Örnek Soruyu Değiştir

OLU 2 ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI SÖZLÜĞÜ Kavram Sayıp dökmelere yer verme Pekiştirmeli sözcüklere yer verme Senli benli bir anlatıma başvurma Birden fazla duyuya seslenme Niteleyici sözcüklere yer verme Karşıt kavramlardan yararlanma Yinelemelere başvurma izlenim kazandırma Saptamada bulunma Soyutlamaya başvurma Birinci kişili anlatıcıya yer verme üçüncü kişili anlatıcıya yer verme -b -b -b -b -b Açıklama Bir düşünceyi açık seçik bir biçimde anlatabilmek için niteliklerini, ne- den-sonuç ilişkilerini ayrıntılarıyla art arda sıralama işidir. "m, p, r, s" harfleriyle yapılan pekiştiril- miş sözcüklere yer vermektir. Düşünceleri samimi bir şekilde ve sohbet havası İçinde yani okuyucuyla konuşur gibi ortaya koymaktır. "İşitme", "dokunma", "tatma", "kokla- ma", "görme" duyularına ait özellikle- re ve ayrıntılara yer vermektir. Fiilleri veya isimleri biçim, durum, renk gibi yönlerden belirten ve fiil ya da is- me sorulan "nasıl" sorusuna cevap veren sözcüklere niteleyici sözcük adı verilir. Niteleyici sözcükler, özellikle betimleyici anlatımın kullanıldığı me- tinlerde kullanılır. Zt anlamlı olan yani birbirinin tersi olan sözcükleri bir arada kullanmaktır. Ahengi sağlamak ve anlatımı pekiştir- mek amacıyla sözcük tekrarlarına başvurmaktır. Betimleme yoluyla bir olayı, manzara- yı, mekânı okuyucunun zihninde bir resim gibi canlandırmaktır. Varlıklar veya durumlarla İlgili "Öznel" değer- lendirmeler ortaya konulur. Bir konu İle İlgili tespitte bulunmaktır. Somut anlamlı bir sözcüğü soyut an- lamda kullanmak ya da soyut sözcük- lerle ifade etmektir. Anlatıcının, olayın kişilerinden biri ol- maşıdır. Olayı yaşayan ve anlatan aynı kişidir. "Ben" zamiri ile ifade edilir. Yüklem birinci tekil kişi ile çekimlenir. Anlatıcının, kahramanların gizli ruh hâllerini, düşünceleri hakkında bilgi sahibi olmadan olaylar ve kahraman- lan bir kamera gibi anlatmasıdır. Yük- lem üçüncü tekil kişi İle çekimlenir. Örnek Bu yolun qkmaz bir yol olduğunu sadece ben değil, dostlar, arkadaşlar, tüm komşular, kısa- cası hemen herkes ona söylemişti. Yemyeşil ağaçlar; masmavi deniz ve bembe- yaz bulutlar ona huzur veriyordu. Her şey, sesler, renkler sizin dışınızda akp gi- der gibidir. Bu yüzden, hayatınıza yeni giren bir yeri benimsemek için zamana ihtiyacınız olacaktır. Orayı sevemezsiniz. Ta ki am birikti- re ne kadar. Yağmur yağarken gök gürlerse hiç korkmam. Ses olsun yeter ki. Kuşlar ötüşerek uçuşsun gökyüzünde. ("Gök gürlerse" işitme, "yağmur yağarken görme İle İlgilidir.) Ot bitmeyen bozkırlar, ipek gibi yumuşak top- rakl' ovalara dönüştü. Tarlalar, an kovanlan gi- bi uğuldamaya başladı. Toprağın derinliklerin- de uyuyan sular yeryüzüne çıkarıldı. Kova ko- va süt veren inekler, kovan kovan bal veren anlar yetiştirildi. Bu tablodaki her şey çok dengeli. Abartth renk, güzelliği bozan çirkinlik yok, Frjglerden os- manhya birçok uygarlık bu topraklardan geç- miş, hepsi de iz bırakmıştır. Dost olsun, arkadaş olsun; teyzeler, amcalar olsun. Evlenin boşluğuna bırakırken kendimi- zi, avuçlanmzda sımsıcak kalbimiz olsun. Ol- sun, her şey olsun ama sessizlik olmasın. Doğa, beyaz örtüsünü üstünden atmış, yern- yeşil bir hırkaya bürünmüş. Doğadaki binbjr türlü çiçeğin kokusu birbirine kanşmş. Ren- gârenk çiçeklerin kokuşu İnşanı büyülediği gi- bi binlerce kuşun sesi de insanı derinden et- kiler bu cennet köşesinde. Yazar, romanlarında üç kuşak çatışınasını üç farklı kişi üzerinden anlatıyor. Böyle işleri yapabilmek kocaman bir yürek is- ter. Ben, şiir bitmeden bir şey dememe imkân ol- madiğim söyledim. Arkadaşım da şiiri değil de İçindeki düşünceleri nasıl bulduğumu sor- du. Ben de şiir, sözcüklerle resim yapma sa- natıdır, dedim. Motorun burnu kıyıya dönük. Çok çok yirmi- sini yeni geçmiş gösteren görevli, binme sı- rası gelene elini uzatıyor. Genç erkekler, elle- rini verrneden atlıyorlar. Yardıma gereksinimi olmadığını düşünen orta yaşlılar da. „