ÖSYM,
SORULARI
Arkeogenetik, insanlığa dair geçmişi moleküler
sayesinde - benimsenen
- 2018
NEREDEN HAZIRLIYOR?
genetik teknikler araştıran bir bilim dalı olarak
tanımlanabilir. Bazı temel konular üzerindeki
çalışmalar henüz sürmekteyse de hızla bir bilim
dall hâline gelmiştir.
Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden
hangisi sırasıyla getirilmelidir?
Arkeogenetik, insanlığa dair geçmişin moleküler genetik
teknikler kullanılarak araştırılması olarak tanımlanabilir. Bazı
temel konular üzerindeki çal şmalar henüz sürmekteyse de,
hızla gelişen bir bilim dalı haline gelmiştir. 1919 gibi erken
bir tarihte insana ait kan gruplarının incelenmesiyle
başlayan, 1950' lere gelindiğinde epey mesafe kaydetmiş
olan genetik bilimindeki gelişmeler arkeogenetik alanında
da etkili olmuş, biyokimya çalışmalar ilerledikçe daha da
A)
B)
C)
D)
yoluyla - değişken
deneyerek - bilinen
geliştirerek - sevilen
kullanarak - gelişen
fazla veri, Özellikle de kan grupları ve
enzimler gibi "klasik” genetik izlerden
birçok başka bilgi edinilmesi mümkün
olmuştur.
(Arkeoloji: Anahtar Kavramlar — Derleyenler:
Colin Renfrew-PauI Bahn, İletişim Yayınlan,
sayfa 19)
Arkeoloji
8.
(I) Tanpınar' yarım kalmış son romanı Ay'daki Kadın
bir rüyadan uyanışla başlar ve içinde "rüya"
sözcüğünün geçtiği bir cümleyle yarıda kalır. (II)
Kitapta en çok yinelenen sözcüktür rüya; roman da
adını, edebiyatımızda benzeri az bulunur bir mizahla
kurulmuş eşsiz bir rüyadan alır. (III) Tanpınar'ın roman
ve şiirlerini yakından tanıyanlar için Ay'daki Kadın'ın
baştan aşağı bir rüya dili ve atmosferiyle kurulduğunu
söylemek de şaşırıcı olmayacaktır. (IV) Ay'daki Kadın,
daha ilk sayfasından anlaşılacağı gibi okuyucuyu
Tanpınar'ın o bilinen dünyasının hazlarına hemen
götüren bir roman. (V) Öte yandan, tamamlanmamş
kitabın dünyası, çok belirgin düzeltmeleriyle
Tanpınar'ın kimi romancı sırlarını ve kararsızlıklarını
açığa vuran bir dünya.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin
hangjsjnde kişişeı düşünceye
C) III.
YGS-2012 •
ÖSYM
"Tanpınar'ın yarım kalmış son romanı Ay'daki Kadın bir
rüyadan uyanışla başlar ve içinde "rüya" kelimesinin geçtiği
bir cümleyle yanda kalır. Kitapta en çok yinelenen
sözcüktür rüya; roman da adını, edebiyatımızda benzeri az
bulunur bir mizahla kurulmuş eşsiz bir rüyadan alır.
Tanpınar'ın roman ve şiirlerini yakından tanıyanlar için
Ay'daki Kadın'ın baştan aşağı bir rüya dili ve atmosferiyle
kurulduğunu söylemek de şaşırtıcı olmayacaktır. Kısaca,
Ay'daki Kadın, daha ilk sayfasından
anlaşılacağı gibi okuyucuya o bildik
Tanpınar dünyasının hazlarına hemen
götüren bir roman. Öte yandan,
tamamlanmamış kitabın dünyası, ekleri ve
dikişleri gözüken, bu yüzden de Tanpınar'ın
kimi romancı sırlarını, kararsızlıklarını ve
etkilerini açığa vuran bir dünya."
(Orhan Pamuk, Öteki Renkler: Seçme
Bir Hikâye, s.181)
ORHAN Öteki
Renkler
PAMUK-