1.
2.
PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCE
Einstein, Mozart, Leonardo Da Vinci hepsi birer deha. Peki
bu dehaların dişleksi olduklarını biliyor muydunuz? Öğrenmeyi
etkileyen ancak zekâ ile ilgisi olmayan bu sorun, doğru yöne-
tilmezse çocukta öz güven eksikliğine, okuldan uzaklaşmaya
kadar varabilen sorunlara neden olabiliyor. Dişleksi, öğrenme
bozukluğu hastalıklarından biri ve okuma bozukluğu anlamı-
na geliyor. Öğrenme bozukluğunun en çok görülen şekli olan
dişleksi, gerçek anlamından uzaklaşıp "öğrenme bozukluğu”
anlamında kullanılır olmuş. Çocuklardaki dil ve konuşma geli-
şimindeki gerilikler, bir çocuğun öğrenme bozukluğuna sahip
yani dişleksi olabileceğinin erken belirtileri olabilir. Yönergeleri
takip etmede, bilmedikleri kelimeleri söylemede, dil kalıplarını
doğru kullanmada ve kelime hatırlamada güçlük çekme gibi
durumlarda yaşanan kalıcı sorunlar dişleksiyi işaret edebilir.
Bu parçada dişleksi ile ilgili aşağıdakilerin hangisine
değinilmemiştir?
A) Bilim ve sanat dünyasında ünlü olan bazı kişilerde de
görüldüğüne
B) Öğrenme bozukluklarının en sık görülen çeşidi olduğuna
C) Erken dönemde teşhis edildiği takdirde kalıcı olarak tedavi
edilebildiğine
D) Süreç iyi yönetilmediği takdirde çocuklarda değişik
sıkıntılara neden olabileceğine
E) Çocuklardaki dil ve konuşma becerilerindeki aksaklıkların
bu hastalığın ön belirtisi olabileceğine
Sit alanı Fransızca konum, yer, mevki demek olan "site" söz-
cüğünden gelir. Genel olarak tarihî ve doğal güzelliklere sahip,
ender bulunan alanlar sit alanı kabul edilir. Sit alanlan ilan edilirken
doğal değerlerin korunması ve sonraki kuşaklara bozulmadan
aktarılması hedeflenir. Geçmişte önemli tarihî olayların mey-
dana geldiği yerler veya tespit edilmiş tabiat özellikleri ile öne
çıkan yerler de korunması gereken alanlar statüsünde yer alır.
Bu alanlar koruma altında tutulur ve buralarda yapılaşmaya
izin verilmez veya yapılaşma belli şartlara bağlanır. Sit alanları
arkeolojik, tarihî, kentsel ve doğal sit alanları olmak üzere dör-
de ayrılır. Ayrıca sit alanlarının mevcut özelliklerine göre bağlı
bulundukları grupların çakışması da mümkündür. Yani bir yer
hem arkeolojik hem doğal sit alanı olabilir.
Bu parçada sit alanlarıyla ilgili aşağıdakilerin hangisine
değinilmemiştir?
3.
4.
Medyadaki şiddet içeren yayınların olumsuz etkileriyle ilgili gözlem
ve araştırmalar uzun yıllardır süregelmektedir. Yapılan araştırmalar,
medyada yayınlanan, özellikle de televizyonda yer alan şiddet
olaylarının, toplum genelindeki saldırganlık oranları üzerinde
istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir artışı tetiklediğini ortaya
koymaktadır. Bu olumsuz etki özellikle, işsizlik, ekonomik kriz ve
politik belirsizliklerin olduğu az gelişmiş veya gelişmekte olan
ülkelerde daha belirgindir. Bireysel boyutta ise 0-6 yaş arası
çocuklar ve 13-21 yaş arasındaki gençler bu yayınlardan ve
olumsuz modellerden en fazla etkilenen yüksek risk grubunda
yer almaktadırlar. Gerek bireysel gerekse toplumsal boyutta,
söz konusu olumsuz etkileri minimuma indirgeyebilmek adına;
medya mensupları, aileler ve uzmanların bilinçli ve sağduyulu
bir iş birliği içinde olabilmeleri önemlidir.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Küçük yaş grupları, şiddet içeren yayınlardan daha fazla
etkilenmektedir.
Medyanın olumsuz etkilerini azaltmak için medya mensupları,
aileler ve uzmanların iş birliği içinde olması gerekmektedir.
Yayınlardaki şiddet unsurları, insanlar üzerinde çeşitli
boyutlarda etkiye sahiptir.
Görsel ve yazılı medyada, medyanın olumsuz etkileri
üzerine uzun yıllardır çalışmalar yapılmaktadır.
Medyadaki şiddet unsuru, az gelişmiş ülke insanları üze-
rinde daha kötü etkiler bırakmaktadır.
Sanata, özellikle de edebiyata yeteri kadar önem verilmeyen
toplumlarda demokrasinin yani birey kültürünün oluşması
olanaksızdır. Birey üretebilirseniz demokrasiyi yaşama geçirir
ve onu yaşatabilirsiniz. Güzel sanatlar ve edebiyat sayesinde
demokrasi kültürünün özü olan öz disiplini, öz eleştiriyi, öz
güveni toplumda yaygınlaştırabilir ve birey yaratabilirsiniz. Bi-
rey; özgür düşünceli, eleştirel bakışlı karakteri ile sürekli sor-
gulayan, irdeleyen ve tavır alan tarzı ile demokrasinin temel
dinamiğidir. Bunu, gücünü deneyiminden de alarak sağlıklı bir
şekilde sürdürecektir. Sanat ve edebiyat; insanı ideolojilerin tek
doğrularından, körleştiren, sağırlaştıran kalıplarından söker alır;
ona zengin bakış açıları kazandırır; dünyayı çeşitli açılardan
görmenin, kavramanın yollarını açar.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söz edilen sanat ve
edebiyatın işlevlerinden biri değildir?
A)
B)
C)
D)
E)
Hangi türlerinin olduğuna
Yapılaşma için gerekli koşulların ne olduğuna
Kavramın dilsel kökeninin ne olduğuna
Hangi amaçlar doğrultusunda oluşturulduğuna
Ne tür özellikler barındırdığına
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanlara geniş bakış açısı kazandırması
İnsanların estetik zevkini geliştirmesi
Demokrasi kültürünün oluşmasına katkı sağlaması
İnsanlara dünyada tek doğru olmadığını göstermesi
Özgür iradeli bireyler yetişmesine olanak sağlaması
70