OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
Şehzade
TARİ
DERS
OT
Saray geleneğine göre dört yaşına gelen şehzade, haremdeki Şehzadegân Mektebinde İlk eğitimine başlardı.
"Bed-i Besmele Merasimi" denen ve bütün devlet adamlarının kaüldığı büyük bir törende şehzadeye, konusu
besmele öğretimi olan ilk dersi şeyhülislam verirdi.
ö Padişahlar, devletin kuruluş dönemlerinde kardeşlerine ve şehzadelere yönetimde görevler verirdi. I. Murad
Dönemi'nden İtibaren İse şehzadeler on dört on beş yaşına geldiklerinde, sancakbeyi olarak görevlendirilmeye
başlandı. Sancaklara vali olarak atanan şehzadelere 'Çelebi Sultan" denirdi.
Sancağa çıkma izni verilen şehzadeler, Şehzade Alayı denilen büyük bir törenle başkentten uğurlanırdı. Bu bü-
yük tören, Osmanlı Devlet yönetiminde şehzadelere verilen önemin bir göstergesiydi.
Sancağa çıkma usulünün temel amacı, İleride padişah olacak Olan şehzadelerin devlet yönetiminde tecrübe ka-
zanmasmı sağlamaktı. Sancağa çıkan şehzadenin yanında "Lala" denilen tecrübeli bir devlet adamı bulunurdu.
Osmanlı Devleti için stratejik öneme sahip olan şehzade sancaklarının birçoğu aynı zamanda eski beyliklerin
merkezleriydi. Balıkesir, Kütahya, Manisa, Antalya, Konya, Kefe, Amasya, Sivas, Karaman, Trabzon, Bolu şehza-
delerin gönderildikleri önemli yerleşim yerleriydi.
OSMANLI DEVLETİ'NDE ASKERÎ SINIF
Ö Osmanlı Devleti'nde toplum, sosyal hayatın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için iki büyük sınıfa ayrılmıştır.
Bunlardan birincisi saltanat beratı ile padişahın dinî ya da idari yetki tanıdığı kişilerden oluşan yönetenler yani
askerî smıftır. Diğeri ise, idareye katılmayan muhtelif din ve soylara mensup zümrelerden oluşan yönetilenler
yani reayadır. Reayanın görevi, üretim yapmak ve vergi vermek suretiyle askerî sınıfl desteklemektir.
OSMANLI DEVLETİ'NDE YÖNETENLER SINIFI (ASKERÎ SINIF)
Kıuç EHü (SEYFİYE)
KALEM EHLİ (KALEMİYE)
Seyfiye sınıfını Enderun veya diğer
eğitim kurumlarında yetişen ve
ümera da denilen kişiler oluştur-
muştur. Bu sınıf kapıkulu askerleri
ve tımarlı sipahiler ile subaşı, san-
cakbeyi, beylerbeyi, vezir ve sadra-
zam gibi görevlileri kapsamaktadır.
Devletin yazışma, mali ve dış İşle-
rinden sorumlu nişancı, defterdar,
reisülküttap gibi görevlilerden
oluşmaktadır. Başlangıçta med-
rese eğitimi görmüş kimseler, bu
meslekte çoğunluğu teşkil ederken
sonraları intisap usulüyle yetişip
yükselmiştir.
İLİM EHLİ (İLMİYE)
Medreselerden yetişen ve ulema
da denilen kişilerden oluşmuştur,
Kadı, müderris, kazasker ve şeyhü-
lislam gibi devlet görevlileri bu sınıf
içerisinde yer almıştır.
Ğ Osmanlı devlet sisteminin temeli, seyfiye, kalemiye ve İlmiye sınıflarının birlikteliğine dayanır. Bu birlikteliğe
dayanan yapı içinde görev ve yetkileri kanunnameler ile ortaya konan ümera, ulema ve kalem erbabı merkez
ve taşra teşkilatının işlemesinde katkı sağlamıştır.
ö Kalemiye sınıfı, merkez teşkilatında Osmanlı bürokratik geleneklerinin oluşmasında, resmî yazışma usullerinin
ortaya çıkmasında önemli rolü olmuştur.
İlmiye sınıfı denilince sadece ilim adamları ve eğitim kavramları anlaşılmamalıdır. Bu sınıf devletin yargı, yöne-
tim ve şehir hizmetleri de dâhil olmak üzere birçok alanında hizmet veren bir teşkilattr. Bunun yanı sıra askerî
ve idari sımhn da ilmiye teşkilatınca yetiştirildiği düşünüldüğünde, Osmanlı Devleti'nin asırlarca ayakta kalma-
sında ilmiye sınıfinın büyük rolü olduğu görülmektedir.
wwwdİzgİkİtap.com
177
Sda„L YALÇIN