OSMANLI KÜLTÜR VE UYGARLIĞI
Kapan ve Kapan Emini
DERS
OT
b Osmanlı Devleö'nde ihtiyaç malları ve ham maddeler şehirlerdeki "kapan" adı verilen toptancı hallerine getiri-
lirdi. Burada "kapan emini” adını taşıyan görevlilerce eşit olarak sağcılara ya da imalatçılara dağıtılırdı, Böylece
bir malın üretim safrasından satış noktalarına kadar tek elden dağıtmı sağlanıyor ve aracısız olarak tüketiciye
ulaştırılarak fiyat artışı engelleniyordu. Ayrıca bölgedeki arz-talep dengesine göre fazla gelen ürünler ihtiyacı
olan diğer eyalet ve sancaklara gönderiliyordu.
Kara yolu ulaşımındaki önemli birimler
ö
Osmanlı Devleti geniş sınırlara sahip olduğundan değişik ticaret yolları ülkeden geçmekte olup işlek bir ulaşım
ağı ve şebekesi kurulmuştu. Yol ağı üzerindeki menziller arasında at, katır ve deve kervanlarının seferler yapma-
larına imkânlar hazırlanmıştı.
Menzil örgütü ile devlet, resmî haberleşmedeki güven ve hızı sağlamak için her menzilin çevresindeki köy ve
kasabaları dinlenmiş ulak hayvanı bulundurmak ve habercileri ağırlamakla yükümlü kılmıştı,
Ayrıca buralarda esnaf örgütü kuralları içinde taşımacılığı meslek edinmiş Mekkâri taifesi, özel ulaşım ve ticari
mal naklini üstlenmişlerdi.
Ulaşım güvenliğinin sağlanması için zaviyeler yaptırılmış, yol, geçit ve köprülerde dervişler istihdam edilmiştir.
Sonralan bu amaçla derbent teşkilatı oluşturulmuş, Anadolu'da ve Rumeli'de binlerce aile, avarız vergilerinden
muaf tutularak bu işle görevlendirilmiştir. Osmanlı ekonomisinde tüccarlar niteliklerine göre üç gruba ayrılmıştı.
NOT.
Tacir-i mütemekkin yani sermayedarlar, malı ucuz ve bol olduğu dönemde depolayıp fiyatlar arttığında satıp
kâr ederdi. Tacir-i seffar, bir bölgeden malın fiyatının yüksek olduğu başka bir bölgeye mal taşıyarak kâr eder-
di. Bir de belli bir yerde mal gönderebileceği güvenilir temsilcileri bulunan ve bu yolla ticaret yapanlar vardı.
Osmanlı parasında görülen değişim
Ğ Amerika'nın keşfi sonrası Avrupa'ya akan değerli madenler, XVI. yüzyıldan itibaren Avrupa'da ticaretin geliş-
meşini sağlamıştır. Amerika'dan gelen gümüşün, giderek artan miktarda Osmanlı ülkesine girmesi, akçenin
değerinin düşmesine neden olmuş ve fiyatlarda geniş çaplı dalgalanmalara yol açmıştır. Bununla birlikte Os-
manil Devleti'ne giren paranın burada kalmayarak İpek Yolu'nu takiben İran'a, oradan da Hindistan'a geçmesi,
Osmanlı'nın ticaret dengesini büyük ölçüde etkilemiştir.
Orhan Bey Dönemi'nde ilk gümüş parayı bastıran Osmanlılar, Fatih Dönemi ile birlikte altın para basmaya baş-
lamıştır. XVI. yüzyılda sınırların hızla genişlemesi, nüfusun artması, ekonomik yapının gelişmesi ve kamu harca-
malarının çoğalması karşısında Osmanlı Devleti, yeni maden ocaklarını işletmeye ve taşra eyaletlerinde de altın
ve gümüş para basmaya başlamıştır.
Osmanlı Devleti son dönemlere kadar altın ve gümüş gibi değerli madenlerden sikke kestirmiş ve para bastır-
mışnr. Bu paraların gümüşten kesilenlerine akçe denmiştir ki Osmanlı ekonomisinin temel birimini akçe oluştur-
muştur. Padişahın izniyle darphanede kestirilen bu paraların dışında, ülkede yabancı altın ve gümüş paralar da
serbestçe kullanılmışür.
Osmanlı Devleti farklı zamanlarda para değerlerinde oynamalar yapmıştır. Osmanlı'da, devlet görevlileri dışın-
daki kişilerin para ve fiyatlar üzerindeki etkisi, devletin zaman zaman tedavüldeki parayı çekerek yerine değeri
ayarlanmış akçe çıkartmasına neden olmuştur. Bu para ayarlamalarına "sikke tashihi” denmiştir. Bazen de altın
ve gümüş sikkelerin bakır oranı artırılmış veya sikkelerin hacmi küçültülerek "sikke tağşişi" politikası uygulan-
mışÖr.
vmw.dizgikitapcom
207
SdnwYALÇIN