ISL4MİYET ÖNCESİ TÜRK TARİHİ
11. KIRGIZLAR
-TARİ
DERS
Orta Asya'da yaşayan Kırgızlar 840 yılında Uygurları mağlup ederek merkezi Ötüken olmak üzere bir devlet kur-
muşlardır. 920 yılında Ki'tan'lar tarafından zayıflatılmışlardır.
Kırgızlar, 1207 yılında Cengiz Han zamanında Moğollara boyun eğerek siyasi egemenliklerini kaybettiler. Kırgızlar
Cengiz Han'a itaat eden ilk Türk kavmidir.
XIX. yüzyılda Rusların egemenliğine giren Kırgızlar, 1991'de Sovyet Rusya'nın dağılmasıyla bağımsızlıklarını ka-
zandılar.
Canlı bir halk edebiyatının göstergesi olan destanlardan Manas Destanı Kırgızlara aittir. Bu destan dünyanın en
uzun destanı olarak bilinmektedir.
12. KARLUKLAR (Üç KABİLE YABGULUĞU)
Müslümanlarla Çinliler arasındaki Talas Savaşı'nda (751) Karluklar, Müslümanların yanında yer alarak Çinlilerin
yenilmesini sağladılar. Böylece Orta Asya'nın Türk hâkimiyetinde kalmasında etkili olmuşlardır.
Karluklar, 766 yılında, Türgişlerin siyasi varlıklarına son vererek Talas Nehri dolaylarında bir devlet kurmuştur.
Uygur Devleti yıkıldıktan sonra devletin merkezini Balasagun şehrine taşımışlardır.
Karahanlılar Devleti'nin kurulmasında etkin rol oynamışlardır.
Karluklar, XII. yüzyılda Karahitayların ve Moğolların hâkimiyeti altına girmiş, Cengiz Han'a itaat eden ilk Müslü-
man Türk topluluğu olmuşlardır.
Karluklar, tarihte İslamiyet'i kabul eden ilk Türk topluluğu olarak bilinmektedir.
13. KİMEKLER
Kimekler, VIII. yüzyılın ortalarında Köktürk Devleti'nin yıkılmasından sonra bağımsızlıklarını elde edebilmişlerdir.
Kimekler, XI. yüzyılda Kıpçakların egemenliğini kabul etmek zorunda kalmışlardır.
Kimeklerde ülke on bir ile ayrılmış, her ilin başna "tutug" adı verilen yöneticiler görevlendirilmiştir.
DEVLET YÖNETİMİ
Türklerde bugünkü anlamda devlet, "il" (el) kelimesi ile ifade edilmiştir. Budunların (milletlerin) bir yönetim
altında birleştirilmesiyle oluşan il, vatanı koruyarak milleti huzur ve barış içinde yaşatmayı amaçlayan siyasi bir
teşkilattır.
Türk devletlerinde yönetme yetkisini Gök Tanrı'dan alan kağan, bu yetkiyi sadece kendi devletinde değil yeryü-
zündeki bütün insanlar üzerinde kullanmayı düşünmüştür. "Türk cihan hâkimiyeti" olarak adlandırılan bu görev
ilk Türk devletlerinden başlayarak süreklilik arz eden millî bir ülkü hâline gelmiştir.
Türklerde devlet "bağımsızlık, halk, ülke ve teşkilat" olmak üzere birbirini tamamlayan dört unsurdan meydana
gelmiştir.
Türk devletlerinde merkezî yönetim, kağan, ayukı ve kurultaydan oluşmuştur. Türk devletlerinde devletin baş-
kanı ve hâkimiyetin temsilcisi hükümdardı.
Egemenliğin Meşruiyet Kaynağı
Türklerdeki inanışa göre hâkimiyetin asıl sahibi Tanrı'ydı. Tanrı'nın bu hâkimiyeti kağanlar vasıtasıyla kullandığı-
na inanılırdı. Tanrı bağış olan bu güç ve yetenekler Köktürk Kitabeleri'nde; kut, ülüg, küç olarak ifade edilmiştir.
» Kut: Türk kağanının "hükmetme, hükümdarlık güç ve yetkisi" yani "siyasi iktidar" sahibi olması demekti.
Ülüg (Ülüş): Tanrı'nın Türk ülkesinde bolluk ve bereketi artırarak "iktisadi bir güç" kazandırması, kağanın da
bunu adil bir şekilde halka dağıtmasıydı.
( J 19 '2 SÖLYALÇIN
www.dİzgİkİtapcom