Örnek Soruyu Değiştir

2. 3. 172 Parçada genel olarak "doğru ya da yanlış diye nitele- diğimiz durumların zamanla değişebileceği" üzerinde durulduğunu görüyoruz. Özellikle "İnşanlar kendileri Çin kesin doğru ve yanlışlar belirlememelidirler. Doğru ve yanlış kavramının her gün değiştiği bir çağda yaşl- yoruz. Dün, parçalanamaz denen atom; bugün, parça- lanmış durumda. Dün, doğru olarak bildiğimiz pek çok şeyin yanlış olduğunu bugün öğrenebiliyoruz." cüm- beleri dikkatle Okunduğunda parçada asıl anlatılmak istenenin D seçeneğinde verilen "Doğru ya da yanlış dediğimiz durumlar zamanla değişkenlik gösterebilir." yargısı olduğunu görürüz. CEVAP: D parçada verilen "Belirli bir politik fikri dayatan Öykü ve romanlara Öylesine alıştık ki İki sayfa okumadan ya- zarın gerçek bir öykücü veya romancı değil, belli bir düşüncenin savunucusu olduğunu hemen anlıyoruz," sözüyle yazar bir tespitte bulunmuştur. Bu tespite göre yazar, bir ideolojiyi dayatan, savunan eserleri okumadığını çünkü "sanatın asıl işlevinin ve niteliği- nin bu Olmadığına inandığını" parçada verilen "Ben kendi hesabıma böyle eserleri okumuyorum, İdeolo- jilere önem vermediğimden değil, sanatın İdeolojiden farklı bir görevi ve niteliği olduğuna inandığımdan. s." sözüyle anlıyoruz. Dolayısıyla parçada yazar, sanatın bu İdeolojiden uzak bir tutum takınmasını vurgulamak istemektedir. CEVAP: A Parçada şiir yazmak İçin gerekli Olan özellikler üzerin- de durulmuştur. Yazara göre yetenek tek başına yeter- li değildir, Çünkü gerçek şairler, sahte şairlerin aklının alamayacağı kadar derin, geniş ve sağlam bir kültüre sahiptir, O yüzden çok çalışmak, deneyim kazanmak ve okuyarak kültür birikimi yapmak gerekir. Bu görüş, parçadaki "Fakat dünyadaki bütün güze şeyler gibi şiir de kültür, bilgi ve Özen İster." ve "Yıllarca ustaların yanında çalışmadan, okumadan ve denemeden büyük sanata ulaşmış tak bir sanatçı yoktur." sözleriyle de desteklenebilir, Bu yüzden parçada şiirle İlgili olarak verilen parçada asıl vurgulanmak istenen "şiirin yete- nek, birikim ve çaba gerektiren bir uğraş olduğundur. CEVAP: C 4. 5. 6. TEST - 23 parçada "ayaklı kütüphane olarak nitelenen kişilerin okuduklarını sindirmediklerini, içselleştirmediklerini" belirttiğini görüyoruz. Bu görüş, parçada "ambarda bekleyen buğday"la ilişkilendirilmiştir. Hatta 'kana ve hayata karışmamıştır" denilerek, öğrenilen bilginin, konunun Öğrenildiğiyle kalmaması gerektiği hayata, eyleme geçinesi gerektiği de savunulmuştur, Bunu yapmayan kişi İçin "ha Okuduğu kitap ha kütüphane- deki rafın tahtası... Malzeme aynı. Ama kitabı, tahta -ahşap- ağaç olmaktan çıkarın o bilginin Özümsenme- sidir." görüşünün hâkim olması, parçada asıl anlatıl- mak İstenenin D seçeneğinde verilen söz olduğunu görüyoruz. CEVAP: D parçada "eleştiriden anlad ğımız şeyin yanlış olduğu" üzerinde durulmuştur. parçadaki "Eş dost hep birlik- te kalemlere sarılıyorlar, aman şu çocuğu tanıtalım falan filan derken yapıt yok oluyor ortadan." sözle- ri göz önünde bulundurulduğunda "eleştiride nesnel- likten uzaklaşıldığı, Objektif eleştiriler yapmak yerine yanlıkayırıcı eleştiriler yapıldığı, bunun da eleştiri olmadığı”nın vurgulandığım görürüz. O hâlde olması gereken nedir? Eleştirinin nesnel olması ve yapıtın- eserin merkeze alınmasıdır. Bu düşünce de B seçene- ğindeki yargıyla örtüşmektedir. CEVAP: B Parçada Yahya Kemal'in söylediği sözden yola çıka- rak şiirde belirlenmesi gereken bir kriter-ölçüt olduğu ve şairin bu Ölçü doğrultusunda başarılı Olup olmaya- cağının anlaşıldığını görürüz. Parçadaki "Çünkü bir şiirin, bir dizenin düzeni, ozana dışarıdan verilmez; ozanın kendi kurduğu biçime göre oluşur. Bu nedenle de bir şiirin başarılı olup Olmadığı, ozanın kendi be- ğenisine bağlı kalıp kalmadığı İle Ölçülür, Bir beğeni Ölçüsü kurmuşsunuzdur, bu Ölçüye kendiniz boş verir- seniz bunun bağışlanacak yanı kalmaz,” cümleler de bu görüşü destekler niteliktedir. Bu durumda parçada asıl vurgulanmak istenenin B seçeneğinde verilen "Şi- İrde başarının Ölçütü, şairin kendi beğenilerine titizlikle uyup uymadığıdır." sözü olduğu görürüz. CEVAP: B