10. Pasternak'a göre şiir, kişinin ayağının altındaki otlar, çiçekçikler-
di; onu koparmak, eline almak için biraz eğilmek yeter. Brodski
öyle düşünmüyor. Ona göre şiir göklerle bir iletişim olanağıdır.
Meleklerle iletişim kurarsınız. Bu iki tanımın ardındaki somut
gerçeği düşündüm. Sanırım, Pasternak şiirin her yerde ve küçük
şeylerde olduğunu söylüyor; Brodski ise yeteneği öne getiriyor.
ikisi de bir yerde doğru ama birbiriyle karıştırılmaması koşuluyla.
Şiir ne biliyor musun? Şiir hayatın köpüğüdür. Çağın, hayatın,
bütün bilgilerin... Şiir için hayat deneyimi gerek, düşünce gerek,
iletişim gerek, her şeye uzanmak gerek.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir şairin dü-
şünceşİ olabilir?
A) Her "hikmetli" söz şiir değildir, şiir ayrı bir bölgedir, ayrı bir
dizgedir, ayrı bir biçimselliktir.
B) Şiir ayrıntıdır, hayatın bütünüyle değil basit yönleriyle ele alın-
maşıdır.
C) Bilgece şöylenmiş bir söz, Şiirin sınırlarına girdiğinde hemen
şiire dönüşmez.
D) Şiirin ana malzemesi sözdür, sözü anlamlı kılan ise şairin ye-
teneğidir.
E) Şiir, yaşanmışlıkları ve deneyimleri aktarmalı; bunları özüm-
şetmeli ve yaşamın tadını bize sunmalıdır.
11. Stresin saçları beyazlattığı düşünülür. Ancak bugüne kadar bu
durumun ne ölçüde doğru olduğu ve eğer doğruysa stresin
vücutta hangi mekanizmaları tetikleyerek saçları beyazlattığı
bilinmiyordu. Harvard Üniversitesinde çalışan bir grup araştır-
macı, stresin saçları beyazlatma sürecinin nasıl gerçekleştiğiyle
ilgili ilk bulgulara ulaştı. Stres tüm vücudu etkilediği için tespit
edilmesi gereken ilk şey, stresin hangi sistem aracılığıyla saçların
rengini etkilediğinin bulunması olmuş. Araştırmacılar ilk olarak
stresin bağışıklık sistemini etkilediğini, saçların beyazlamasının
bağışıklık hücrelerinin pigment üreten hücreleri öldürmesi so-
nucunda gerçekleştiğini düşünmüşler. Ancak fareler üzerinde
yapılan testler bu hipotezi desteklemiyor. Deneyler, bağışıklık
hücrelerine sahip olmayan farelerin tüylerinin de sıradan farele-
rin tüyleri gibi beyazladığını gösteriyor.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenebi-
lir?
A) Stres, inşan vücudundaki birçok olumlu ve olumsuz değişi-
min temel sebebi olarak görülmektedir.
B) Bağışıklık sistemi güçlü olan bireylerin saçları zayıf olanlara
göre daha geç beyazlamaktadır.
C) Araştırmalar stresin bağışıklık sistemini etkilediğini fakat bu-
nun saçların beyazlamasıyla doğrudan bir ilişkisinin olmadı-
ğını göstermektedir.
D) Bağışıklık sisteminin pigment üreten hücreleri öldürmesi saç-
lann beyazlamasına neden olmaktadır.
E) Bağışıklık sistemi zayıf olan insanların saçlarının neden erken
yaşlarda beyazladığı artık bilinmektedir.
(Û /hizyayinlari @/hizyayinlari
TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 26
13. •
HIZ
YAYINLARI
12. Yapay olarak üretilmekte olan plastiklerden birçok alanda ya-
rarlanıyoruz. Hayatımızı kolaylaştıran bu malzemelerin doğada
kendiliğinden yok olma süreleri çok uzun olduğundan çevre
ve canlılar üzerinde olumsuz etkileri var. Bilim insanları bu so-
runların üstesinden gelebilmek için plastiklerin geri dönüşüm
süreçlerini verimli hâle getirmeyi ve doğada biyolojik olarak
parçalanarak yok olmalarını sağlayacak yöntemler geliştirmenin
yollarını arıyordu. Sonunda Japon bilim insanları bir bakterinin
PET atıkları üzerinde etkileşime sebep olduğunu keşfederek ilk
adımı atmış oldu. Geliştirilen enzim sayesinde de PET'in yapı-
sal özelliklerinde bazı değişiklikler yaparak onun biyolojik olarak
parçalanma verimini artırmayı başardı.
Bu parçada sözü edilen araştırmanın amacı aşağıdakiler-
den hangisidir?
A) Plastik maddelerin geri dönüştürülmesini yaygınlaştırmak
B) Plastiklerin doğada biyolojik olarak parçalanıp yok olmasını
sağlamak
C) Plastiklerin canlılar üzerindeki zararlı etkilerini yok etmek
D) Bakterilerin plastiklerin üzerinde nasıl yaşadıklarını tespit et-
mek
E) Plastik maddelerin yerine kullanılabilecek sağlıklı maddeler
üretmek
Kentleşmenin artmasıyla insanların toplu olarak taşınması da
sorun oluşturmaya başladı. Elektrik enerjisinin kullanılmasıyla
tramvaylar ve yer altı metro sistemleri yapıldı ve kentleşmenin
getirdiği ulaşım sorunu kısmen aşılmış oldu. Bisiklet kulla-
nımının da yaygınlaşmasıyla ulaşım sorununa çevreye zarar
vermeyen bir çözüm üretildi.
• 1863'te Paris Fuarı'nda farklı bir ulaşım aracı olarak tanıtılan
bisiklet, başlangıçta ulaşım sorununa bir alternatif olarak gö-
rülmemiş. Zira önce zenginler tarafından bir eğlence aracı gibi
kullanılmış ancak daha sonraları işçi sınıfının ulaşım aracı hâ-
line gelmiştir. Günümüzde dünyanın farklı yerlerinde bisiklet
ve türevleri hâlâ ulaşım aracı olarak yaygın bir şekilde kullanıl-
makta ve ulaşım problemlerine çare olmaktadır.
Bu iki parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söyle-
nebilir?
A) Farklı çözüm yollarının gereksiz olduğu vurgulanmaktadır.
B) İki farklı konuya ilişkin ortak bir görüş olduğu ifade edilmek-
tedir.
C) Sorun olarak görülen bir olgunun nasıl çözüme kavuştuğu
açıklanmaktadır.
D) Farklı örnekler sunularak aynı düşünce pekiştirilmeye çalışıl-
maktadır.
E) Farklı üsluplar kullanılsa da konu benzer nedenlerle açıklan-
maktadır.
5
Diğer sayfaya geçiniz.