Örnek Soruyu Değiştir

5. Özellikle 20. yüzyılda yaşanan uzmanlaşmayla birlikte bilimin felsefeden, felsefenin de bilimden hızla uzaklaşıyormuş gibi görünmesine karşn bilimsel düşünce ve gelişmeleri dikkate almayan felsefe anlayışının yaşaması olanaksızdır. Her bilimsel çalışma alanı, bilgi kuramından yararlanmak ve mantıkta geçer- li olan düşünme biçimlerini kullanmak durumundadır. Yaygın bir ifadeyle bilimsiz felsefe sağır ve dilsiz; felsefesiz bilim ise kördür. Felsefenin bilimle ilişkisi pozitif bilimlerin felsefeden ayrılıp kendi ayakları üstünde durmayı başardıkları 19 ve 20. yüzyılda çok daha netleşmiştir. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) Bilim ve felsefe arasındaki en temel farklar, konu edinme ve bu konuları ele alış yöntemlerinden kaynaklanmaktadır. B) Bilim ile felsefenin tümüyle birbirlerinden kopuk olduğu düşünülemez. C) Felsefe; bilimin yaklaşım ve sonuçlarının etkilerini, insan eylemine ve değer alanına ilişkin problemleri ele alır. D) Bilimin somut, duyumlanabilirve gözlemlenebilir alanla sınırlı kalmasına karşn felsefe, düşünülebilir ve "ideal” olanın bilgisiyle ilgilidir. E) Bilimin konu ve yöntemi, somut olgu ve olaylara yönelik olup ele aldığı konuyu objektif bir şekilde işlemekle yükümlüdür. 6. Z 8. TEST 32 Bir tuluat oyunu olan orta oyununun yazılı metni yoktur, bu oyunda ustadan çırağa intikal ederek gelen konular tekrarlanır. Başta yönetici durumundaki Pîşekâr olmak üzere oyuncuların zihninde oyunun "kanava"sı (taslağı) mevcuttur. Oyuncular söz- lerini doğaçlama söylediklerinden orta oyununda basit olaylar zincirine karşılık söz büyük bir önem taşır. Bundan hareketle orta oyununun eylem üzerine değil söyleşme üzerine kurulduğu yani bir söz meydanı olduğu ileri sürülebilir. Söyleşmelerde oyuncu ile seyirci karşı karşıya bulunduğundan açık saçık ifa- delere yer verilmez. Bu özellikleriyle orta oyunu, tiyatronun "göstermeci-yanıltmasız" üslubuna ve "açık eser" türüne uygun düşmektedir. Halkın arasında oynanan bu oyundaki her şey seyircinin gözleri önünde cereyan eder. Rolleri biten oyuncular meydandan uzaklaşmayıp seyircinin arasında bir yana çekile- rek durduğundan oyuncu ile seyirci iç içedir. Bu parçadan orta oyunuyla ilgili, l. Söz üzerine kurulu bir oyun olduğuna II. Seyirciyle doğrudan iletişim kurduğuna III. Önceden hazırlanmış herhangi bir planın bulunmadığına yargılarından hangilerine ulaşılamaz? A) Yalnız I D) ı ve II B) Yalnız II C) Yalnız III E) II ve III II. Nanoteknoloji kelimesi ise bundan yaklaşık on yıl sonra Prof. Dr. Norio Taniguchi tarafından icat edilmiştir. Milenyum sonrası dünyada ise nanoteknoloji, en fazla ya- tırım yapılan alanlardan biri hâline gelmiştir. III. Gerçek anlamda modern nanoteknolojinin başlaması ise 1981 'de atomları görmemizi sağlayan tarama tünelleme mikroskobunun icadıyla gerçekleşmiştir. IV. Yaptığı konuşmada Feynman, maddeyi atomik seviyede kontrol etmenin muntazam potansiyelinden bahsederek sahip olduğumuz bilginin günden güne bu seviyeye yak- laştığını ifade etmiştir. V. Nanoteknoloji ve nanobilimin temelindeki fikir ve kav- ramlar, 29 Aralık 1959'da Kaliforniya'da APS tarafından düzenlenen bir toplantı sırasında Richard Feynman ta- rafından ortaya konmuştur. Yukarıda numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur? Gülmece ve gülme insanların günlük hayatta pek çok farklı du- ruma verdikleri tepkiler arasındadır. Bütün insanlar doğal olarak gülünç konuşma ve davranışa katılır. Dolayısıyla gülmece; gün- lük etkileşimlerin temel görünümlerinden birini temsil eder. Bu nedenle, gülmenin nedenleri ve neyin gülmeceyi oluşturduğu gibi konular Platon ve Aristoteles'ce incelenmiş, sonrasında da hep merak edilmiş ve gülmece sürekli gelişen bir çalışma alanı olmuştur. Gülünçlüğün tiyatral bir form olarak ortaya çıkma- sının nedenlerinden biri de insanların gülme yoluyla aldıkları hazdır. Gülmeye kaynak oluşturan gülmece unsurlarından bir tanesi de sözcük oyunlarıdır. Sözcük oyunları kısaca sözcük- lerin genellikle birbiriyle bağdaşmayan iki ya da daha fazla anlam gösterecek şekilde kullanımı ve böylece komik etkinin yaratılması şeklinde tanımlanabilir Bu parçadan hareketle "gülmece ve gülme" ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi söylenemez? C) III D) ıv A) B) C) D) E) Bazı felsefecilerin ilgi alanına girdiği Eylem olarak tek tip etkene bağlanamayacağı Folklorik bir değer taşıdığı için toplumca benimsendiği Sahnede canlandırma sanatında kendine yer bulduğu Söz oyunlarının bir öge olarak yer aldığı ı. A 2. E 3.C 4. B 5. B 6. A 129