11. Özellikle, son yıllarda popüler olduğu için evlilik programlarına
fazla ilgi gösteriyor ve bu konu üzerine çokça kafa yoruyorum.
Birçok kişi bu tür programlara tepki gösterse de ben bu prog-
ramların teknik açıdan başarılı olup olmadığına bakarak fikir yü-
rütüyorum. Benim için ilk koşul, odaya koyulmuş bir çalışmanın
teknik ve akademik yönden belli bir düzeyde olmasıdır. Ancak
bu ölçüt sağlandıktan sonra program yapımcısının başarılı olup
olmadığı tartışılabilir.
Bu parçadaki düşünceye en yakın görüş aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Son dönem filmlerinden zaman ayırabildiklerimi ilk on, on
beş dakikasına kadar izliyor; onları ses kalitesi, oyuncu ka-
rakterleri ve senaryo yönünden değerlendiriyorum, onlara
geçer not verirsem filmin devamını izleme gereği
duyuyorum.
B) Günümüz kuşağı, edebiyatı biraz daha içselleştirmiş ve de-
ğişen dünyanın ayak izlerinden koparak ruhlara hitap eden
duygusal eserler yazmıştır.
C) Geleceğe kalmak isteyen birçok sanatçı bu düşüncenin
gerçekleşmesinin çok eser vermeye bağlı olduğunu düşün-
müş ve çabucak unutulup gitmiştir.
D) Ağlatılar gibi Dionyesos törenlerinden doğan güldürülerin
hem olay kurgusunda hem de dil ve anlatımında soyluluk
aranmadığı için her türlü olay ve her kattan insan bu türün
içerisinde yer alır.
E) Tabiatın yüreklerde uyandırdığı duygulardan yola çıkarak yalın
ve içten söyleyişle şiirler yazan birçok sanatçının organik 4
patlamalarla insanların gönlünde taht kurduğunu çoğu kişi
göz ardı ediyor.
12. Müzikte, resimde başka alanlarda yani sadece yeteneğin
önemli olduğu sanatlarda erken dönemde başarılı olunabilir.
Ama yazın dünyasında yetenek tam olarak belirleyici değildir.
Yeteneğin geliştirilmesi, büyütülmesi, eğitilmesi gerekir. Ha-
yat, toplumsal ve bireysel tecrübe, okumalar, dikkat, gelişmiş
duyarlılık, dil bilinci bir yazarın yazın dünyasında kendisine
çizeceği yolda belirleyici etkenlerdir. Bu da yaşın ilerlemesiyle,
belirli bir birikim edinmeyle ortaya çıkar.
Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Sanatsal ürünler, sanatçıdan güçlü bir hayal gücü ve olaylara
farklı bir bakış açısı ister.
B) Edebiyatta, çocukken başarılı olmuş bir yazar yoktur.
C) Günümüz şartları dünyadaki bütün sosyal alanlarda olduğu
gibi edebiyatta da akademik seviyede bir eğitimi zorunlu
kılmaktadır.
D) Kimi sanat dallarında eğitimin gerekli olmadığı artık genel
kabul görmüş bir durumdur.
E) Sanatçı bir ruha sahip olmayan sıradan bir kişinin değişik
yöntemlerle sanatçı katına ulaşabilmesi olanaksızdır.
13. Doğup büyüdüğü ve "Neresine dokunsan bir mücevher çıkar."
dediği İstanbul'a duyduğu sevg öylesine güçlüydü ki, Kar yağ-
dl İstanbul'a, beyazlara bürünen kenti çekti. Balıklar Boğaz'ın
sularından akın akın geçerken balıkçı teknelerini çekti. Gün gel-
di, sabahçı kahvelerinde birbirlerine yaslanmış uyuyan insanları
ölümsüzleştirdi. Saz çalanlar, kalaycılar, ışıklarını yakmış vapur-
lar, at arabası sürücüleri... Hepsi sanki onun için İstanbul'da
yerini almıştı. Bu yüzden o, deklanşöre her basışında teşekkür
etti İstanbul'a gönül gözüyle.
Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
gittiği her yerde onun kendisine sağladığı olanaklardan
söz etti
yaşamının bir bölümünü bu kentte geçirmeye karar verdi
zaman buldukça kentin kültürel etkinliklerine katılırdı
kentin bugünkü durumuna üzülür, hep geçmişi özlerdi
yaşamı boyunca onu fotoğraflamaktan hiç vazgeçmedi
14. 1970'li yıllarda gerçekleşen olayda, bir adam birtakım semp-
tomlar hissettiği için hastaneye gitti ve doktorlardan karaciğer
kanserine yakalandığını ve yalnızca birkaç ay ömrü kaldığını
öğrendi. Teşhisin ardından karaciğer kanserinde yaşananlara
benzer semptomlar geliştiren adam, birkaç ay içerisinde ger-
çekten de hayatını kaybetti. Yapılan otopsiler, adamın kanser
hastası olmadığını, teşhisin yalnızca bir doktor hatasından ibaret
olduğunu ortaya koydu. Bu akılalmaz hikâyenin de gösterdiği
gibi
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
hastalık hastası insanlar, zaman içinde gerçekten de kork-
tukları hastalıklara yakalanıyorlar
insanın yaşamda nelerle karşılaşacağı aslında tam bir bi-
linmezlik içindedir
zihinlerimiz sandığımızdan çok daha güçlü olduğu için
beklentilerimiz gerçeklerimize dönüşebilmektedir
nitelikli uzmanlar ve gelişmiş tıbbi cihazların varlığına rağ-
men bazen hata kaçınılmaz olmaktadır
insan bedeni, hiç bilmediğimiz güçlere sahip ve bu güçler,
onu hastalıklardan koruyabilmektedir
99