1.
2.
PARAGRAF (KARMA)
Dilimiz, tarihî gelişme sürecinden geçerek zaman içinde yol alıp
ilerlerken elbette dilimizin yapısında zamana bağlı yeni yeni şekil-
lenmelerden kaynaklanan birtakım özellikler de ortaya çıkmıştır.
Bunların başlıcaları yine şahıslar kanalı ile dile yerleşerek ona
sanatlı bir anlatım değeri ve derinliği kazandıran kalıp sözler, ata-
sözleri, deyimler, fıkralar, tekerlemeler gibi söz kalıplarıdır. Bu söz
kalıpları, aslında çok eski dönemlerden başlayarak dili kullanan
bireylerin ve özellikle onu çeşitli edebî türlerle yüzyıllar bo-
yunca işleye işleye şekillendiren sanatçıların yaratıcılığının dile
yansımış anonim kültürel görüntüleridir. İğne ile kuyu kazmak
örneğinde görüldüğü gibi dili süsleyen, ona canlılık, çeşitlilik,
anlam derinliği ve doğal bir sanat inceliği katan unsurlardır.
Dilimiz zaman içinde işte bu görüntülerle beslenip gelişmiş
ve gelişmektedir. Gün geçtikçe bunlara yenileri eklenmekte
ve dile toplum yapısı ile ortaklaşan çeşitli değerler, manevi
anlatım incelikleri ve zenginlikler katmaktadır.
Bu parçada Türk dili ile ilgili,
I. Dilin yapısı, geçtiği zaman yolculuğunda bozularak,
yıpranarak günümüze ulaşmıştır.
II. Tarihî gelişim süreci içerisinde gelişerek, zenginleşerek
yolculuğuna devam etmektedir.
III. Dilin ana yapısını atasözleri, deyimler, tekerlemeler ve
fıkralar oluşturmaktadır.
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
3.
4.
Latince adı "Anthemis nobilis" olan papatya; 10-50
santimetre boylarında, ortaları sarı, kenarlarında beyaz
taç yaprakları bulunan, güzel kokulu, şifalı ve otsu bir
bitkidir. Anavatanı Türkiye olan papatyanın sağlık açısın-
dan pek çok faydası bulunmaktadır. Papatya, sinüzite
karşı en etkili maddelerden birine sahiptir. Papatyanın
ayrıca güçlü bir antidepresan etkisi de vardır.
Krizantem (chrysantemum) çiçeğinin bir diğer ismi de
kasımpatıdır. Yaklaşık otuz çeşidi bulunan bu çiçek; pa-
patyagiller ailesine mensup, otsu bir çiçektir. 50 ile 150
santimetreye kadar uzadığı bilinen krizantem çiçeği Yu-
nancada altın çiçek anlamına gelir. Anavatanı Uzak Doğu
olan bu güzel kokulu çiçeğin karaciğer ve böbreklerin
işlevlerini düzenlemek gibi birçok faydalı özelliği vardır.
Bu metinlerde ortak olmayan özellik aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
A)
B)
C)
D)
E)
Her iki metinde de bahsedilen çiçekler aynı bitki ailesine
mensuptur.
Her iki metinde de bitkilerin ortalama uzunluklarından
bahsedilmiştir.
Her iki metinde de çiçeklerin anavatanlarından
bahsedilmiştir.
Sözü edilen her iki bitkinin de insan sağlığına faydaları
aynıdır.
Her iki metnin de yazılış amacı aynıdır.
E) il ve III
(I) Mükemmeliyetçi kişiler yaptıkları her işte, söyledikleri her
sözde, girdikleri her sınavda mükemmel olma amacını taşır.
(II) Bu kişiler için her şey göstermeliktir, başkalarının beğeni-
si için yapılır. (III) Ölçütler kişinin dışında, başkaları tarafından
belirlenmiştir; bu tür insanlar o ölçütler çerçevesinde en mü-
kemmele ulaşma çabası içindedir. (IV) Onlara göre herkes bu
ölçüte uymak zorundadır, bireylerin bu ölçütleri değiştirmeye ya
da tartışmaya hakkı yoktur. (V) Mükemmeliyetçilik düşüncesi,
kişinin kendi gerçeğinin hiçbir değeri olmadığını, kendi düşü-
nüş ve değerIendirişinin önemsiz olduğunu ifade eder. (VI) Bu
kuralın geçerli olduğu ortamlarda yetişen kimselerin yaşamla
ilgili en temel duyguları umutsuzluktur. (VII) Kendilerini değersiz
bulurlar, değersizlikten utanç duyarlar; ileride değişebilecekle-
rine inanmazlar, bu da içlerindeki umutsuzluğu körükler.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf
numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
Bir eserin güzel yahut çirkin olduğunu çabucak kestiriveren
eleştirmen, yanılmasa dahi, o eserde ne var ne yok ilk bakışta
hepsini görebilse dahi iyi bir eleştirmen değildir. Sezgisi güçlü
bir eleştirmendir, belki hayatta önemli biridir, her şeydir ama
eleştirmen sayılamaz. Eleştirmen kılı kırk yararak yargılayan
ama yargılarken acaba yanılmıyor muyum diye korkan, bu-
nun için de hem beğendiği eserlere hem beğenmediklerine
bir daha, bir daha dönen insandır.
Bu parçada konuşan kişiden aşağıdakilerden hangisini
söylemesi beklenir?
B) III
c) ıv
E) vı
A)
B)
C)
D)
E)
Bir eleştirmen eleştirilerinde kendine özgü yöntemler
kullanmalıdır.
Eleştirmen, yazarın yapıtındaki gizleri bir çırpıda ortaya
çıkaran ve bunları okurla paylaşan kimsedir.
Eleştirmen, eser karşısında bocalama yaşayan okura de-
ğerlendirmeleriyle yol göstermeli, yazınsal birikimini okurla
paylaşmalıdır.
Eleştirmen, üzerinde durulmaya layık eserleri anlayan ve
bunları değerIendiren kişidir.
Eleştirmen işini en iyi şekilde yapabilmek için kendini
sürekli kontrol eden, mükemmelliyetçi biridir.
110