Â
OtUMSUZ SORU
KÖKLERİ SORU TARZI
TEMEL ATMA TESTİ
5.
6.
Platon, ne televizyonun icadına ne de attırılmış gerçeklik
teknoloğsine şahit olduğumuz çağlan yaşad'. O, böylesi teknoloji ve
uygulamalara şahit olmadan gölge, ışık, mağara, dekor ve oyuncular
üzerinden bize sanalın niteliğinden bahseden bir filozoftu. Aslında
Platon'un bize anlattığı metafor; tiyatronun değil, sinemanın tasviriydi,
Çünkü tiyatro, sinemaya göre gerçekliğe daha yakın bir anlatımdır.
Orada bir şeyi bir kere söyleıne veya bir dawanış bir kere yapma
hakkınız vardır. Tiyatro oyununda bir sahne, sinemada olduğu gibi
oyun sırasında defalarca tekrarlanmaz, orada dublör kullanma
hakkınız da yoktur. Yine sinemada görüntüleri birleştirme hakkınız
ve imkânınız varken tiyatroda böyle imkânınız olmadığ için dublör
de kullanamazsınız, aksilikleri düzeltemezsiniz. Hem oynadığınız
rolü kendiniz gerçekleştirmelisiniz hem de sıfır hataya yakın bir
oyunculuk sergilemelisiniz. Sinemada olanlar ve filmin seyrine
dalanlar sinematografinin teknik ve imkânlarıyla gerçeklik
düzleminden koparılıp sanalın içine gömülürler Orada kendi
acılannı unutup başkalarının acılarını, kendi hüzünlerinden kopup
başkalarının hüzünlerini yaşarlar.
Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi tiyatroyla sinemanın
farklarından biri
7.
8.
Son yıllarda yumuşak robotların geliştirilmesine yönelik çalışmalar
artmaya başladı. Biyolojik canlılardan ilham alan yumuşak robotlar,
alışık olduğumuz mekanik metal robotların tersine, yumuşak
materyallerden üretiliyor ve dokunma, sıkma ve taşıma gibi işleri
yaparken nesnelere zarar vermiyor. Yumuşak robot, origami
şekillerine benzeyen katlanabilir yapıdaki iskeletin elastik bir
materyalle kaplanmasıyla üretilmiş. Nesneleri Kavrayan tutamaç bir
vakum gibi çalışıyor. İçindeki havanın somurulmasıyla havası
azalan bir balon gibi küçülüyor ve tutulacak nesne etrafında
büzüşüyor, Böylece nesneyi kavrayabilen balon robot, mekanik
robotların tersine çok hassas ve karmaşık görüntü işleme
sistemlerine ihtiyaç duymuyor, Mekanik robotlar kutu veya silindir
gibi temel şekillerdeki ve belirli ağırlıktaki nesneleri tutacak şekilde
geliştiriliyordu. Balon robot ise bir yumurtayı, brokoliyi veya cam
şişeyi tutup kaldırabiliyor.
Bu parçada söz edilen robot türüyle ilgili aşağıdakilerden
hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Sahnede yapılan bir hatanın geri dönüşünün olmaması
Seyirciyi gerçeklik düzleminde tutması
Görüntüleri birleştirrne imkânına sahip olmaması
Hatasıza yakın bir oyunculuk anlayışıyla sergilenmesi
Karakterlerin sunduğu acıklı yaşama seyirciyi çekmesi
A)
B)
C)
D)
E)
Mekanik robotlardan farklı olarak nesneleri daha rahat
kaldırabilmektedir.
Bilindik robotlardaki malzemeye göre daha esnek
malzemelerden üretilmiştir,
İçerisindeki havanın boşalmasıyla şeklinde değişiklik
yaşanmaktadır,
Doğadaki bazı canlıların özelliklerine benzetilerek üretilmiştir.
Mekanik robotlar gibi karmaşık sistemlere sahip değildir,
Hiç gecenin geç saatlerine kadar uyumayıp sosyal medyadaki
gönderilere öfkeli yorumlar yazdığınız, dondurma kutusunu açıp
yarım kiloluk dondurma yediğiniz, bir bardak vişne suyu daha
içtiğiniz ya da sadece kendinizi perişan hissettiğiniz oldu mu? O
hâlde "Gece Yansından Sonraki Zihin" hipoteziyle alakalı bir durum
yaşamış olabilirsiniz. Bu hipotez biyolojik döngü saatleri geceyi
gösterdiği zaman -çoğu kişi Çin gece yansından sonra- uyanık kalan
insanlarm beyinlerinde nörofizyoğik değişimler meydana geldiğini
söylüyor. Bu değişimler dünya ile etkileşim kurma şeklimizi; özellikle
de beynimizdeki ödül Şeme, dürtü kontrolü ve bilgi işlemeyle
bağlantılı faaliyeUeri değiştiriyor, Bu yüzden dünyayı daha olumsuz
görebi iyot, zararlı davranışlar sergileyebiliyor ve sonuçlarını
tamamen düşünmeden dürtüşel kararlar verebiüyorsunuz.
Bu parçada söz edilen hipotezle İlgili aşağıdakilerden hangisi
Eskimolarda, "kar"ın yaşama düzeni bakımından taşıdığı önem
dolayısıyla yavaş yavaş yağan kar, kuru rüzgârla savrulan kar, toz
hâlinde uçuşan kar, ıslak olarak buzlanmış kar, üstü buz tutmuş
kar, ev yapmakta kullanılan ve kalıp hâlinde kesilebilen kuru kar
türleri için hep ayrı ayrı kelimeler bulunmaktadır. Görülüyor ki diller,
toplumların duygu ve düşünce tarzına, sosyal durumlarına,
oturdukları yerlere ve iklim şartlarına, tarihteki geçmişlerine, zaman
içinde uğradıkları değişime ve gelişmelere göre, şekil ve ÇIeyiş
bakımından birbirinden ayrı birer biçimlenmeye uğramışlardır.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Kişinin normal davranış örüntülerini değiştirdiği
Günün belli saatlerinde onaya çıktığı
Binakım olumsuz davramşları açığa çkardığl
Kişiden kişiye değişen zaman dilimini kapsadığı
Bireyin biyolojik durumunda değişimler yarattığı
31
A)
B)
C)
D)
E)
Yaşanılan çevre o bölgede kullanılan dilin gelişimini şekillendirir.
Bir dilin söz hazinesi, o dili konuşanların yaşam şek ine bağlıdır.
Herhangi bir sözcüğün çeşitlenmesi yaşanan coğrafyay a
ilgilidir,
İnsanlar neyle uğraşıyorlarsa, kullandıkları sözcükler de o işle
İlgili Olur,
Bir dilin üstünlüğü aynı nesne veya kavrama verilen isim
sayısıyla ölçülür.