Örnek Soruyu Değiştir

OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI Tımarlı Sipahiler kimin emri alında çalışmıştır? ARİ DERS Tımar sahipleri, savaş zamanında hazırladıkları cebelülerle birlikte sefere katılırdı. Seferlere katılmayan sipa- hilerin dirlikleri ellerinden alınır, idam da dâhil çeşitli cezalara çarptırılmaları söz konusu olabilirdi. Sancaklara dağınlan Tımarlı Sipahiler, sancakbeyinin emri altındaydı. Seferler sırasında sipahilerin onda biri, bulundukları bölgenin korunması, asayişin sağlanması ve günlük işlerin görülmesi amacıyla geride bırakılır böylece üretimin devamlılığı sağlanırdı. Tımarın uygulanmadığı eyaletlerdeki toprak sistemi nasıldı? Tımar Sistemi'nin dışında kalan bölgelerde İltizam Usulü uygulanıyordu. Bu uygulama ile vergilerin toplanıp hâzineye gönderilmesi işinin açık artırma ile sağlanıyordu. En çok payı veren kişi bu işi alır ve vergileri toplayacak kişiye "Mültezim" denirdi. Osmanlı Devleti'nde 16. Asırdan itibaren eyaletler çeşitli sınıflara ayrılmıştır. Bunlar: » Saliyaneli (Yilliki') Eyaletler: Tımar Sistemi'ni uygulanmayıp vergilerin yıllık olarak toplandığı eyaletlere de- nir. Bunlar Bağdat, Tunus, Cezayir gibi yerlerdir. Saliyanesiz (Yıllıksız) Eyaletler: Tımar Sistemi'nin uygulandığı eyaletlerdir. Bunlar Rumeli, Budin, Anadolu, Karaman, Dulkadir, Sivas, Diyarbakır, Halep, Şam gibi yerler. » İmtiyazlı Eyaletler: Bir prens tarafından yönetilen eyaletlerdir. İç işlerinde bağımsızdırlar. Bunlar, Eflak, Boğ- darı, Erdel, Ragüza ve Sakız Cumhuriyeti, Kırım, Hicaz gibi yerler. Bu hükümetlerden bağlılık vergileri alınırdı. Kırım ve Hicaz'dan (Mekke Emirliği) vergi alınmazdı. MALİYE TEŞKİLATI Osmanlı maliye örgütü Bizans, Abbasi, İran ve İlhanlı maliye örgütlerinden etkilenmiştir, XVI. Yüzyıldan itibaren maliye klasik biçimini almıştır. Mâliyenin başında defterdar bulunmaktadır, divanda mâliyeyi başdefterdar tem- sil etmektedir. Defterdarlık makamının özellikleri II. Murat'tan itibaren merkezde gelir-giderlerin tespit edilmesi vevergilerin toplanmasıyla ilgilenen bir defterdar vardır ve eyaletlerde onun adına görev yapan bürolar yer alır. Ülke sınırları genişleyince defterdar sayısı artmış- ör. Rumeli defterdarı başdefterdar konumundadır ve onun yanı sıra Anadolu defterdarı, sonraki yıllarda da Arap Acem defterdarı ve Tuna defterdarı bulunmaktadır. Başdefterdar hazine işlerini (Hazine-i Hümayun) padişah adına yürütmekle görevlidir. Hâzineve giren her şeyin kaydını tutmaktadır. Defterdarın sorumlu olduğu hazine sarayın ve padişahın özel masraflarının karşılanması ve olağanüstü durumlarda yapılacak harcamalar için kurulmuş enderun hâlinesi ve padişahın ceb-i hümayun'u dışında kalan birinci hazinedir. Osmanlı mâliyesindeki hazineler Osmanlı mâliyesi, dış hazine (hazine-i miri) ile iç hazine ve enderun hâzinesi olarak esas itibarıyla üç kısımdan meydana geliyordu. a, DIŞ Hazine Dış hazine devletin esas hâzinesidir. Devletin umumi gelirleri burada toplanır ve icap eden masraflar yine bu- radan yapılırdı. Diğer iki hazine ise padişaha ait hâzinelerdi. Devlete ait gelirlerin toplandığı ve her türlü mali işlemlerin yürütüldüğü dış hazine'ye hazine-i amire de denirdi. Bu hâzinenin sorumluluğu defterdar ile veziria- zamın üzerinde idi. Devlet gelirlerinin toplanması yani iltizam işlerini de hazine- i amire yürütürdü. www.dizgikitap.com 201 S2büYALÇlN