Örnek Soruyu Değiştir

1. 2. 12 PARAGRAF (KARMA) Bazı kelimeler vardır ki hayatta çok sık kullanıldığından sözlük anlamının ötesinde geniş bir anlam kazanır. "Erdem" böyle bir kelimedir. Kullanıldıkça anlam zenginleşmesi oluşmaktadır. Erdemi zaman zaman ahlak, bazen etik, bazen adalet anla- mında kullanırız. Erdemi, kısaca "İnsanı insan yapan değerler bütünü" olarak tanımlamamız mümkündür. Erdem, insana dair en güzel şeydir. Bizi insan yapan erdem, elbette belli bir bedel - ödül dengesi üzerinde durur. Bedelini ödemediğimiz bir şe- yin değerini de bilemeyiz. Erdem, hayatımıza egemen değilse dilimizde süs olmaktan öteye gidemez, çok eğreti durur. Çünkü hayatımızla gerçeklemediğimiz sözler, bizde bir sahtecilik iz- lenimi uyandırır. Hukuk, erdemin yaptırıma bağlanmış somut hâli sayılabilir. Onun için erdemli olmak, aynı zamanda şerefli olmanın gereklerindendir. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? A) Bir sözcüğün birçok anlamda kullanılması, o dilin zenginliği ile ilgilidir. B) Bir sözcük, gerçek anlamından kopmuşsa o sözcük ölmüş, demektir. C) Bir sözcüğün yarınlara kalırlığı, doğru yerde kullanımına bağlıdır. D) Bir sözcüğün anlamı herkesçe biliniyorsa o sözcük ölümsüzdür. E) Kimi sözcükler, günlük yaşamda ne kadar çok kullanılırsa anlamı o ölçüde genişler. Deprem ve sel gibi durumlar, yüzyıllar boyunca tarihî yapılara zarar vermiştir. Müzelerde sergilenen eserlerin bu gibi olay- lardan etkilenme olasılığını en aza indirmek amacıyla dikkat edilmesi gereken bazı durumlar vardır. Öncelikle bir eserin üzerinde durduğu kaidenin yüzey alanı geniş tutulabilir ya da eser kaidesine ağırlık merkezi de dikkate alınarak sabitlenebilir. Kayarak birbirlerine çarpıp zarar vermelerini önlemek için de eserler, bulundukları yüzey dikkate alınarak yerleştirilir ve çelik tel kullanılarak eserlere destek verilir. Taban yalıtımı da olası zararları en a72 indirgemeye yardımcı olabilir. Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir? A) Tarihî eserlerin sergilenmesinde dikkat edilmesi gereken durumlardan B) Müzeciliğin, tarihî eserleri koruma konusunda çeşitli riskleri ortaya çıkardığından C) Tarihî eserleri koruma konusunda alınan tedbirlerin yetersiz olduğundan D) Çeşitli nedenlerle zarar gören tarihî eserlerin onarım sürecinden E) Müzedeki eserlerin, doğal afetlerden korunması için neler yapılması gerektiğinden 3. 4. Aşağıdaki parçalardan hangisi "İyi bir yazar şüphesiz, gerçekleri olduğu gibi vermeli, mecazlı ifadelerden, olağanüstülüklerden uzak durmalıdır.” düşüncesine uzak düşmektedir? A) B) C) D) E) Otuz köylü birbirine girdi. Herkes korku içinde jandarmala- rın gelmesini bekliyordu. Hâlbuki karakol buraya altı saat uzakta idi, köyden kimse cinayet haberini götürmedikçe on beş gün buraya uğramazdı. Kahvedekiler yavaş yavaş çıktılar. Yaşlı kadın, oğlunun baş ucuna gidip oturdu. Bir eliyle sinekleri kovmaya, öteki eliyle ihtiyarlıktan ve hastalıktan bir nohut kadar ufalmış olan göz- lerini silmeye başladı. Kağnının kenarına tutunarak biraz daha yürüdü. Ayakları birbirine dolaşıyordu. Öküzlere "Oooha!" diye bağırmak istedi; sesi boğazından çıkmadı, elleri kağnıdan kurtuldu, yere yuvarlandı. Gece olduktan sonra tek başına yola çıktı. Askerler; daha evvel muhtarı, imamı, Savrukların Hüseyin'i birbirine bağ- layarak önlerine katmışlar ve şehre doğru yol almışlardı. Dün geceki felakette kasaba harabeye dönmüş, yerin altı ile üstü yer değiştirmişti. Bu sırada bir anne; çocuğuna ulaşmak için var gücüyle bağırıyor, sele dönmüş gözyaşıyla âdeta ciğerleri dağlıyordu. Herkes için takvim düzeni aynı olsa da zaman, herkesin içinde başka türlü ilerler. Geçen yıllar, insanlara aynı şeyleri öğretmez. Yavaş yavaş değişenlerle birdenbire olanların seyri, herkesin hayatında aynı değildir. Yazıyla uğraşıyorsanız zaman, size başka bir yüz gösterir. İçinizde birikenle, kâğıtta bekleyenle, hayalini kurduğunuz kitaplar arasında dolaşırsınız. Gençken size sonsuzmuş gibi gelen zamanın giderek uğultu kazanan nabzını duymaya başlarsınız. Yük indirme yaşlarıdır bunlar; elemelerin, fazlalıklardan kurtulmanın; enerjinizi, zamanınızı tutumlu kullanmanın, hayalleri ölçülü biçili kılmanın, yeni ufuk ayarı yapmanın yaşları. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Zaman kavramı, insandan insana değişir. Özgün sanatçılar, çağının ötesine seslenir. Zaman, sanatçıya her yaşında farklı yol çizdirir. Ölümsüz sanatçı, zamanı her dönemde iyi değerlendirir. Zamanın değeri kaybedilince anlaşılır.