29.
Osmanlı zamanında "cümle-i hikemiyye, kelam-l kibar"
ve "vecize" namıyla bilinen; Cumhuriyet Dönemi'nde
özlü söz ve özdeyiş karşılıklarını kazanan, Batı etkisiyle
aforizma ve motto sözcükleriyle de karşılanan sözler,
içeriklerine ve kullanım amaçlarına göre farklı şekillerde
adlandırılmışlardır. Yine de "az sözle çok şey söylemek"
düsturuyla oluşturulan bu sözlerin hepsi, aynı edebî
türün üyeleridir. Muhtelif adlandırmaların arasında en
kapsayıcı olanı ve kulağa en hoş geleni "özlü söz" ol-
malı ki en fazla tercih edilen olmuştur. Başka bir tabirle;
bugün aforizma, motto, vecize denildiğinde pek çok zi-
hinde tam olarak ne kastedildiğinin anlaşılmama ihtimali
söz konusuyken özlü sözden muradın ne olduğunu he-
men hemen herkes açık ve net bir şekilde anlar.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söy-
lenebilir?
A) "Özlü söz" kavramı, Batı etkisinin bir sonucu olarak
Türkçeye girmiştir.
B) "Aforizma", "motto" ve "vecize" sözcükleri, özlü sözün
farklı kullanım alanlarını ifade eder.
C) "Özlü söz", farklı dönemlerde farklı şekillerde adlan-
dırılmış olsa da temelde aynı edebî türü ifade eder.
D) "Kelam-l kibar" ve "cümle-i hikemiyye" gibi ifadeler,
özlü sözün Cumhuriyet Dönemi'ndeki karşılıklarıdır.
E) "Özlü söz" kavramının en yaygın kullanılma sebebi,
Batı dillerindeki karşılıklarından daha eski olmasıdır.
30.
11
Türkçe
Önceleri kamyon kasalarında, otomobillerin arka camla-
rında yahut dükkân duvarlarında rastladığımız "Biz kim
senin varlığıyla var olmadık, yokluğuyla da eksilmeyiz!"
ya da "Cehenneme benimle gelmeyeceksen günahla-
rımdan sana ne!" nevinden "arabesk" sözleri, sosyal
medyanın herkese eşit bir şekilde paylaşma imkânı sağ-
laması sonucunda ekranlarda da sıkça görmeye başla-
dik. Çektirdiği fotoğrafı süslemek isteyen birinin resmin
altına "Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle
kullansın." ya da "Belki kral olmadım ama kral da ta-
nımadım." türünden sözler yazmasına bir şekilde şahit
oluyoruz. Şiir, öykü, roman, deneme vs. tüm edebî tür-
[erden daha çok okuyucusu olan ve her gün binlerce kez
paylaşılan bu sözler, belki de bir gün, popüler edebiyatın
ya da halk edebiyatının bir türü olarak algılanacak.
Bu parçanın yazarının aşağıdakilerden hangisini
söylemesi beklenir?
A)
B)
C)
D)
E)
TYTU451-2
Arabesk sözler, sosyal medyanın yaygınlaşması so-
nucu ortaya çıkmış bir türdür.
Sosyal medya, insanların edebiyatla olan bağını ko-
pararak onları arabesk sözlerle yetinmeye itmiştir.
Arabesk sözler, edebiyatın diğer türlerine kıyasla
daha yüzeysel ve değersizdir.
Sosyal medyada paylaşımı yaygınlaşan arabesk
sözler, zamanla edebiyatın bir parçası olarak kabul
görebilir.
Arabesk sözler, büyük kitlelerin duygularını ifade et-
mede edebî ürünlerden daha etkilidir.
Diğer sayfaya geçiniz.