ÖSYM,
SORULARI NEREDEN HAZIRLIYOR?
14. Psikiyatrik uygulamaların omurgasını hasta ile yapılan
görüşmeler oluşturur. Psikiyatrik görüşme, diğer tıp
dallanndaki tanı ve tedaviye yönelik tüm tıbbi
işlemlerin yerini alan temel bir işlemdir. Kuşkusuz
diğer tıp dallarında da hastayla yapılan görüşmenin,
alınan bilginin tartışılmaz bir önemi vardır. Ancak bu
branşlarda tanı; esas olarak çeşitli fizik muayene
yöntemleri, radyolojik ve laboratuvar incelemeleriyle
konur. Hastanın görüşmeye katkısı veya çaba
göstermesi sınırlıdır. Oysa psikiyatrik tanı, büyük
ölçüde hekimle hastanın görüşmesine ve hekimin
hastanın sözel ifadeleri ile sözel olmayan ifadelerini
yorumlamasına dayanır.
Bu parçada psikiyatrik görüşmelerin Önemi,
aşağıdaki anlatım yöntemlerinden hangisi Ön
plana çıkarılarak vurgulanmıştır?
"Psikiyatrik uygulamalar n omurgasını hasta ile yapılan
görüşmeler oluşturur. Psikiyatrik görüşme, diğer tıp
dallarındaki tanı ve tedaviye yönelik tüm tıbbi işlemlerin
yerini alan temel bir işlemdir. Kuşkusuz diğer tıp dallarında
da hastayla yapılan görüşmenin, alınan anamnezin
tanışılmaz bir önemi vardır. Ancak bu branşlarda tanı; esas
olarak çeşitli fizik muayene yöntemleri,
radyo ojik ve laboratuvar incelemelerle
konur. Hastanın görüşmeye katkısı veya
bunun için çaba göstermesi sınırlıdır. Oysa
psikiyatrik tanı, büyük Ölçüde hekimle
hastanın görüşmesine ve hekimin hastanın
sözel ifadeleri ile sözel olmayan ifadelerini
yorumlamas na dayanır. Hasta görüşmenin
tamamında etkin bir rol oynar ve
goruşmenın seyrını, goruşmecının
yorumlarını belirgin bir biçimde yönlendirir.
Üstelik, psikiyatrik görüşmelerin aynı
ATRiSTiN
A) Örnekleme
B) Nesnellik
C) Tartışma
@Karşılaştırma E) Tanık gösterme
us- 2014
34. Öykülerinde ağırlıklı olarak eski ile bağlarını koparmış,
yeni ile de uyum sağlayamamış bireyin, toplum içinde
yalnızlaşmasını ve bir çöküşe doğru yol alışını anlatır.
Bu, bir anlamda topluma yabancılaşmış bireylerin
kaçınılmaz yazgısıdır. Toplumu, aileyi ayakta tutan İç
dinamikler, ahlaki özellikler kaybolmuş, bunların yerini
alması düşünülen şeyler de bu boşlukları
dolduramamıştır. Böylece toplumsal yapıda artık hiçbir
şeyi yerinde bulamayan birey, hastalıklı bir hâlde
"ortalıkta dönüp durmaktadır.” Bu yabancılaşmaya
kimi bireyler çeşitli başkaldırı yöntemleriyle karşı
durmaya çalışırlar. Ama bu karş koyuşlar, kişiyi, yanlış
İşleyen toplumsal yapı içinde ezilmekten kurtaramaz.
Birey, dramatik bir kurban olarak olumsuz şartlarda
yaşamanın bedelini ağır bir şekilde öder.
Bu parçada tanıtılan yazar ve öykü kişileri ile ilgili
olarak aşağıdakilerden hangisi ş.ğy!ppgmpg?
A) Çoğunlukla çevresinden ve değerlerinden
kopmuş olan bireyin tek başına kalışını işlemiştir.
B) Toplumla uzlaşmayan, çatışma hâlinde olan
kişilere yer vermiştir.
@ Sahip olduğu değerler için mücadele etmek
yerine olup biteni uzaktan İzlemeyi yeğleyen
kişileri anlatmıştır.
D) Aile kurumunun geçirdiği sarsıntıları ele almıştır.
E) Toplumda ortaya çıkan yeni değerler bireyler
açısından eskileri kadar işlevsel olmamıştır.
YGS - 2013
ÖSYM
zamanda tedavi edici bir değeri vardır. Bu bakımdan
görüşme tekniklerinin öğrenilmesi, psikiyatristlerin
kazanması gereken en önemli beceri olarak kabul edilir."
(Prof. Dr. ismet KIRPINAR, Genç H Kitabi:
Psikiyatrik Muayene ve Semiyoloji , s. 1 9)
"Rasim Özdeneören öykülerinde ağırlıklı olarak, eski ile
bağlannı koparmış, yeni ile de uyum sağlayamamış boş uktakj
bireyin toplum içinde yalnızlaşmasını ve bir çöküşe doğru yol
alışını anlatır. Bu, bir ananda topluma yabancılaşm ş bireylerin
kaçınılrnaz yazgısıdır. Toplumu, aileyi ayakta tutan iç dinam ikler,
moral unsurları insani ilişkilerden çekilmiş, yerine ikame edilen
şeyler de boşlukları dolduramamıştır. Böylece toplumsal
yapıda hiçbir şeyi yerinde bulamayan birey, hastalıklı bir hâlde
"ortalıkta dönüp durmaktadır." Bu yabancılaşmaya kimi
bireyler çeşitli başkaldırı yöntemleriyle karşı durrnaya çallşrlar.
Ama bu bireysel karşı koyuşlar, kişiyi, yanlış
şleyen toplumsal yapınn çarkında ezilrnekten
kurtaramaz Birey, drarnatik bir kurban olarak,
olumsuz şartlarda yaşamanın bedelini ağır
bir şekilde öder. Aslında yabancılaşma,
toplumun her alanında yaşanmasına karşın,
"çarpılma" ancak belli bir bilinç düzeyine
ulaşmış, bu yabancılaşmayı bireysel
konumda hissedebilen bireyler üzerinde
açığa çıkmaktadır. Bu da bireyin kendisini
anlamayan çevresiyle çatışması, dolayısıyla
da yalnızlığının derinleşmesi sonucunu
doğurur."
ÖYKÜMÛZÛN KIRK
(Necip Tosun, Öykümüzün Kapısı, s. 284-285)