6.
7.
Orta Çağ'dan Yeni Çağ'a bir geçiş dönemi olan Rönesans,
yeniden doğuşun hem kültürel gelişmede hem sosyal ya-
şamda hem de felsefede yaşandığı çağdır. Dine bağlı olan,
bir anlamda uykuda olan felsefenin yeniden canlanıp dü-
şüncenin ve aklın yeniden Öne çıktığı bu çağda Orta Çağ
çözülme yaşarken, Yeni Çağ'ın fikir ve ilkelerinin tohumları
atılmaya başladı,
Buna göre aşağıdakilerden hangisi Rönesans felsefesi-
nin Özellikleri arasında gösterilemez?
A) Dinden bağımsız, deneyin ve aklın öne çıktığı bir felsefe
yapılır.
B) Sistemler çokluğu, çok renkli düşünce tablosu ve ulusal
dillere yönelme vardır.
C) Eskiyi sağlamlaştırmaktan çok, yeni bir şeyler üretmek
goze çarpar,
D) Otoritelerden bağımsız Olma, kendisi Olma, bireycilik Ön
plana çıkmıştır.
E) İnsanı, evreni ve varlığı otoritelerle tanımaya çalışan bir
yapıya sahiptir,
Hobbes'a göre temsilci bir kişi olduğunda, devlet bir mo-
narşidir_ Bir araya gelecek herkesten Oluşan bir heyet ise,
demokrasidir veya halk devletidir. Sadece bir keşimin heyeti
olduğunda ise, aristokrasi adını alır. Başka türde bir devlet
olamaz.
Buna göre devletlerin bu şekilde sınıflandırılmasında
kullanılan Ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?
8.
9.
Orta Çağ İçin doğa güvenilemez, kavramlamaz bir
şeydi. Doğayı çok az bilip anladığı için Orta Çağ inşanı
doğa karşısında bir güvensizlik duyuyor, kendini onun
karşısında çaresiz hissediyordu, Gerçi İnsanda doğayla
birleşip onu yönetebilecek olanaklarının Olduğunu sezi-
liyordu ama bu yeti de olağanüstü, şeytanca bir Şey
sayılıyordu,
Oysa Rönesans insanı doğaya kendisinden ürküntü
duyulan, bilinemez bir Şey diye değil, büyük bir güven
ve sevgiyle bakar, çünkü onu kendi içinde bulur, ken-
dişini onun içinde görür ve ona tutkulu bir özleyiş ile
yönelir.
Buna göre Rönesans insanının doğaya karşı geliştirdi-
ği güven aşağıdakilerden hangisinden kaynaklanmak-
tadır?
A)
B)
C)
D)
E)
Felsefenin bizi doğanın bilgisine ulaştırabileceğinden
Evrenin açıklanmayan hiçbir sırrı kalmamasından
Otoritelerin ortaya koyduğu bilgilere, sarsılmaz bir inanç
duymaktan
Doğanın sırlarının kavranıp ona egemen olunabilece-
ğinden
Doğada her şeyin önceden belirlenip düzenli bir hâle ge-
tirilmesinden
A)
B)
C)
D)
E)
ülkelerin gelişmişlik düzeyi
Çok uluslu olması
Hukuk kurallarının uygulanması
Egemenliğin kullanılış biçimleri
Ekonomik faaliyetlerin türü
Spinoza, uyumlu bir evren tablosu çizer. Ona göre İnşan,
bu tablo içinde, doğanın bir parçası olarak yaşamaktadır.
Doğanın bir parçası olarak yaşamayı bilen ve benimseyen
İnşan, erdemli İnsandır. Bu yaşama arttıkça İnşanın erdemli
olması da artmaktadır, inşan n bu sürede bilgi de artmakta-
dır, bilgi attıkça eylemler doğaya daha çok uyacak ve böy-
lece, İnşan daha çok Tanrı'ya göre yaşayacaktır. Başka bir
deyişle, erdemli olacaktır.
Bu parçaya göre Spinoza İçin erdemli olmanın yolu aşa-
ğldakilerden hangisidir?
z
o
A)
B)
C)
D)
E)
İyilik kleaşına uygun eylemlerde bulunmak
Ödev ahlakına uygun hareket etmek
Düşünceleri eylem alanına aktarabilmek
Kaderi anlayarak ona boyun eğmek
Doğaya uygun yaşamak
149