OSMANLI İMPAR4TORLUĞUNDA BUHRAN VE DEĞİŞİM
ARİ
DERS
OT
Sadrazamın komutasında 1657 Haziranında İstanbul'dan hareket eden donanma ve kara askeri Çanakkale
Boğazı'na ulaştı. Sadrazam yolda askerlerin yoklamasını yaptırarak, bulunmayanları ordudan çıkartmıştı. Sad-
razam, Gelibolu'dan Kal'a-i Sultaniye (Çanakkale) tarafina geçerek, orayı karargâh yaptı. Düşman gemileri topa
tutulduktan sonra, donanmaya Venedik gemilerine saldın emri verildi.
Boğaz ablukasının kaldırılmasının ardından sıra Bozcaada ve Limni'nin geri alınmasına gelmişti. Düşman gemileri
Bozcaada'ya çekilmişti. Sadrazam gece vakti adaya asker çıkararak, Bozcaada'yı geri aldı. Düşman donanmasının
mağlubiyeti ve Bozcaada'nın geri alınması İstanbul'da sevinçle karşılanıp, şenlikler yapıldı.
Abaza Haşan Paşa İsyanı
Köprülü Mehmet Paşa dönemin önemli Celâli liderlerinden iken devlet tarafindan affedilerek hizmete alınan
Abaza Haşan Paşa'yı önce Halep valiliğine tayin etmiş, daha sonra da Erdel seferine çağırmıştı. Köprülü'nün
sert icraatından kaçanlar ise Abaza Haşan Paşa'nın etrafinda toplanmaya başlamışlardı. Şam Valisi Tayyarzâde
Ahmed Paşa, Anadolu Valisi Can Mirza Paşa başta olmak üzere ondan fazla vali yanlarında sarıca ve sekbanlarla
Konya'da toplandılar. Paşaların yanındaki kuwet, 30 bin kişiyi geçmişti.
Abaza Haşan Paşa, Köprülü'nün Erdel seferi davetine uymadığı gibi, padişahtan, sadrazamı azletmesini istedi,
Bu isteği kabul edilmeyince Anadolu'da büyük bir Celâli isyanı başlattı.
Yerli kulu: Sınır kaleleri ile önemli merkezlere İstanbul'dan üç yıllığına yeniçeriler gönderilerek devletin otoritesi
sağlanırdı. Ancak merkezi otoritenin bozulması üzerine mahalli halktan asker yazılmaya başlanmıştı. Bu asker-
lere yerli kulu denirdi.
Yangınlar
ö İstanbul'un üçte birini viraneye çeviren büyük yangın 24 Temmuz 1660'da meydana geldi. Ayazma Kapısı dışın-
da peyda olan yangın derhal sur içine sıçradı. Bayezid, Süleymaniye, Şehzadebaşı, Fatih, Molla Gürâni, Uzun Çar-
ş, Mahmutpaşa, Hocapaşa, Tahtakale, Sultanahmet, Nişanca ve Unkapanı gibi şehrin müreffeh semtleri alev
lere kurban gitti. Binlerce binanın harap olduğu ve büyük can kaybının yaşandığı bu felaketten sonra İstanbul
halkı bir de kıtlık ve salgın hastalıklarla boğuştu. 120 saray ve konak, 40 hamam, 360 cami ve mescid, IOC)'den
fazla mahzen, birçok tekke, medrese, kilise ve ev alevler arasında kaldı. 4000'e yakın inşan yangın ya da yangının
sebep olduğu diğer felaketlerden ötürü hayatını kaybetti.
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'nın sadrazamlığı
Köprülü Mehmet paşa 85 yaşına gelmişti ve yaşlılığı İş görmesine engel olmaya başlamıştı. İyice kuşkucu Olan
sadrazam gittikçe sertleşiyordu. Padişah, sadrazamlığa Şam Beylerbeyi olan oğlunu getireceğine söz verince
görevinden ayrıldı. Fazıl Ahmet Paşa, İstanbul'a babası öldüğü gün (30 Ekim 1661) geldi. IV. Mehmet sözünde
durarak sadrazamlığa onu tayin etti.
Fazıl Ahmet Paşa babasından daha yumuşak ve zeki bir idareciydi. Gerektiğinde birçok kişiyi idam etmesine rağ-
men, isteklerini siyasi dehası ile yerine getirterek, fazla sertliğe başvurmadan babasının acımasızlığının Osmanlı
İmparatorluğu'nda yarattığı korkuyu ortadan kaldırdı.
Yeni Camii'nin Açılışı
16. yüzyılın sonlarında Osmanlı siyasetinde adından sıkça söz ettiren III. Murad'ın eşi Safiye Sultan sur içinde
kendi adına bir külliye yaptırmak istemiş ve bu külliyeye yer açmak için bugünkü külliye civarında yaşamakta
olan Yahudiler İstanbul'un başka muhitlerine nakledilmiştir.
Haliç'eyeni bir görünüm ve kimlik kazandıran külliyenin inşasına III. Mehmed zamanında, 1597'de başlanmış-
ti. İlk olarak Mimar Davud Ağa'nın nezaretinde başlayan inşaat çalışmaları, onun 1598'de azl ve kati edilmesi
üzerine Mimar Dalgıç Ahmed Ağa tarafından sürdürülmüştü. Cami zemin kat pencerelerine kadar yükselmişken
ww.v.dizgikitap.com !
135
ş2büYALÇIN