1.
2.
PARAGRAF (KARMA)
Hastalıklarla ilgili internette sürekli bilgi arayışında bulunmak,
semptomları kendine yakıştırmak; kişiyi olumsuz düşünmeye
sevk eder. Siberhondrik olarak adlandırılan bu durumun halk
arasındaki adı, hastalık hastasıdır. Sürekli olarak dikkatini, ken-
di iç dünyasına ve bedenine yönelten siberhondrik kişi; dış
dünyadan kopabilir, çevresinde olup bitenlerle ilgilenmeyebilir.
Kendi bedenini dinler, ufacık bir rahatsızlıkta kendisini ciddi
depresif duygular içinde bulur. Kendisiyle ve internetle fazla
meşgul olduğu için zamanla sosyal ilişkileri bozulmaya başlar.
Bu kişiler, çalışma hayatından da uzaklaşıp maddi sıkıntılar
yaşayabilir. Aileleri ve yakınları onlara yardım etmeye çalış-
tığında kendilerini çaresiz hissederler. Eşleri ya da aileleri de
şikâyetlerinden bıkkınlık gösterdikçe onlarla olan paylaşımları
azalır ve internet ortamına daha da yoğunlaşabilirler.
Bu parçadan siberhondrik ile ilgili aşağıdakilerin
hangisine ulaşılabilir?
3.
4.
Aşağıdaki parçalardan hangisi "Bir insan beyninin,
yaşadıklarının ya da öğrendiklerinin her ayrıntısını
hatırlayabilme özelliği var mıdır? sorusuna cevap
vermektedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Kişiyi sosyal hayattan soyutladığına
Kimi psikolojik hastalıkları tetiklediğine
Stresi ortaya çıkaran bir yanının olduğuna
Kişilerin doğru düşünmesinin önüne geçtiğine
Tedavi edilebilir bir psikolojik durum olduğuna
A)
B)
C)
D)
E)
Benzetme yoluyla öğrenmek, hafızada bilgilerin daha ko-
lay saklanmasını sağlar ve bir bilgi ne kadar sık tekrarlanırsa
onun depolandığı sinir bağlantıları o kadar sık uyarılır. Bu,
bilgilerin çoğunun hafızaya yerleşmesini sağlar.
Beyin bir bilgisayar kadar hedefe yönelik çalışmadığı için,
bilgiler otomatik olarak kaydedilmez ve kusursuz bir şekil-
de saklanamaz. Yani beyin, dilediğimiz bilgileri her an her
şeyiyle anımsamamıza imkân vermez.
Beyindeki 100 milyar nöronun 1 milyarı hafıza ile ilişkilidir.
Ancak bu nöronların tamamı birbirine bağlı değildir. Bağ-
ların gelişmesinin tek yolu bilgilerin birbiriyle ilişkilendiril-
mesidir. İki bilgiyi ilişkilendirilmek onu kalıcı kılar.
Bilgilerin oluşumu, duygusal ilişkilerle alakalıdır. Kişide güç-
lü duygular uyandıran bilgiler, beyinde daha kolay yer eder.
Sıradan bir günü hatırlamazsınız ancak doğum gününüzde
ne yaptığınızı çok kolay hatırlayabilirsiniz.
En yüksek tahminlere göre insan beyni, 20 ciltlik 5 set Bri-
tannica Ansiklopedisi'ni ezberleyecek kapasiteye sahiptir.
Bir diğer deyişle televizyonunuzu 300 yıl boyunca açık
bırakacak olursanız hafızanız ancak dolabilir.
Yaşadığımız dünyada çevremizle barışık yaşamak için önce
kendimizle olan çatışmalarımızı çözüme kavuşturmamız ge-
rekiyor. Bunun için de en çok göz ardı ettiğimiz, hâlâ keşfedil-
meyi bekleyen son adayı, Yunus Emre ifadesiyle "kendimizi
bilmeliyiz". Kendi yarasına merhem bulamayan, başkasına
ne yapabilir yalan söylemekten başka? Dönüp her seferinde
eğilip baktığımızda içimizdeki derin uçurumlardan başka bir
şeyi göremeyiz. Bunu yapmadan birbirimizin hayatlarının içinde
yaşayıp giderken çoğu zaman o kadar çok zarar veriyoruz ki
çevremizdekilere!
Bu parçanın bütününde asıl vurgulanmak istenen,
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kişisel özelliklerini iyi bilen insanlar hayatta daha başarılı
olur.
B) Kendi iç huzurunu sağlayamayanlar, başkalarıyla uyum
içinde yaşayamaz.
C) Herkeste bulunmayan özelliklere sahip olanlar çevresindeki
kişileri rahatlıkla idare edebilir.
D) Çevresiyle iletişim kuramayanlar, sıkıntılı bir ruh hâli
taşımaktadır.
E) Yaşadığı zaman dilimi içerisinde her insan yeni yeni şeyler
öğrenir.
(l) Yeryüzünün yaklaşık dörtte üçünün denizlerle, geri kalan
kısmınınsa karalarla kaplı olduğunu hepimiz biliriz. (II) Oranca
daha küçük olmasına rağmen karaların bile öyle büyük yer
kapladığını düşünürüz ki denizlerin ve okyanusların büyüklüğü
bizler için neredeyse sonsuzdur. (III) Bu yüzden şahıs olarak,
işletmeler olarak, belediyeler olarak çöpleri denize boşaltırken
herhangi bir endişe duymayız. (IV) Denizdeki biyolojik hayatın
verimliliği ve sürekliliği suda oksijen ve ısı miktarı ile su ısısına
bağlıdır. (V) Ancak uzaya uydular gönderdiğimiz bu çağda,
okyanusların ve denizlerin henüz sadece %5'ini keşfedebilmiş
olsak da denizlere karışan çöpler öyle çok ki deniz canlıları
ve bizler için çoktan tehlike çanları çalmaya başladı. (VI) Bu
çöpler artık deniz canlıları tarafından yutularak sindiriliyor ve
besin zinciri içinde insanlara kadar ulaşarak ciddi sağlık riskleri
oluşturuyor.
Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin
akışını bozmaktadır?
A) II
B) III
c) ıv
E) VI
138