Özel Bölüm
TEST - 112
8.
3)
Yönetmen, oyunculuğu bireyi kavrama yeteneğine göre fark
II pozisyonlara konumlandıran bir yöntem olarak değerIen-
dirmektedir.
Oyunculukta liyakati temel alarak en yeteneklilerin en önem-
li rollerle ödüllendirilmesi gerektiğine inananlar bu görüşe
destek vermişlerdir.
9.
3,)
II.
C ARI
Aşağıdaki parçalardan hangisi "Gerçek yazar; başka bir yazarın
kullandığı, kendisine faydalı olabileceğini gördüğü bir tekniği ya
da yöntemi ödünç almakta hiçbir sıkıntı görmez." düşüncesine
uzak düşmektedir?
Bu iki cümlede ifade edilenlerin anlamca doğru bir biçimde bir-
leştirilmiş hâli aşağıdakilerden hangisidir?
A) Oyunculukta liyakat temelinde en yeteneklilerin en önemli
rollerle ödüllendirilmesi gerektiğini düşünen kişiler; yönet-
menin, oyunculuğu bireyi kavrama yeteneğine göre farklı
pozisyonlara konumlandıran bir yöntem olduğu düşüncesi-
ni desteklemişlerdir.
B) Yönetmen, oyunculuğun tanımını yaparken, farklı pozisyon-
lara sahip olan kişilerin buna bağlı olarak farklı roller alma-
sı gerektiğini ve bunun da oyunculukta liyakatin gereği ol-
duğunu savunmuştur.
C) Rol seçiminde oyunculuğun belirleyici olması gerektiğini vur-
gulayan yönetmen ile oyunculukta liyakati esas alıp yete-
neklilerin en önemli rollerle ödüllendirilmesi gerektiğini sa-
vunanların görüşleri örtüşmektedir.
D) En yetenekli insanları en önemli rollere yönlendirmenin ge-
rekli olduğunun ve bunun oyunculuk eğitimiyle sağlanaca-
ğının altını çizen yönetmen, bu konudaki tanımlarını oyun-
culukta liyakati savunanların görüşleriyle desteklemektedir.
E) Oyunculukta liyakatin yani en yeteneklilerin en önemli rol-
lere sahip olmasının bir gerçeklik olduğunu belirten yönet-
menin oyunculuk-pozisyon ilişkisine dayanan bu düşüncesi,
geniş kitleler tarafından desteklenmiştir.
204
A)
B)
C)
D)
E)
Bilinç akışı yöntemi, "insandaki zihinsel süreçlerin kurgusal
karakterlerle harmanlanması" olarak tanımlanmaktadır. Hen-
ry James'in Bir Hanımefendinin Portresi adlı romanında bi-
linç akışı tekniğinin izleri olduğu görülmektedir. Ancak "bi-
linç akışı" terimi ilk olarak May Sinclair tarafından Dorothy
Richardson'un Pi/gramage eserine yaptığı eleştirileri esna-
sında kullanılmıştır.
William James, Psikolojinin İlkeleri kitabında bilinç deneyi-
mi tekniğini sürekli bir şey olarak tanımlar. İlk kez kendisinin
denediği bilinç deneyimi tekniği için öznel yaşam adlandır-
ması da yapar. Yani bilinç deneyimi yönteminin zincir gibi bir
bağ olmadığını, bir nehrin akışı gibi süreklilik hâlinde oldu-
ğunu savunur.
İç monolog yöntemi, 19. yüzyılın sonlarında Fransa'da mo-
dern psikolojinin edebî uygulamalara yansıması olarak orta-
ya çıkmıştır. Leon Edel, Modern Psikolojik Roman kitabında
iç monoloğu etkin bir anlatı türü olarak görür. Çağdaşı Edou-
ard Dujardin'den gördüğü iç monolog tekniğini ondan daha
iyi kullandığını iddia eder.
Robert Humphrey, Melvin Freidman, Frederick Hoffmann
ve daha birçok yazar; bilinç akışını iç monoloğu içeren bir
teknik olarak görmüştür. Tomcat Murr'un Hayatı ve Görüş-
Yeri adlı eserinde Hoffmann, iç monoloğun karakteri tam bir
konuşmaya dökemediğini söylese de bu teknikleri önceki
yazarlardan daha etkili kullanır.
Serbest dolaylı söylem tekniği; karakterlerin dolaysız duygu,
düşünce ve söylemlerinin anlatıcının dolaysız söylemiyle bir-
leşerek kendi bakış açısından anlatmasıyla sunulur. W. Wo-
olf, Bayan Dalloway 'indeki karakterlerini başka yazarların
eserlerinde de olduğu gibi serbest dolaylı söylemlerle mey-
dana getirir.