Örnek Soruyu Değiştir

Özel Bölüm TEST - 110 14. 15. 3) 198 Hayvanlar eskiden edebiyatın hatta en eski edebiyatın içindey (X diler, çok uzakta değildiler: Aisopos hikâyecikleriyle insanlık du- rumlarına ilişkin metaforlar için zengin bir kaynak sundular. Ama Batı dünyası, sözgelimi Çin uygarlığından veya Hindulardan fark- II olarak insanlarla hayvanlar arasındaki ilişkiyi dostluk ile ahla- ki kayıtsızlık arasında uzanan bir yelpaze üzerine dağıttı. En üst düzeyde hayvani tema; Mezopotamya'dan beri gelişen, Yahudi- likte ve Hıristiyanlıkta ön plana çıkan bir çoban ile sürü teması oldu. Çift tırnaklı olmak, yarık dudaklı olmamak gibi bazı ölçüt- lere dayanılarak hangi hayvanın iyi, hangilerinin kötü olduğu ta- yin edildi. Ama her durumda, bitkilere ve hayvanlara muamele, uygarlıklar düzleminden bakıldığında insanlar arasındaki ilişki- lerin de ölçütüdür. Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı ygk!gy? A) Batı ile Doğu medeniyetlerinin hayvanlara bakışlarında fark var mıydı? B) İlk edebiyat ürünlerinde hayvanlara yer veriliyor muydu? C) Ortadoğu'daki en geniş ve etkili hayvan-insan metaforu han- gişiydi? D) Aisopos hikâyelerinde hayvanların konumu olumsuz muy- E) Kültürlerin hayvan ve insana bakış arasında bir paralellik var mıdır? l. Fakat uzayın insana yaptıkları, bu herkes tarafından bilinen etkiyle sınırlı değil. II. Kasların ve iç organların yer çekimsiz ortamdan olumsuz et- kilenmesi akla ilk gelen durum. III. Uzayda bir yıl geçiren astronot Scott Kelly'nin uzun dönem- de gördüğü etkiler bu yolla takip ediliyor. IV. Yapılan deneyler ve uzay koşullarıyla ilgili bilinen gerçekler, insanoğlu için uzayda uzun süreli yaşamın pek sağlıklı sonuç- lar doğurmadığını kesin olarak ortaya koyuyor. V. Bu yüzden uzun süre uzayda kalacak astronotların çok disip- linli ve ağır egzersiz programlarının yanında bünyelerinden türlü türlü veri de alınıyor. Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluştu- racak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur? 16. C ARI Muhabir: Sanatçı: — Annem beni büyütmek için Mimar Sinan Üniversitesindeki öğretim üyeliğinden istifa ettikten sonra evin bir bölümünü atölye hâline getirdi. Üç yaşmdayken beni koca bir tuvalin başına geçirip elime fırçayı verdi. Evimize hep sanatçı dost- lar gelirdi. Sohbetleri dinlerdim. On beş yaşımda şiir yazma- ya başladım. Baudelaire ve Rilke'yi okuyordum. O sırada ti- yatro temsillerine başladım. Küçük skeçler sahneliyorduk hafta sonları okulun yurdunda. Ücretsiz... Ve seyircileri öğ- renci arkadaşlarım olan... Muhabir: Sanatçı: — Türkiye'de hâlen bu şekilde bakirliğini koruyan başka bir ka- saba yoktur herhâlde. Denizi tertemiz, bir sürü koy, yürüyüş yolları, her zaman esen rüzgârı, iklimi bu denli yaşamaya uy- gun bir yer az bulunur. Benim nedenlerim bunlar. Sanatçıla- ra değinecek olursam sanırım rahatça üretmek için tercih ediyorlar. Dışardan nasıl görünüyor bilmiyorum ama sanat paylaşımı açısından herkes yüksek doyum yaşıyor üretimle- rinde. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sı- asıyla getirilmelidir? A) B) C) E) I. Sanatsal açıdan çok yönlü yapınızı hazırlayan etmenler ne- lerdir? II. Buranın nüfusunun gittikçe artmasının temel nedeni sizce nedir? l. Her türlü sanat uğraşına yönelik ilginizi neye borçlusunuz? II. Datça orta gelir seviyesine sahip kişilerce tercih ediliyor mu? I. Her sanat dalıyla ilgili olma özelliğiniz nereden kaynakla- nıyor? II. Datça'daki yerli turizmin gelişmesinde sizce neler etkili? Sanata çok yönlü yakınlığınızın kökenini nerede buluyor- sunuz? II. Sizin ve birçok sanatçının Datça'ya yerleşmesinde etkili olan neydi? l. Sanata bakış açınızın tek tip olmamasının sebebi nedir? II. Sanatçıların verimlilikleri ile yaşları arasında bağıntı var mı- dır? C) III D) ıv