Örnek Soruyu Değiştir

ÖZEL TEST (İLERİ DÜZEY SORULAR) l. 2. 3. Aydınlanma felsefesi, metafizik/soyut konularla şiddetle sava- Şır. Bu dönemde; akla aşın bir güven beslenerek, gelenekler- den ve dinden kurtulup, insanın kendi kaderini yine kendisinin belirleyeceğine inanılır. Akla beslenen aşın güvenle devlet, toplum, din ve eğitim yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi Aydınlanma dönemi felsefesinin özellikleri arasında gösterilemez? A) B) C) D) E) Tüm kurumlar, aklın eleştirisinden geçirilir. Akla duyulan güven, otoritelere karşı savaşımı gerekli kılmıştır. Gerçeğe ulaşmada şüphe bir araç olarak kullanılır. Laik bir dünya görüşü benimsenir. Deneye ve gözleme önem verilmiştir. Berkeley'e göre, bilincimizin dışında bağımsız bir varlığı kabul etmek bir çelişkidir. Çünkü kabul edildiği takdirde; objelerin tasarlanmadan, düşünülmeden de var olduklarını ileri sürmek, demektir. Dışarıdaki objelerin var oluşunu ne kadar uğraşırsak uğraşalım, incelediğimiz hep kendi idelerimizdir/fikırlerimizdir. Bundan dolayı varlık, algılamadır. Gerçek olan, algılardır. AI- gılanan şey, var olan şeydir. Dış dünyada var diye saydığımız şeyler tasarımların ürünüdür. Varlık duyumsanandan yahut algılanandan başka bir şey değildir. Berkeley bu açıklamalarında aşağıdakilerden hangisini vurgulamaktadır? 4. 5. 3- 6. 47 Test - 19 Sezgi, aklın doğrudan doğruya, yani araçsız olarak bir Şe- yin algısını elde etmesidir. Aklın bir hamlede algılaması bir sezgidir. Sezgiciler akıl ve duyumu gerçeği bulma ve bilme aracı olarak kabul etmez. Çünkü bunlar, bulmak ve bilmek için araçlara muhtaçtırlar. Oysa gerçek biliş (zihin), hiçbir araç olmaksızın, doğrudan doğruya sezgi gücüyle bilmekle mümkündür. Buna göre aşağıda verilenlerden hangisi sezgiciliğin özellikleri arasında gösterilemez? İçgüdüye benzeyen bir yaşantıyı kavramanın yoludur. A) İnsan yararlı olan bilgiyi arama çabasındadır. B) C) "En doğru bilgi, bilimsel bilgidir" görüşüne karşı çıkar. D) Asıl amacı, yaşamı anlamak ve kavramaktır. E) Gerçek bilgi, bilimleri aşan bir anlayışla elde edilebilir. Mantıkçı pozitivistler, temelde bilimsel bilgilerin, gözlemlene- bilir olgu durumlarına dayanan basit mantıksal önermelerle kurulması gerektiği fikrinde birleşirler. Olgu durumlarını işaret etmeyen ifadelerin anlamsız olduğunu ileri sürerek deney ve gözlem alanının dışında kalan önermelerin anlamsız olduğunu belirtirler. Ele alınan problem önermelerin anlam sorunudur. Yapılmak istenen ise deney ve gözlem alanıyla doğrulanması mümkün olmayan metafizik önermeleri diğer önermelerden ayırmaktır. Buna göre mantıkçı pozitivistlerin özellikle aşağıdaki alanlardan hangisinde yoğunlaştıkalrı söylenebilir? A) B) C) D) E) İnşan zihninden bağımsız bir dünyanın olmadığını Algıların sürekli olarak insanı yanılttığını İnşan zihninin doğuştan gelen bilgilere göre biçim ka- zandığını Var olanların ancak bilinçli bir zihinle bilinebileceğini Gerçek bilgiye ancak kuşkuyla ulaşılabileceğini A) Dil ve mantık C) Bilgi ve deneyim B) Mantık ve bilgi D) Deneyim ve yöntem Felsefede bugüne kadar süregelen tartışmalara bakıldığında o tartışmaları yapan filozofların farklı zaman dilimlerinde olmalarına rağmen onlarla aynı çağda yaşanıyor gibi bir algı oluşur. Bu durum, felsefenin tekrar oluşmasından değil, felsefi problemlerin her çağ ve insanda tekrar ele alınıyor olmasın- dandır. Örneğin "İyi nedir?" ve "Özgürlük nedir?" gibi felsefi sorulannda olduğu gibi. Felsefede aynı veya benzer soruların tekrar ele alınmasının felsefeye kazandırdığı nitelik aşağıdakilerden hangisidir? A) Temellendirilmiş olması B) Rasyonel olması E) Yöntem ve anlam Başlangıç dönemlerinde felsefe, varlığın doğasını belirlemeye, evrende olup biten her şeyi açıklayan ana ilkeleri bulmaya yönelik bir etkinlikti. Daha sonra Orta Çağ 'da kilisenin etkisine girdi. Evreni Tanrı'nın bir eseri olarak kavrama, insan yaşa- mını da bu doğrultuda anlamlandırma tutumuna dönüştü. Rönesans'la birlikte, özellikle bilimin git gide güçlenen etkisi altında kavramsal çözümlemelere yöneldi. Bu parçadan, aşağıdakilerden hangisi çıkarılabilir? C) Kümülatif olması D) Evrensel olması E) Refleksif olması A) B) C) D) E) Felsefi tutumda zamanla değişim yaşanmıştır. Bilim, felsefenin gelişmesine etki etmiştir. Felsefe tamamen bilimin hizmetine girmiştir. Felsefe mitolojinin egemenliğini yıkmıştır. Felsefe önemini zamanla kaybetmiştir.