ÖSYM
TEST
Anlatım Teknikleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
SINAV PROVASI
Bonifacio Kalesi'nde küçük ve biçimsiz bir evde, oğluyla birlik-
te, yalnız oturuyordu. Dağın ileriye doğru uzanmış bir kolu üze-
rine kurulan bu kent, sivri sivri kayalarla dolu boğazın yukarı-
sından, Sardunya'nın daha alçak kıyısına bakıyor. Eteklerde,
ağız biçiminde, yüksek bir kıyı, kenti hemen tümüyle çevirerek
limanlık ediyor. İtalya veya Sardunya'nın küçük balıkçı kayıkla-
rını, on beş günde bir de Ajaccio poslasını getiren eski tıknefes
vapuru, iki sarp duvar arasında uzun bir dolaşmadan sonra, ilk
evlere kadar ulaştırır. Evlerin gemi geçmeyen bu korkunç bo-
ğaza egemen kayaya ilişmiş vahşi kuş yuvaları gibi bir görünüş-
leri vardır. Rüzgâr, kendi kemirdiği çıplak ancak otla örtülü kıyı-
yı durmadan örseler. Sonra da her iki kıyısını yonttuğu boğaza
dalar. Suları her yanda delen sayısız kara kayanın ucunda sol-
gun köpük şeritleri, suyun üstünde yüzen ve çırpınan bez par-
çalannı andınr.
Bu parça İle İlgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine
varılamaz?
2.
3.
4.
İki saat sonra ağaçlar, çalılar, kaya ve çiçeklerle dolu, kocaman,
yemyeşil ve son derece güzel bölgeden geçtim. Bir pergelden
çıkmış kadar yuvarlak, gökten damlamış denecek kadar duru ve
mavi, insanı bu eski yanardağ ağzına egemen orman yamacın-
da biraz nefes aldım yorulduğum için. Bir kulübede yaşamaya
imrendirecek kadar hoş Pavin Gölü'nün bulunduğu, o durgun
ve ışıltılı suyun uyuduğu derin huninin dış yamaçlarına tırman-
dım sırf merakımdan. Ertesi gün, karanlık çökerken Murol Şa-
tosu'na vardım. Eski hisar; geniş bir koyağın ortasında, üç kü-
çük koyağın birleştiği yerdeki kayasının üzerinde ayakta duran
dev gibi kule, kararmış, yer yer çatlamış, yamru yumru olmuş
fakat geniş ve yuvarlak dibinden la tepesindeki yıkık kulecikle•
re kadar henüz yusyuvarlak, göklere baş kaldırıyordu. Onun ya-
lin büyüklüğü, görkemi, ağır ve ezici eskiliğiyle insanı her yıkın-
fidan çok kavrayan bir yanı vardı.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
III. kişili anlatım kullanılmıştır.
Söz sanatlanna başvurulmuştur.
Betimlemeye beğeni duygusu katılmıştır.
Günün belli bir zamanı anlatılmıştır.
Gözlem gücüyle seçilen ayrıntılara yer verilmiştir.
A)
B)
C)
D)
E)
Kimi varlıkların betimlendiği
Neden-sonuç içeren cümleler kullanıldığı
Birden çok duyuya seslenildiği
Yoruma yer verildiği
Pekiştirme yapıldığı
Denizin mınltısından başka ses yoktu çevrede. Bulutlar yine ağır
ağır gökyüzünde dolaşıyorlardı. Fakat daha yükseklere çıkmış-
lardı şimdi. Gökyüzü de tıpkı deniz ama daha dalgalı, daha hırçın
bir deniz... Bulutlar, yeryüzüne saldıran beyaz köpüklü dalgalan
andırıyordu. Gavrila bu korkunç sessizliğin, bu yüce güzelliğin
ortasında ezildikçe eziliyor, Tanrı'dan patronunun bir an önce
dönmesini diliyordu. Ya Çelkaş geri dönmezse. Zaman, gök-
yüzündeki bulutlardan daha ağır ilerliyordu. Sessizlik, gittikçe
daha çok ürkütücü oluyordu. Ansızın dalyanın oradan bir şıpır-
ti, insan seslerine benzeyen birtakım gürültüler geldi.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıdakilerden hangi-
si söylenemez?
Kar bir saatten beri yağıyor. Ağaçlar hep kar yüklü. Çamlar, bu
ağır ve uçuk giysinin altında ezilmiş, beyaz piramitlere dönmüş-
tü. Yoğun biçiminde yağan karın esmer perdesinin arkasından
daha cılız ağaççıklar, karanlıkta ancak görülebiliyordu. Kar o ka-
dar çok ve hızlı yağıyordu ki on adım ilerisini seçmek mümkün
değildi. Duvara oyulmuş döner merdivenlerden inmeye başla-
yınca gerçekten korktum. Bana sanki arkamdan yürüyorlarmış,
şimdi omuzlarımdan tutup beni götüreceklermiş gibi geldi. Eve
döneyim dedim fakat bahçeyi baştan başa geçmek gerektiği için
cesaret edemedim. Ovaya bakan kapının açıldığını duydum.
Bu parçanın anlatımıyla İlgili olarak aşağıda verilenlerden
hangisi
A)
B)
C)
D)
E)
Değişik duyulara seslenen ayrıntılardan yararlanılmıştır.
Sayıp dökmelere yer verilmiştir.
Karşılaştırmaya başvurulmuştur.
Eksiltili cümleler kullanılmıştır.
Kşileştirme yapılmıştır.
A)
B)
C)
D)
E)
Benzetmeden yararlanılmıştır.
Oykülemeye başvurulmuştur.
Niteleyici sözcüklere yer verilmiştir.
Neden-şonuç İlişkisi kurulmuştur.
Abartmadan yararlanılmıştır.
81