varlığı kavramlara bağlıdır.
Kavramlar ayrı bir varlık olarak gerçektir.
Tikeller, varlıklarını tümellere borçludur.
Kavramın gerçekliği işaret ettiği nesnede görülür.
İl. Aziz Augustinus'a göre bilgiye kaynak olan duyu verileri
eksik ve yetersiz olabilir. Bu noktada Özne duyu verilerini
zihinsel işlemden geçirerek doğru yargıda bulunmalıdır. Su
İçindeki çubuğu kırık gibi görme bir duyumsama kusuru de-
ğildir. Eğer kırılma kanunları dikkate alınmadan yargıda bu-
lunurşa zihin eksik ve yetersiz yargıda bulunmuş demektir.
Duyular yanlışı veremez çünkü onlar olanı olduğu gibi verir.
Aziz Auguştinuş'un bilgi anlayışı İle İlgili aşağıdakiler-
den hangisi söylenebilir?
A) Bilgi; akli ve duyu verilerine dayanmaktadır.
B) Doğru bilgiye ulaşmak mümkün değildir.
C) Nesnenin görüntüsü bilgiyi sınırlamaktadır.
D) Bilimsel yöntem araç olarak kullanılmaktadır.
E) Bilginin doğruluğu tümel uzlaşma dayanmaktadır.
12. Yan yana duran biri kırmızı diğeri sarı iki elma olsun. Bu iki
elma gerek fiziksel özellikleri gerekse mekânda kapladıkları
yer ile birbirinden ayrılır. Ne var ki bu iki nesneyi işaret et-
mek için kullandığımız elma sözcüğü ile de bir birlik kazanır.
Bu durumda elma sözcüğü ile sağladığınız birlik bu iki elma
da gerçekten bulunur mu? Yoksa bu birlik fizik dünyada bu-
lunmayan, ayrı bir varoluşa mı sahiptir? Ya da bu elmaların
her ikisinin de birbirinden tamamen farklı olduğunu ve bizim
onları kendisi altında topladığımız birliğin aslında bir nesnel
gerçekliği olmadığını söylemek mi gerekir?
Bu parçada sözü edilenler MS 2. - MS 15. yüzyıl felsefe-
sinin hangi problemine yöneliktir?
A) Tanrı'nın varlığını kanıtlama problemi
B) Tümeller problemi
C) Ruhun Ölümsüzlüğü problemi
D) Bilginin kaynağı problemi
E) Kötülüğün kaynağı problemi
136