OSMANLI İMPARATORLUĞUNDA BUHRAN VE DEĞİŞİM
sürüldü. Eylül 1675'te Ülgün'de öldü.
TARİ
DERS
OT
ö Taraftarlan mesihlerinin ölümünden sonra da efendilerine bağlı kalmaya devam ettiler. "Dönme" diye adlandı-
rılan bu grup, uzun süre toplum içerisinde Müslüman görünürken, kendi içlerinde inançlarını muhafaza ettiler.
Fransa İle Dostlukta Düşmanlığa
Osmanlı İmparatorluğu ile Fransa arasında 16. yüzyılda kurulan ittifak 17. yüzyılın ilk yarısında da devam etti.
Ancak Fransızlar, 17. yüzyılın ortalarından itibaren bir taraftan Osmanlı İmparatorluğu'nun nimetlerinden is-
ifadeye devam ederken, diğer taraftan aleyhimize çalışmaya başladılar. Fransa, "Güneş Kral" lakaplı Fransız
hükümdarı XIV. Louis zamanında Girit'te Osmanlılarca karşı savaşan Venedikliler'e yardım gönderdi.
Fransa'yla Diplomatik Kriz
Deniş de La Haye 1665'te Fransa elçisi tayin edildiğinde sadarette Köprülü Mehmet Paşa'nın oğlu Fazıl Ahmet
Paşa vardı. Fransa, kadim düşmanı olmasına rağmen Osmanlı'ya karşı savaşta Avusturya'ya gizlice yardım et-
mişö.
Fransa'yla İskemle Krizi!
1670'te İstanbul'a gelen Fransa elçisi Marki de Nointel, daha şehre girerken problemlere neden olmuş ve şehir
halkının sokaklara dökülerek protesto gösterileri düzenlemelerine yol açmıştı.
Fransa Cezayir Bombardımanı
ö Osmanlı İmparatorluğu'nun Afrika'daki eyaletleriyle bağları 17. yüzyılın ortalarından itibaren zayıfladı. 1671 'de
yeniçerilerin kendi aralarından seçtikleri bir reis "Dayı" adıyla Cezayir'in asıl idarecisi olmuş, Osmanlı valisinin
hükmü kalmamışü.
Cezayir, Tunus ve Trablusgarb Osmanlı İmparatorluğu'nun özerk bölgeleri hâline geldiler. Garb Ocakları adı ve-
rilen Cezayir, Tunus ve Trablusgarb'da Türk nüfusu oldukça azdı.
Cezayir, Trablusgarbve Tunus'taki Türk korsanları Hristiyan ticaret gemilerine saldırarak, yağmalarlardı. Avrupalı
devletler de Türk korsanlarına saldırılarından korunmak için haraç verirlerdi. Afrika'daki Türk korsanları, İngilte-
re ve İzlanda'ya kadar olan bölgelere yağma akınları yapmışlardır.
Fransa, 1680'lerde saldırılardan kurtulmak için Cezayir ile bir antlaşma yapmıştı. Ancak Fransızlar, esir değiş to-
kuşu maddesine uymayarak, antlaşma şartlarını ihlal ettiler. Bunun üzerine Fransız gemilerine saldırılar başladı.
Cezayir'e savaş açan Fransa, donanmasını gönderdi. Fransız gemileri 1682 ve 1683'te Cezayir'i bombardıman
ettiler. 1683'te Mezemorta Hüseyin Reis'in dayı olması üzerine bir başarı sağlayamadan geri döndüler.
Fransa'nm Türkiye'yi İşgal Planı
Avrupalı aydınlar 16. yüzyılda durdurulamayan Türk ilerleyişi karşısında Türk korkusunu yenmek için kitaplar
kaleme aldılar. Osmanlı idare tarzını örnek olarak gösteren aydınlar olduğu gibi birçok Avrupalı aydın da Osmanlı
İmparatorluğu'nu nasıl yıkmak gerektiğine dair eserler kaleme aldı. Bunların arasında Erasmus, Bacon gibi Av-
rupa tarihinin önemli birçok düşünürü vardır.
Avrupalı aydınlar, Türkler'e karşı savaş açılmasının tabiat kanunları, beşeri kanunlar ve kutsal kanunlar ba-
kımından doğru olduğunu ileri sürmüşlerdir. Osmanil İmparatorluğu'nu ortadan kaldırmak için plan yapan
önemli düşünürlerden biri de Alman filozof Leibniz'di. Leibniz 1672'de Fransa Kralı XIV. Louis'ye Osmanlı
İmparatorluğu'nu yok etmek için bir plan sundu. Gottfried Wilhelm Leibniz krala sunduğu "Memoire de Leib-
nitz a Louis 14, sur la conquete de l'Egypte, publie avec üne preface...” isimli eserinde Güneş Kral'a "Osmanlı
İmparatorluğu'nun dağılması için şartların çok uygun olduğunu, sadece Mısır'ın değil bütün Doğu'nun isyan için
korkmadan arkasına düşeceği bir kurtarıcıyı beklediğini" söylüyordu.
www.dizgikitap.com
YALÇIN