Paragraf
TEST - 77
ı.
23E
Bazen zamanın nasıl geçtiğini anlayamayız. Akşam olmak üzere-
dir ancak biz hâlâ gün ortasındaymışız gibi hissederiz. Sevdikle-
rimizle zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyiz. Trafiğin çok yoğun
olduğu bir yerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Peki nasıl olu-
yor da beynimiz zamanı farklı biçimlerde algılayabiliyor?
Bu parça yerine aşağıdakilerden hangisi getirilse anlatılmak is-
tenenler bakımından bir eksiklik olmaz?
A) Bazı zamanlar daha hızlı ya da daha yavaş geçer. Akşam ol-
mak üzeredir ama biz işlerimizi yetiştirememişizdir. Eş dost
toplantılarında ise zamanın geçmesini istemeyiz. Trafikte za-
man bir türlü geçmez değil mi? Beynimiz bize neden bu oyun-
[arı oynuyor dersiniz?
B) Zaman görecelidir. Bana farklı size farklıdır. Bana göre saat-
ler hızlı akarken size göre zaman yavaş geçer. İyi de duvar-
daki saatle bire bir ölçtüğümüz zaman, neden kişiden kişiye
değişiyor? Bu bize beynimizin bir oyunu olmalı.
C) Zaman algımız bazen körelir. Öğlen olmuştur ama bize he
nüz sabahmış gibi gelir. Huzurlu bir ortamdaysak zaman hız-
II geçer. İstemediğimiz durumlarda zaman uzar da uzar. Sa-
hi, beynimiz zamanı nasıl farklı ölçütlere göre değerIendiri
D) Sizde de olur mu bilmem, bazen zamanı kavrayamayabiliyo-
ruz. Sabah vaktindeyizdir ama sanki günün yarısı geçmiş gi-
bi gelir. Can sıkıntısı içindeysek akreple yelkovan birbirini ko-
valar. Mutlu anlarda uzun zaman geçmiş gibi hissederiz. Bu
yanılsamalar beynimizle ilgili olmalı.
E) Kimi zaman akşam olmak bilmez. Bazen uyuyup uyanıver
mişiz gibidir ama saatler geçmiştir. İşler yetişmediğinde za-
man hızlı akar, yapacak bir şey bulamadığımızda ayak dire-
tir, geçmeyeceğim diye. Zamandaki bu algı çeşitliliğinin bey
nimizle ilgili olduğu ispatlandı.
2.
C ARI
Ben zengin bir ailede çocukluğu geçmiş ve gençliğinde babası if-
Ias etmiş biri olarak varlığı da yokluğu da gördüm. Bu, itibarı da
aşağılanmayı da tatmak anlamlarına geliyor. Çok sıkıntılar çek-
tim. Yoksulluk, yaşamanın sonu gibi geliyordu bana ilk zaman-
larda. Sonra gördüm ki önemli olan insanın kendisidir, parası ya
da olanakları değil.
Aşağıdakilerden hangisi "görmek" eyleminin bu parçadaki ilk
ve ikinci kullanımındaki anlamına karşılık gelir?
A)
B)
C)
D)
E)
Görmek kelimesi bir şeye çok değer vermek anlamındadır.
Paragözler için "Gözü yalnız parayı görüyor." deriz. Algı sa-
hasına girmek anlamındadır yani. Bu sözcük temel görevde,
gözle görmek anlamında da sıklıkla kullanılır.
Görmek sözcüğünü belirli bir zaman önce bir olaya tanık ol-
mak, o olayı yaşamak anlamında kullanırız. Peyami Safa "Sağ-
lığı da gördüm, hastalığı da... İkisini de yaşadım iliklerime ka-
dar." derken bu anlamda kullanıyordu. Bu sözcüğü anlamak,
kavramak, sezmek anlamlarına da getiririz. "Onun candan
bir dost olduğunu gördüm." deriz.
Görmek, yüzü bir yöne doğru olmak demektir. "Dairemiz gü-
neş görüyor." denir. "Güneşe bakıyor, kuzeyde değil, gün ışı-
ğ' tarafında." demeye gelir bu sözcük. Bu sözcüğe bir şeye
erişmek manası da verdiğimiz olur. "Cebi para gördü." de-
Görmek kelimesi, göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılama,
seçme anlamına gelir. "Lamba yanınca odada üç kişi gör-
düm." cümlesinde bu anlamda kullanılmıştır. Bu sözcüğü çok
değer vermek anlamına da getirdiğimiz olur. "Bu işkolik me-
mur sadece işini görüyor hayatta, ailesi gözünde yok." cüm-
leşinde buna benzer bir anlamdadır.
Görmek sözcüğüne, yanına gidip konuşmak manası veririz
kimi kez. "Bugün müdürü göreceğim." deriz örneğin. Bu söz-
cüğü şimdilerde görme organı olan gözle fark etmek anla-
mında da kullanırız. "Gözlerim artık nesneleri iyi görmüyor."
diyen büyüklerimizi duyarız.
TIJRK
R İT mi